Batı Asya'da ABD'nin askeri kırılganlığı: Hava savunma sistemlerinin başarısızlığından lojistik yıpranmaya
https://parstoday.ir/tr/news/world-i298712-batı_asya'da_abd'nin_askeri_kırılganlığı_hava_savunma_sistemlerinin_başarısızlığından_lojistik_yıpranmaya
Parstoday – 8-18 Temmuz 2026 tarihleri arasında İran'ın Batı Asya'daki ABD üslerine düzenlediği saldırılar, Washington'un stratejik kırılganlığının yeni boyutlarını ortaya koydu.
(last modified 2026-07-26T14:28:10+00:00 )
Temmuz 26, 2026 17:26 Europe/Istanbul
  • Batı Asya'da ABD'nin askeri kırılganlığı: Hava savunma sistemlerinin başarısızlığından lojistik yıpranmaya

Parstoday – 8-18 Temmuz 2026 tarihleri arasında İran'ın Batı Asya'daki ABD üslerine düzenlediği saldırılar, Washington'un stratejik kırılganlığının yeni boyutlarını ortaya koydu.

Parstoday'in haberine göre, açıklanan verilere göre Ürdün, Kuveyt, Bahreyn ve Katar'ı kapsayan bu saldırılar, Fars Körfezi bölgesindeki güç dengelerinin değiştiğini gösteriyor.

ABD'nin Batı Asya'daki askeri kırılganlığı birçok boyutta kendini gösteriyor. Bunların başında hava savunma sistemlerinin yetersizliği geliyor. Haberlere göre İran'a ait füze ve insansız hava araçları, ABD'nin çok katmanlı hava savunma sistemlerini aşmayı başardı. 17 Temmuz'da Ürdün'deki Muvaffak es-Salti Hava Üssü'ne düzenlenen saldırıda üç füzenin savunma sistemlerini aşarak hedefe ulaştığı, saldırıda üç Amerikan askerinin hayatını kaybettiği ve onlarca askerin yaralandığı bildirildi. Bu olay, gelişmiş Amerikan savunma sistemlerinin etkinliği konusunda ciddi soru işaretleri doğurdu.

Bir diğer önemli konu ise ABD'nin stratejik silah stoklarının hızla tükenmesi oldu. Üslerin savunulması sırasında önleme füzelerinin benzeri görülmemiş ölçüde kullanılması, Pentagon'un mühimmat stoklarını ciddi biçimde azalttı. Analistlere göre bazı silah sistemlerinin yeniden üretilmesi beş ila altı yıl sürebilir ve bu durum ABD için uzun süreli bir kırılganlık dönemi oluşturabilir.

Diğer taraftan, ABD'nin bölgedeki kritik altyapısı da ağır hasar gördü. Özellikle Fars Körfezi çevresindeki askeri tesisler saldırılardan etkilendi. Kuveyt'teki Camp Buehring'in yoğun füze saldırıları sonrasında fiilen kullanılamaz hale geldiği, Ürdün'deki yaklaşık 500 milyon dolar değerindeki THAAD radar sisteminin ise tamamen imha edildiği bildirildi. Tahminlere göre zarar gören üslerin yeniden inşa maliyeti 4 ila 9 milyar dolar arasında değişiyor.

Son askeri gelişmeler, ABD'nin caydırıcılığı ve stratejik güvenilirliğinin zayıfladığını da ortaya koyuyor. İran'ın Ürdün, Kuveyt, Bahreyn, Katar ve Birleşik Arap Emirlikleri'ndeki Amerikan üslerine eş zamanlı saldırılar düzenlemesi, ABD'nin geniş üs ağının ev sahibi ülkelere güvenlik sağlamaktan ziyade onları kalıcı hedeflere dönüştürdüğünü gösterdi. Bu durumun, Washington'un bölgesel müttefiklerinin ABD'nin güvenlik sağlama kapasitesine olan güvenini önemli ölçüde sarstığı değerlendiriliyor.

Son saldırılar, ABD'nin bölgede çok sayıda askeri üs bulundurma stratejisinin artık bir avantaj olmaktan çıkarak ciddi bir zafiyete dönüştüğünü ortaya koydu. Habere göre İran İslam Cumhuriyeti, farklı silah sistemleri ve asimetrik taktikleri bir arada kullanarak Fars Körfezi'ndeki askeri dengeyi kendi lehine değiştirmeyi başardı ve ABD'yi maliyetli, uzun süreli ve sonuçsuz bir yıpratma savaşıyla karşı karşıya bıraktı.

  • İran saldırılarının ardından ABD'nin ağır kayıplarına ilişkin liste yayımlandı

Devrim Muhafızları Sözcüsü Tuğgeneral Muhibî, Tesnim Haber Ajansı'na verdiği özel demeçte, 8-18 Temmuz 2026 tarihleri arasında İran Silahlı Kuvvetleri'nin saldırıları sonucunda ABD ordusunun uğradığı zararları şu şekilde açıkladı:

Radar ve hava savunma alanında

• 7 komuta ve kontrol merkezi

• 3 uydu haberleşme sistemi

• 6 Patriot hava savunma radarı

• 3 hava ve deniz kontrol radarı

• 8 erken uyarı radar sistemi

• 7 hava füze savunma radarı

• 3 EPS radar sistemi

• 2 AN/TPS-117 radarı

• 5 uzun menzilli radar

• 2 hava savunma radarı

• 1 taktik radar kompleksi

Lojistik ve destek altyapısında

• 6 savaş uçağı ve helikopter bakım merkezi

• 3 lojistik destek merkezi

• 12 yakıt deposu

• 17 silah ve yedek parça deposu

• 6 füze mühimmat sığınağı

Operasyonel altyapıda

• 6 MQ-9 İHA hangarı

• 1 F-15 hazırlık hangarı

• İçinde 8 yeni İHA bulunan 1 İHA hangarı

• 2 komuta merkezi

• 1 uçak gemisi yakıt ikmal platformu

• 1 P-8 deniz karakol uçağı hangarı

• 4 HIMARS füze platformu

• 5 savaş uçağı hangarı

• 4 Patriot hava savunma kompleksi

• 6 füze fırlatma rampası

• 1 yakıt pompa istasyonu

• 2 sinyal haberleşme merkezi

• 1 istihbarat veri merkezi

• Amazon şirketine ait veri işleme ve yapay zekâ merkezi

• 1 insansız deniz aracı deposu

• 1 yakıt iskelesi

• 4 savaş uçağı sığınağı

• 6 uçuş ve park rampası

Hava operasyonları alanında

• Yerde bulunan 11 savaş uçağı ve helikopter

• 17 keşif ve operasyonel İHA (bunların 8'i kullanılmamış durumdaydı)

• 1 F-15 savaş uçağı

• 1 P-8 deniz karakol uçağı

• 1 C-17 nakliye uçağı

• 8 yakıt ikmal uçağı

• 4 ağır helikopter

• 6 yedek füze

Tuğgeneral Muhibî ayrıca, Nasr-2 Operasyonu sırasında hayatını kaybeden Amerikan askerlerinin sayısının 200'ü aştığını, yaralı sayısının ise bunun çok üzerinde olduğunu belirtti./