Neden İran, Güney Kafkasya bölgesel düzeninin omurgasıdır?
Parstoday – Ünlü bir Ermeni analist, İran'ı Güney Kafkasya’daki jeopolitik değişimlere karşı tek etkili caydırıcı güç olarak tanımladı ve Tahran’ın konumunun zayıflatılmasının bölge istikrarı için yıkıcı sonuçlara yol açacağını uyardı.
Parstoday’in Tasnim Haber Ajansı’ndan aktardığına göre Tigran Yegavian, İran’ı Batı Asya, Orta Asya ve Kafkasya'yı birbirine bağlayan jeopolitiğin temel sütunlarından biri olarak nitelendirdi. Hazar kıyı şeridine, İran’ın Ermenistan ve Azerbaycan ile olan ortak sınırlarına ve Tahran’ın Hürmüz Boğazı üzerindeki hâkimiyetine işaret eden Yegavian, İran’ın vazgeçilmez bir stratejik merkez olduğunu vurguladı.
Batı-Siyonist ekseninin stratejik planlarının çöküşü
Ermeni analist şöyle dedi: “Amerika ve Siyonist rejim tarafından tasarlanan yıldırım savaşı planının başarısız olması, Tahran’ın uzun bir karşılaşmaya tamamen hazır olduğunu açıkça gösterdi.” Ona göre İran’ın işgal altındaki topraklara ve ABD'nin bölgedeki Arap ülkelerindeki askeri üslerine yüzlerce İHA ve balistik füze fırlatması ve Hürmüz Boğazı’nda sınırlamalar uygulaması bu stratejinin etkinliğini kanıtlamıştır.
İran, Erivan için hayati nefes borusudur
Analizde şöyle devam edildi: 1990’lı yıllardan bu yana Türkiye ve Azerbaycan’ın Ermenistan’ı kuşatmasının ardından İran sınırları Erivan için her zaman hayati bir nefes borusu işlevi görmüştür. İran-Ermenistan ikili ticaret hacmi son yıllarda bir milyar dolara ulaşmıştır. İran’ın transit yollarında yaşanacak herhangi bir kesinti Ermenistan’ın kırılgan ekonomisini krize sürükleyebilir.
ABD tam bir seraptır
*Yegavian sonunda Ermenistan’ın ABD'ye güvenmesinin “tambir serap” olduğunu belirterek şöyle dedi: “İran’la çatışma sadece yerel bir gerilim değildir; Güney Kafkasya’yı uçurumun eşiğine getiren sistematik bir şoktur ve bu bölgedeki güç dengesi ve istikrarın İran’ın güç ve otoritesine derinden bağlı olduğunu kanıtlamaktadır.”