Rubio, İslamabad Mutabakatı'nın Artık Geçerli Olmadığını Kabul Etti
Parstoday – ABD yönetiminin Kongre'ye İran'a karşı yeniden savaş başlatıldığını resmen bildirmesiyle İslamabad Mutabakatı fiilen geçersiz hâle gelirken, ABD Dışişleri Bakanı Marco Rubio bugün yaptığı açıklamada anlaşmanın artık yürürlükte olmadığını söyledi.
Parstoday’in Fars Haber Ajansı'ndan bildirdiğine göre Rubio, bugün (Perşembe) Filipinler'in başkenti Manila'da düzenlenen ASEAN Zirvesi kapsamında yaptığı açıklamada, "İran ile bir mutabakatımız vardı. Onlar bunu ihlal etti ve artık bağlayıcı değil." ifadelerini kullandı.Bununla birlikte Rubio, "Diplomasiye ve müzakere edilmiş bir çözüme hâlâ açığız, ancak şu anda İran'ın bu konuda ciddi göründüğünü düşünmüyoruz." dedi.Habere göre, İslamabad Mutabakatı, 18 Haziran'da sona erdirilmesi amaçlanan çatışmalar çerçevesinde hazırlanan 14 maddelik bir belge olup, İran ve ABD cumhurbaşkanları ile görüşmelere arabuluculuk yapan Pakistan Başbakanı tarafından imzalanmıştı. Rubio ayrıca, mutabakatta Hürmüz Boğazı'nın açık tutulması ve serbest deniz taşımacılığının sürdürülmesi konusunda anlaşmaya varıldığını, İran'ın yaklaşık bir buçuk hafta önce bu konuda bir açıklama yapmasının beklendiğini, ancak açıklama yapılması gereken gün bir gemiye saldırı düzenlendiğini öne sürdü. Rubio'nun bu açıklamaları, kısa süre önce The New York Times gazetesinin, ABD Başkanı Donald Trump'ın Kongre'ye gönderdiği bir mektupla İran'a karşı askerî faaliyetlerin yeniden başlatıldığını resmen bildirdiğini yazmasının ardından geldi.Öte yandan Rubio, İran'ın mutabakata bağlı kalmadığını iddia ederken, İran Dışişleri Bakanı Seyyid Abbas Irakçi, Fransa Dışişleri Bakanı Jean-Noël Barrot ile yaptığı son telefon görüşmesinde, Hürmüz Boğazı'nın kapatılmasına ilişkin gelişmelerin ABD'nin İslamabad Mutabakatı kapsamındaki yükümlülüklerini ihlal etmesi ve gerilimi artıran adımlarının doğrudan sonucu olduğunu ifade etmişti.İran Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü İsmail Bekayi de yakın zamanda yaptığı açıklamada, mutabakatı ilk günden itibaren ihlal eden tarafın ABD olduğunu belirterek, "Bu anlaşmanın temel ilkesi 'taahhüde karşı taahhüt'tür. ABD yükümlülüklerini yerine getirdiği sürece biz de taahhütlerimize bağlı kalacağız." dedi.