İran’a Saldırının Amerikalılar İçin Sonuçları; Trump: Benzin Fiyatlarının Artmasından Endişeli Değilim
https://parstoday.ir/tr/news/world-i292624-İran’a_saldırının_amerikalılar_İçin_sonuçları_trump_benzin_fiyatlarının_artmasından_endişeli_değilim
Parstoday – ABD Başkanı, ülkesinin ve İsrail rejiminin İran’a yönelik askeri saldırısının küresel petrol fiyatları ve ABD’deki benzin fiyatları üzerindeki etkilerine ilişkin olarak, benzin fiyatlarının artmasından endişe duymadığını iddia etti.
(last modified 2026-03-06T09:38:06+00:00 )
Mart 06, 2026 12:34 Europe/Istanbul
  • İran’a Saldırının Amerikalılar İçin Sonuçları; Trump: Benzin Fiyatlarının Artmasından Endişeli Değilim

Parstoday – ABD Başkanı, ülkesinin ve İsrail rejiminin İran’a yönelik askeri saldırısının küresel petrol fiyatları ve ABD’deki benzin fiyatları üzerindeki etkilerine ilişkin olarak, benzin fiyatlarının artmasından endişe duymadığını iddia etti.

 

Parstoday’in haberine göre ABD Başkanı Donald Trump, Reuters’a verdiği röportajda İran’a yönelik askeri saldırı nedeniyle ABD’de benzin fiyatlarının artmasından endişe duymadığını belirterek, “Eğer fiyatlar artarsa, artar.” dedi.

 

Trump, Amerikan halkı, piyasalar ve yatırımcılar İran’a karşı başlatılan savaş nedeniyle endişe ve korku içindeyken, fiyat artışı konusunda hiçbir kaygısı olmadığını öne sürdü.

 

ABD ve İsrail rejiminin son günlerde İran’a yönelik askeri saldırıları, ABD’de benzin fiyatlarının galon başına yaklaşık 20 sent (yaklaşık %7) artmasına neden oldu.

 

ABD Başkanı ayrıca ABD’nin stratejik petrol rezervlerini kullanma niyetinde olmadığını belirterek, dünya petrolünün her beş varilinden birinin geçtiği İran’ın güneyindeki Hürmüz Boğazı’nın açık kalacağından emin olduğunu iddia etti.

 

Trump’ın bu açıklamaları, “Birliğin Durumu” (State of the Union) konuşmasında benzin fiyatlarının düştüğünü söylemesinden bir haftadan fazla süre sonra geldi.

ABD ve İsrail rejiminin İran’a karşı ortak askeri saldırısı 28 Şubat 2026 sabahı başladı; saldırıda İslam Devrimi Lideri Ayetullah Hamaney’in hayatını kaybettiği bildirildi. Bu saldırı, İran ile ABD arasında bazı bölge ülkelerinin arabuluculuğunda yürütülen dolaylı müzakerelerin devam ettiği bir dönemde gerçekleşti.

 

Analistler, bu adımın ABD’nin diyalog, güven inşası ve anlaşmazlıkların barışçıl çözümü ilkelerine pratikte bağlı kalmadığını ve siyasi baskı aracı olarak askeri seçeneği kullanmaya devam ettiğini gösterdiğini belirtiyor.

 

İran İslam Cumhuriyeti, ABD ve İsrail’in ortak askeri saldırısının ardından buna kararlı, hedefli ve orantılı bir karşılık verdi. Bu meşru yanıt çerçevesinde, işgal altındaki Filistin’deki çeşitli şehirlerde bulunan İsrail rejimine ait askeri ve güvenlik hedefleri ile bölgede konuşlu Amerikan askeri üsleri ve merkezleri hassas füze, insansız hava aracı ve hava saldırılarıyla hedef alındı.

 

İranlı yetkililer, bu operasyonların Birleşmiş Milletler Şartı’nın 51. maddesinde yer alan meşru müdafaa hakkı çerçevesinde gerçekleştirildiğini ve amacın caydırıcılık sağlamak, saldırının sürmesini engellemek ve saldırganlara maliyet yüklemek olduğunu vurguladı. İran ayrıca saldırıların devam etmesi veya genişlemesi halinde daha sert ve kapsamlı bir karşılık verileceği konusunda uyarıda bulundu.