İran’ın ABD ve İsrail saldırılarına karşı stratejisi Nedir?
Parstoday’in aktardığına göre, Amerikan gazetesi The Wall Street Journal İran’ın ABD ve İsrail’in saldırılarına karşı izlediği stratejiyi analiz etti.
Parstoday’in IRNA’dan aktardığına göre gazete, İran’ın Amerika Birleşik Devletleri ve İsrail’in askerî saldırısına verdiği yanıtı değerlendirirken, İran’ın 12 günlük çatışmanın ardından stratejisinde daha cesur bir değişikliğe gittiğini kabul etti.
Gazete, Devrimin şehit Lideri’nin ABD güçlerinin İran kıyıları yakınındaki yığınaklarına dair yaptığı uyarıya da değindi. Lider, o dönem “Amerikalılar bilmelidir ki, eğer bu kez savaş başlatırlarsa, bu bir bölgesel savaş olur” demişti. The Wall Street Journal analizinde, liderin suikastının ardından bu stratejinin son haftalarda somut sonuçlar verdiğini yazdı.
Gazeteye göre, ABD ve İsrail’in hava saldırılarına rağmen İran, yaklaşık 2000 mil boyunca uzanan cephe hattında kapsamlı operasyonlarını sürdürmeyi başardı ve savaşın etkilerini giderek daha geniş bir ülke ve ekonomik çıkar alanına yaydı.
Ayrıca gazete, ABD başkanının İran’daki muhtemel liderlik alternatiflerine ilişkin sözlerine atıfta bulunarak, İran’daki liderlik makamının 90 milyonu aşan nüfusa sahip bu ülkede laik bir cumhurbaşkanından tamamen farklı bir konuma sahip olduğunu vurguladı.
İran lideri, silahlı kuvvetlerin başkomutanı olmasının yanı sıra yasama, yürütme ve yargı organlarının da en yüksek denetim otoritesi olarak tanımlandı. Aynı zamanda, yaklaşık 200 milyon Şii Müslüman için en dini yüksek merci olarak kabul edildiği ifade edildi.
Gazete, İran’ın bu çatışmadan ayakta çıkacağını belirterek, ülkenin güvenlik güçlerinde ciddi bir çözülme veya yenilgi belirtisinin görülmediğini yazdı.
Var Olmayan Bütçe: Pentagon’un Finansman Çıkmazı”
Bu arada Amerikan düşünce kuruluşu Stratejik ve Uluslararası Çalışmalar Merkezi (CSIS) yayımladığı yeni analizde dikkat çekici bir tablo ortaya koydu.
Rapor, ABD’nin İran’a yönelik saldırılarının ilk 100 saati içinde yaklaşık 3,7 milyar doların doğrudan bu savaş nedeniyle harcandığını belirtiyor. Bu durum, savaşın Amerikan halkına maliyetinin yalnızca birkaç gün içinde milyarlarca dolara ulaştığını gösteriyor.
CSIS’in hesaplamalarına göre, ABD için bu savaşın günlük maliyeti 891,4 milyon dolar civarında.
Raporun en çarpıcı bölümü ise, 3,7 milyar dolarlık harcamanın 3,5 milyar dolarının Pentagon’un mevcut bütçesinde öngörülmemiş olması.
Bu bulgu, yönetimin bu operasyonları finanse etmek için bütçe dışı kaynaklara yöneldiğini ve Pentagon’un ciddi bir mali sıkışıklık yaşadığını ortaya koyuyor.
Analizde, bu durumun özellikle Trump yönetimi açısından büyük siyasi ve ekonomik sonuçlar doğurabileceği, zira bütçe dışı askeri harcamaların hem Kongre’nin onay mekanizmalarını hem de kamuoyu denetimini zayıflattığı vurgulanıyor.
Bu durum, Amerika Savaş Bakanlığı Pentagon’un beklenmedik harcamalar için önceden belirlenmiş bir mali planının olmadığını gösteriyor. CSIS raporu, Pentagon’un bu devasa bütçe açığını kapatmak için yakında Kongre’ye başvurarak ek acil ödenek talep etmek zorunda kalacağını vurguluyor.
CSIS analistleri, bu mali talebin ABD içinde “savaşa karşı muhalefetin odak noktası” haline gelebileceği konusunda uyarıyor. Analistlere göre, yüksek bütçe açığı ve iç ekonomik zorluklar, Kongre’de her türlü yeni maliyet talebini ciddi bir zorlukla karşı karşıya bırakacaktır.
Bu, hem maliyetin büyüklüğü hem de bunun nasıl finanse edileceği konusundaki belirsizlikler nedeniyle, ABD kamuoyunda ve siyasi çevrelerde savaşa yönelik eleştirilerin artmasına neden olabilecek önemli bir gelişme./