ABD'nin Müttefikleri Neden Uzaklaşıyor?
Pars Today - Kanada Başbakanı, ülkesinin bir zamanlar bir avantaj olarak görülen ABD ile yakın bağlarının artık bir "zayıflık noktası" haline geldiğini ve düzeltilmesi gerektiğini belirtti.
Mark Carney bu konuyu daha çok ekonomik ve ticari açıdan dile getirdi. Carney, "Amerika Birleşik Devletleri, ticaret yaklaşımını temelden değiştirdi ve tarifeleri en son Büyük Buhran döneminde görülen seviyelere çıkardı." dedi. Kanada Başbakanı ekledi: "Geçmişteki birçok gücümüz, ABD ile yakın ilişkilere dayanıyordu, ancak şimdi zayıflık noktalarına dönüştüler; bunları gidermemiz gereken zayıflıklar." Mark Carney, ekonomik ilişkileri çeşitlendirmeye odaklanacağını söyledi. Trump'ın Ocak 2025'te Beyaz Saray'a dönüşü, Kanada'ya karşı bir ilgisizlik ile başladı. Trump, Beyaz Saray'a yeniden girdikten sonra yaptığı çeşitli iddialarda Kanada'yı 51. eyalet olarak nitelendirdi ve Kanada Başbakanı'nı defalarca vali olarak adlandırdı. Amerika, Kanada'nın en büyük ticaret ortağıdır. İki ülkenin ekonomisi, binlerce kilometrelik ortak sınıra sahip olarak iç içe geçmiştir. Trump sadece Kanada'yı aşağılamakla kalmadı. Kanada'dan ABD'ye ithal edilen mallara uygulanan vergileri defalarca artırdı. Vergi artışları, çelik gibi büyük ve ağır sanayiler üzerinde büyük bir baskı oluşturdu. Kanada Başbakanı Mark Carney, ABD'nin bu tehditlerine ve eylemlerine karşılık olarak Çin, Avrupa ve dünyanın diğer ekonomik merkezleriyle ilişkilerini genişletmeye çalıştı.
Kanada, ABD ile siyasi, ekonomik ve güvenlik ilişkilerini gözden geçiren ilk ve son müttefik değil. ABD'nin Ukrayna savaşına yönelik tek taraflı yaklaşımları ve Ukrayna hükümeti ve halkının isteklerini ve Avrupa devletlerinin taleplerini dikkate almadan bu savaşı bitirme çabaları, Atlantik'in iki yakasındaki müttefikler arasında derin bir çatlak yarattı. Trump, Ukrayna savaşına 24 saat içinde son verme sözü vermişti. Trump'ın Beyaz Saray'a dönmesinden bu yana bir yıldan fazla zaman geçti ve Ukrayna savaşına son verme konusunda henüz bir öngörü yok. ABD'nin Avrupalı müttefikleri de artık NATO'yu güvenliklerini sağlamak için güvenilir bir ittifak olarak görmüyorlar. Öte yandan, Avrupa devletlerinin bir Avrupa güvenlik ittifakı kuracak yeterli gücü, altyapısı ve mutabakatı bulunmuyor. NATO'ya paralel olarak bir Avrupa askeri ve güvenlik işbirliği oluşturmak istiyorlar. Ancak bu politika, NATO'nun zayıflaması ve ölümü anlamına geliyor.
Ancak Trump, kuralsız politika ve tutumlarıyla her alanda, hatta ABD müttefikleriyle bile, sadece ABD'nin Kanada ve Avrupa ile olan ilişkilerinde kopukluk yaratmakla kalmadı. İttifakların ve birliklerin korunması ve güçlendirilmesinin kuralları vardır. Bu kurallar ihlal edilirse, onların zayıflaması ve ölümünü beklemeliyiz. Bu durum, ABD ve Siyonist rejimin İslam Cumhuriyeti İran'a yönelik saldırısı ve 40 günlük bir savaşın dayatılmasıyla açıkça ortaya çıktı. İran İslam Cumhuriyeti, ABD ve Siyonist rejimin tehditlerine tepki gösterdiği gibi savaşı bölgeselleştirdi. Trump ve bebek katili Netanyahu'nun beklentilerinin aksine bu şaşırtıcı hamlenin ardından, işgal altındaki topraklardan Fars Körfezi'nin güney kıyısındaki ülkelere, Irak ve Ürdün'e kadar tüm ABD üsleri İran'ın füze ve İHA'larının hedefi oldu. İsrail'in ve ABD'nin İran'ın endüstriyel, mali ve altyapı tesislerine yönelik saldırılarına karşılık olarak bu ülkelerin birçok mali, endüstriyel ve askeri merkezi İran'ın füze ve İHA'larının hedefi oldu. Bu ülkelerin seralarındaki büyüme ve gelişme aniden çöktü.
ABD üslerinin bu ülkelerin koruyucusu ve garantörü olması gerekiyordu, ancak pratikte ABD askerleri ve Siyonist rejim için bir kalkan oldular. ABD üslerinin hedef alınmasının ardından, ABD askerlerinin can güvenliğini sağlamak için onları şehir içlerindeki otellere naklettiler. Ancak bu oteller de hedef alındı. Birleşik Arap Emirlikleri Devlet Başkanı Muhammed bin Zayed Al Nahyan'ın eski danışmanı Abdullah Halik Abdullah, X sosyal medya hesabından yaptığı bir paylaşımda Arap ülkelerinin ithal güvenlik uyarısında bulunarak şunları söyledi: "Reuters ile yaptığım bir görüşmede BAE'nin artık kendisini savunması için ABD'ye ihtiyacı olmadığını söyledim." Şunları ekledi: "BAE'nin ihtiyacı olan şey, ABD'den en iyi ve en yeni silahları almaktır. Dolayısıyla, ABD üslerini kapatmayı düşünme zamanı geldi çünkü onlar stratejik bir varlık değil, bir yük." Avrupalı hükümetler ve Kanada, İran'a karşı savaşta yer alma yönündeki ABD talebine olumsuz yanıt vererek, bunun kendilerinin savaşı olmadığını açıkça belirttiler. İran'a yönelik saldırıya NATO müttefiklerinin ve Batı Asya ülkelerinin tepkisi, sadece ABD'nin değil, tüm Batı'nın gerilediğini ve İran'ın bölgesel ve küresel ölçekte güçlenerek ortaya çıktığını gösteriyor.