NATO sözcüsünün Afganistan’daki DAEŞ’e karşı etkin operasyon başlatıldığını belirtmesi
-
Nato
Afganistan ordusu bu ülkedeki Tekfirci selefi Vahhabi DAEŞ terör örgütüne karşı başarılı bir askeri operasyon düzenlendiğini söyledi.
Mecid Vakari
NATO’nun Afganistan’daki sözcüsü General Wilson Shafter de yaptığı açıklamada, Tekfirci DAEŞ terör örgütüne mensup unsurların yaklaşık 3 bin kişiden oluştuğunu, bu teröristlerin daha çok Afganistan’ın doğusundaki Nengerhar bölgesinde kümelendiklerini söyledi. NATO’ya karşılık Afganistan devleti bu ülkedeki DAEŞ teröristlerinin sayısı hakkında henüz bir açıklama yapmadı. General Wilson Shafter geçen seneki zirve toplantısında dünya ülkeleri başkanlarına DAEŞ tehlikesi hakkında uyarılar yapıldığını, fakat bazı kimselerin, dünya kamuoyunu Afganistan gelişmelerine yöneltmek amacıyla böyle bir uyarı yapıldığını ileri sürdüklerini, gerçekleri dikkate almadıklarını söyledi. Güvenlik uzmanı ve siyasi gözlemcilere göre, NATO’nun Afganistan’daki sözcüsü General Wilson Shafter’in açıkladığı DAEŞ üye sayısının, sadece Afganistan’ı değil, bölge ülkelerine karşı potansiyel bir tehdit oluşturduğunu gözler önüne seriyor. Amerika ile NATO 2001 yılında El-Kaide ve Taliban Tekfirci terör örgütlerine karşı mücadele amacıyla Afganistan’a saldırıp bu İslam ülkesini işgal ettiler. Fakat terörizme karşı etkin bir savaş yürütmediler. Nitekim günümüzde Taliban ve El-Kaide’yle birlikte en vahşi selefi Vahhabi DAEŞ gibi terör örgütleri de Afganistan’da boy göstermeye başladılar. Afganistan bütün tekfirci terör örgütlerinin merkezine dönüşmüştür. Afganistan cumhurbaşkanı Muhammed Eşref Gani Zai de Münih güvenlik toplantısında yaptığı konuşmada, El-Kaide terör örgütünün Afganistan’da tekrar güç kazanmaya başladığını söyledi. Afganistan ‘da şiddet eylemcisi terör örgütlerinin tekrar boy gösterip güç kazanmasının nedeni Amerika ve NATO’nun ciddi bir şekilde terörizmle mücadele etmemesi, Afganistan’ın ekonomik kalkınması şartlarının oluşturulmaması, Afganistan ordusu ve polis güçlerinin zayıf ve donanımsız bırakılmasıdır. Terör örgütleriyse, yabancı güçler ile uyuşturucu madde üretimi ve kaçakçılığıyla gelir elde edip, yoksul gençleri kendi saflarına katıyorlar. Güvenlik güçlerinin zaafı da terör örgütlerinin etki alanı ve faaliyetlerini önlemeye yetmiyor. Afganistan ordusu bütün yetersiz donanım ve eğitimlerine rağmen tekfirci teröristlere karşı başarılı operasyonlar düzenlediğini vurgulamaktadır. Gözlemcilere göre, Amerika kriz yönetimiyle ve savaşı bir merhaleden başka bir merhaleye taşıyarak, Afganistan’daki askeri varlığını sürdürmeye çalışıyor. Amerika 11 Eylül ikiz kulelere saldırıları gerekçe göstererek 7 Ekim 2001 Afganistan’a saldırı başlattı. Amerika dönem Başkanı George W. Bush'un "terörle mücadele" iddiasıyla İngiltere ile birlikte Afganistan savaşını başlatıp, bu ülkeyi bombaladı. Bundan amacı Ben Ladin'i yakalamak, Taliban ve Taliban yandaşı güçleri ortadan kaldırılmak, Afganistan'da iç güvenlik sağlanmak ve ardından bu ülkeden geri çekilmekti. Fakat Amerika bu hedefleri gerçekleştiremedi ve o dönemden beri Afganistan’daki askeri varlığını sürdürdü. Amerika daha sonra NATO’yu da Afganistan savaşına sürükledi. Başlangıçtaki saldırı sonucu Taliban terör örgütünün vahşi iktidarına son verildi. Amerika ve NATO’nun sivilleri katliamdan geçirmesi, Taliban ile El-Kaide’nin 2006'dan itibaren güç toplamasına sebep oldu. Amerika ve NATO işgali sırasında uyuşturucu madde üretimi birkaç kat arttı. Uyuşturucu üretimi ve kaçakçılığı, Kabil’deki zayıf yönetimin Kabil'in dışındaki kısıtlı kontrolü dolayısıyla Afganistan'ın istikrarı ve güvenliğiyle iç barış sürekli tehdit edilmektedir. Taliban ile El-Kaide’nin ardından DAEŞ terör örgütünün Afganistan’da güç kazanmaya başlaması, Amerika ve batılı müttefiklerinin tekrar Afganistan’daki askeri varlıklarını takviye etme gerekçelerini oluşturmaktadır. Afganistan’daki terörizm hem Afganistan halkını korkutmakta, hem de, Afganistan kaynaklı terörizmin orta Asya, Kafkaslar bölgesine sızmasına, Rusya ve ÇİN’in sınır bölgelerinin güvenliğinin tehdit edilmesine sebep olmaktadır. Amerika ise, terörizm tehdidini kullanarak Afganistan’ı askeri üslerine dönüştürmeye, bölgesel gelişmelerle güç dengelerini etkilemeye, çıkardığı kriz yönetimini gerçekleştirmeye çalışıyor. Bu hedeflerini gerçekleştirmek amacıyla Amerika Afganistan ordusu ve polisiyle güvenlik güçlerini takviye etmekten ve gelişmiş silahlarla donatmaktan, Afganistan onarım ve kalkınma sürecini hızlandırmaktan kaçınıyor. 004