Analiz | ABD'nin hava ve füze savunma füzeleri krizine bakış
https://parstoday.ir/tr/news/world-i300232-analiz_abd'nin_hava_ve_füze_savunma_füzeleri_krizine_bakış
Pars Today – Washington'ın başlangıçta kısa süreli ve kesin sonuçlu olacağını öngördüğü İran savaşı, beklentilerin aksine uzun süreli ve yüksek tüketimli bir yıpratma savaşına dönüştü.
(last modified 2026-09-21T04:56:39+00:00 )
Eylül 02, 2026 15:33 Europe/Istanbul
  • Analiz | ABD'nin hava ve füze savunma füzeleri krizine bakış

Pars Today – Washington'ın başlangıçta kısa süreli ve kesin sonuçlu olacağını öngördüğü İran savaşı, beklentilerin aksine uzun süreli ve yüksek tüketimli bir yıpratma savaşına dönüştü.

Bu süreç, ABD'nin en hassas stratejik zayıflıklarından birini, yani hava ve füze savunma füzelerindeki stokların benzeri görülmemiş ölçüde azalmasını açıkça ortaya koydu.Pars Today'in haberine göre, güvenilir kaynakların çok sayıda raporu, ABD'nin savunma füzeleri cephaneliğinin İran savaşı nedeniyle ciddi bir yıpranmaya maruz kaldığını ve bu stokların yeniden oluşturulmasının yıllar sürebileceğini gösteriyor. Dünyanın başka bölgelerinde aynı anda yeni krizlerin patlak vermesi halinde ise ABD, tehlikeli bir "savunmasızlık penceresi" ile karşı karşıya kalabilir.ABD merkezli Stratejik ve Uluslararası Çalışmalar Merkezi'nin (CSIS) verilerine göre, 27 Şubat-27 Temmuz 2026 tarihleri arasında ABD, İran'la savaşta 1.503 ila 1.571 adet Patriot füzesi ile 174 ila 218 adet THAAD füzesi kullandı. CNN'in haberine göre bu rakamlar, ABD'nin THAAD stokunun yaklaşık yüzde 80'inin, Patriot stokunun ise yaklaşık yarısının tüketildiği anlamına geliyor.Savaş öncesinde 2.330 adet olan Patriot stoku bugün 1.700'ün altına inerken, THAAD stoku 452 adetten yaklaşık 234 ila 278 adede geriledi. Ayrıca, raporlara göre ABD Donanması'nın SM-3 ve SM-6 füzelerinin yaklaşık yüzde 20'si de kullanıldı. Savaş sırasında 1.000'den fazla Tomahawk seyir füzesi de ateşlendi.

New York Times da Pentagon yetkililerine dayandırdığı haberinde, ABD'nin bu savaşta 1.500'den fazla Patriot füzesi kullandığını ve bunun 2025 yılında üretilen toplam Patriot füzesi sayısının iki katından fazla olduğunu doğruladı.Ancak yalnızca rakamlar tablonun tamamını ortaya koymuyor. Bu krizi stratejik bir soruna dönüştüren asıl unsur, İran'ın asimetrik saldırılarına karşı savunma maliyetlerindeki çarpıcı dengesizliktir.

Raporlara göre bir adet Patriot PAC-3 füzesinin maliyeti 3,8 ila 4 milyon dolar, bir THAAD füzesinin maliyeti ise yaklaşık 12,7 milyon dolar. Buna karşılık İran'ın Şahid-136 tipi bir insansız hava aracının üretim maliyetinin yalnızca 20 ila 50 bin dolar olduğu tahmin ediliyor.Bu durum, ABD'nin düşük maliyetli bir hedefi imha etmek için yüzlerce kat daha fazla harcama yaptığı anlamına geliyor. Bazı durumlarda 2.500'e 1'e kadar çıkan bu maliyet farkı, ABD'yi fiilen "yüksek maliyetli önleme" tuzağına sürükledi.Washington bu noktada iki seçenekle karşı karşıya kaldı: Ya çok yüksek maliyetlerle İran'ın saldırılarını önlemeye devam ederek füze stoklarını tüketmek ya da saldırıları karşılıksız bırakarak ağır kayıpları göze almak. Sonuçta İran, yoğunlaştırma ve doygunluk taktiklerinin yanı sıra koordineli İHA ve füze saldırıları kullanarak maliyet dengesini kendi lehine çevirmeyi başardı.ABD açısından sorun, şimdi bir de tüketilen füze stoklarının ne hızla yenilenebileceği sorunu gündeme geldiğinde daha da ağırlaşıyor.

CSIS'in analizine göre, tüketilen Patriot ve THAAD stoklarının yeniden oluşturulması en az 2029 yılına kadar sürecek. Tomahawk stoklarının tamamen yenilenmesi ise 2030 yılına kadar dahi mümkün olmayabilir.Bu füzelerin üreticisi Lockheed Martin, yılda yalnızca yaklaşık 600 Patriot füzesi üretiyor. THAAD üretimi ise yılda yaklaşık 96 füze seviyesinde. Buna karşılık, İran'a karşı savaşın bazı günlerinde ABD bir günde 50'den fazla Patriot füzesi ateşledi.Tüketim hızı ile üretim hızı arasındaki devasa fark, ABD'nin telafi edilmesi son derece zor bir "zaman açığı" ile karşı karşıya olduğunu gösteriyor.Stokların yanı sıra ABD'nin kritik hava ve füze savunma altyapısı da doğrudan saldırıların hedefi oldu.İran'ın saldırıları sırasında, THAAD füze savunma sisteminin beyni konumundaki ve yaklaşık 500 milyon dolar değerindeki AN/TPY-2 radar sistemi, Ürdün'deki Muvaffak es-Salti Hava Üssü'nde imha edildi. Ayrıca Katar'daki El-Udeyd Hava Üssü'nde yaklaşık 1,1 milyar dolar değerindeki AN/FPS-132 tipi bir radar da vuruldu.Bu saldırılar, İran'ın yalnızca bölgedeki ABD savunma füzelerini tüketmeyi değil, aynı zamanda Amerikan hava ve füze savunma sistemlerinin "gözlerini" kör etmeyi de hedeflediğini gösteriyor.Bu krizin sonuçları mevcut savaş alanının çok ötesine uzanıyor.ABD artık dünyanın diğer bölgelerindeki taahhütlerini yerine getirmekte zorlanıyor. Ukrayna'nın kısa süre önce 300 adet Patriot füzesi talebine Washington'dan olumsuz yanıt geldi. Bunun temel nedeni, ABD'nin bu miktarda füzeyi gönderebilecek yeterli stoka sahip olmaması.Öte yandan İran çevresinde konuşlandırılan ABD savaş gemileri denizde füze stoklarını yeniden ikmal edemiyor. Gemilerin yeniden yükleme yapmak için limana dönmesi gerekiyor. Savaş koşullarında bu durum ciddi bir zafiyet noktası oluşturuyor.Daha da dikkat çekici olan ise bu krizin taktik bir yenilgiden değil, stratejik bir hatadan kaynaklanmasıdır: Ucuz silahları kitlesel ölçekte üretme kapasitesine sahip ve asimetrik savaş taktiklerinden etkin biçimde yararlanan bir rakiple uzun süreli bir yıpratma savaşına girilmesi.Böylece İran savaşı, ABD'nin onlarca yıl boyunca astronomik maliyetlerle oluşturduğu pahalı ve karmaşık hava ve füze savunma cephaneliğini ciddi bir yıpranmaya maruz bıraktı. Bu stokların yeniden oluşturulması yıllar sürecek.ABD bu süre boyunca, Çin'le Tayvan konusunda yaşanabilecek olası bir çatışma da dahil olmak üzere, karşı karşıya kalabileceği yeni tehditler karşısında "alarm verici bir savunma açığı" ile mücadele etmek zorunda kalabilir. Bu açığın sonuçlarının ise savaş alanında ABD'nin lehine olmayacağı değerlendiriliyor.