Batı Ülkeleri ve Amerika Birleşik Devletleri İttifakı Neden Zayıfladı?
Parstoday - Foreign Policy dergisi, Amerika Birleşik Devletleri ve İsrail'in İran'a yönelik saldırgan savaşının Batı ittifakını zayıflatmak için bir dönüm noktası olduğu uyarısında bulundu.
Parstoday'in ISNA'dan aktardığına göre, "Foreign Policy" dergisi, İran'a karşı yürütülen savaşın sadece bölgesel bir çatışma değil, aynı zamanda ABD liderliğindeki uluslararası düzeni ölümcül bir şekilde çökerten jeopolitik bir dönüm noktası olduğunu yazdı. Analiz, İran'a karşı yürütülen savaşın "ölmekte olan, ABD liderliğindeki uluslararası düzene ölümcül bir darbe vurduğunu" ve Washington'un artık "uluslararası düzenin en büyük tehdidi" haline geldiğini vurguluyor.
Savaş Suçunun Normalleştirilmesi ve Uluslararası Hukukun Ölümü
Amerikan dergisi, ABD Başkanı Donald Trump'ın haklı bir hukuki temeli olmayan önleyici bir savaş yürüterek, "saldırganlığı ülkeler arasındaki anlaşmazlıkları çözmek için sıradan bir yöntem olarak kurumsallaştırdığını" yazıyor. Foreign Policy analistlerine göre Trump, sivil altyapıları ve hatta tüm medeniyetleri yok etmekle tehdit ederek, "savaş suçlarını bir askeri taktik ve diplomatik pazarlık kozu haline getirmiştir." Ayrıca ABD Donanması tarafından Hürmüz Boğazı'nın ablukaya alınması, "küresel ekonominin coğrafi darboğazlarının silahlandırılmasının normalleştirilmesi" olarak tanımlanmış ve bu durum Amerika'nın ahlaki ve hukuki itibarını ciddi şekilde zedelemiştir.
Batı İttifakının Zayıflaması ve Avrupa'nın Nükleer Özerkliğe Doğru Hareketi
Foreign Policy'ye göre, İran'a karşı yürütülen savaş, küresel düzenin çöküşüne ek olarak, Kuzey Atlantik Antlaşması (NATO) içindeki Batı ittifakını da zayıflatmıştır. Avrupalı ülkeler, Trump'ın Hürmüz Boğazı'na donanma gönderme talebine uymayı reddetti ve kendi üslerini İran'ı bombalamak için kullanmalarını sınırladı. Buna karşılık Trump, Avrupalı müttefiklerini "korkak" olarak nitelendirdi ve NATO'dan tamamen çekilmekle tehdit etti. Analiz, "Bu savaş, Washington'un Avrupalı müttefiklerinden ayrılmasının resmi belgesi olarak tarihe geçebilir" ve Avrupa'nın savunma ve hatta nükleer özerkliğe doğru hareketini hızlandıracaktır.