Vatikan, AB'nin savaşlar ve yaptırımlar konusundaki çifte standartlarını eleştirdi
https://parstoday.ir/tr/news/world-i297566-vatikan_ab'nin_savaşlar_ve_yaptırımlar_konusundaki_çifte_standartlarını_eleştirdi
Pars Today - Katolik Kilisesi'nin en yüksek doktrin organının başkanı, AB'nin uluslararası çatışmalara yaklaşımını eleştirerek, bloğun uluslararası hukuku seçici bir şekilde uyguladığını, bazı ülkelerin yaptırımlarla karşı karşıya kalırken, diğerlerinin insan haklarını ve demokrasiyi ihlal etmelerine rağmen mali ve askeri yardım aldığını söyledi.
(last modified 2026-06-29T04:35:06+00:00 )
Haziran 29, 2026 07:33 Europe/Istanbul
  • Vatikan, AB'nin savaşlar ve yaptırımlar konusundaki çifte standartlarını eleştirdi

Pars Today - Katolik Kilisesi'nin en yüksek doktrin organının başkanı, AB'nin uluslararası çatışmalara yaklaşımını eleştirerek, bloğun uluslararası hukuku seçici bir şekilde uyguladığını, bazı ülkelerin yaptırımlarla karşı karşıya kalırken, diğerlerinin insan haklarını ve demokrasiyi ihlal etmelerine rağmen mali ve askeri yardım aldığını söyledi.

Pars Today'in IRNA'ya atıfta bulunarak verdiği habere göre, Vatikan yetkilisi Victor Manuel Fernandez, Papa Leo XIV'ün dünyanın dört bir yanından kardinallerle savaş ve Katolik Kilisesi'nin çağdaş çatışmalarla başa çıkmadaki rolü üzerine yaptığı kapalı kapılar ardındaki toplantısının başında, uluslararası hukukun uygulanmasında "çifte standart" olarak adlandırdığı durumu eleştirdi.

Fernandez şunları söyledi: "Hükümetler, ahlaki ve hukuki ilkeleri her zamankinden daha çok siyasi mülahazalara göre yorumluyor."

"Bir ülke düşman olarak kabul edilirse, demokratik olmadığı ilan edilir ve çeşitli şekillerde yaptırımlara tabi tutulur," dedi. “Ama eğer müttefik bir ülke ise, ifade özgürlüğünün kısıtlanması, insan hakları ihlalleri veya demokrasinin yokluğu göz ardı ediliyor.”

Avrupa Birliği'ne atıfta bulunan üst düzey Vatikan yetkilisi, birliğin bazı ülkelere yaptırım uygularken diğerlerine mali ve askeri yardım sağladığını da sözlerine ekledi.

Bu çelişkilerin, pratikte ülkelerin pozisyonlarının sabit ve evrensel değerlerden ziyade dünyanın farklı bölgelerinin siyasi ve ekonomik çıkarlarına daha çok bağlı olduğunu gösterdiğini vurguladı.