İşgal ve savaş; terörün kökleri
https://parstoday.ir/tr/news/world-i35356-İşgal_ve_savaş_terörün_kökleri
Bugün bölgede bunca cinayet işleyen ve kan akıtan tekfirci IŞİD terör örgütü adlı örgütün kökleri bölgeye yönelik yapılan tecavüzlere dayanıyor.
(last modified 2022-10-07T13:02:52+00:00 )
Ağustos 29, 2016 09:01 Europe/Istanbul
  • İşgal ve savaş; terörün kökleri
    İşgal ve savaş; terörün kökleri

Bugün bölgede bunca cinayet işleyen ve kan akıtan tekfirci IŞİD terör örgütü adlı örgütün kökleri bölgeye yönelik yapılan tecavüzlere dayanıyor.

 

 

Bugün bölgede bunca cinayet işleyen ve kan akıtan tekfirci IŞİD terör örgütü adlı örgütün kökleri bölgeye yönelik yapılan tecavüzlere dayanıyor.

İslamî İran Cumhurbaşkanı Dr. Hasan Ruhani, Cumartesi günü kutsal savunma yıllarının devlet adamlarının oturumunda yaptığı konuşmada bu gerçeğe işaretle sözlerini şöyle sürdürdü: birinci ve ikinci dünya savaşları, Vietnam savaşı, Kore savaşı, tüm bu savaşlar tarihin yönünü belirleyen ve dünyanın ve bu ülkelerin geleceğinde çok etkili olan savaşlardı.

Cumhurbaşkanı Ruhani konuşmasını şöyle sürdürdü: eğer savaş tabir edilen bu tecavüzlerin bazılarına bakacak olursak, günümüz dünyasının içinde bulunduğu vahim durumda etkili olduğu açıkça anlaşılmaktadır. Eğer bugün bölgemizin tümünü saran ve dünyada bazı ülkeleri etkisi altına alan geniş boyuttaki teröre bakacak olursak, köklerinin tecavüze dayandığı anlaşılır.

Irak ve Afganistan savaşlarına temas eden Cumhurbaşkanı Ruhani sözlerini şöyle sürdürdü: eğer bir El-kaide türediyse bunun sebebi eski sovyetler birliğinin Afganistan topraklarına tecavüz etmesiydi ve daha sonra da bu bölgede terör Amerika’nın Afganistan topraklarına tecavüz etmesi yüzünden devam etti. Eğer Afganistan ve Irak işgal edilmeseydi ve eğer Suriye savaşı gibi durumlar kışkırtılmasaydı acaba bugün terör bunca geniş çapta devam edebilir miydi?

Aslında bu sorunun bir tek cevabı vardır ve bütün herkes bu cevabı bilmektedir, fakat teröristleri kullanarak hedeflerine ulaşmak isteyen çevreler gerçekleri kabul etmek istemiyor. Bu zümre terörün sebebini kendilerinin izlediği çifte standart tutumdan başka her şeyde aramak istiyor. Bazıları kendi güvenliklerini başkalarını güvensizliğe sürüklemekte görüyor. Bu düşünce ise terör gibi şom bir olgunun tüm beşeriyetin başına bela olmasına yol açıyor. Bu yüzden asıl bu düşüncenin değiştirilmesi gerekiyor, çünkü terör tehdidi ile mücadele için çok şeffaf ve anlamlı uygulamalar gerekiyor ve meselenin her iki boyutunun gözetilmesi şarttır.

Yani hem terörün bölgesel sebepleri ve etkenleri ve IŞİD gibi örgütlerin türeme nedenleri ve hem terör örgütlerinin türemesine yol açan dış etkenleri göz önünde bulundurmak gerekiyor.

Her halükarda terör şimdi küresel bir tehdit sayılıyor ve bu şom olgu son bir asırda küresel barış ve güvenliği tehdit etmeye başlayan en temel tehlikedir. Bugün terör artık sınır tanımıyor. Bugün terör sadece Ortadoğu bölgesinde sınırlı kalmıyor ve Amerika’yı, Avrupa’yı ve tüm dünyayı tehdit ediyor. Ama maalesef hala bazıları çıkarlarını IŞİD ve terörü desteklemekte görüyor.

Aslında neden bazı insanların IŞİD’e katıldıklarının sebeplerini aydınlatmak gerekiyor. Irak ve Suriye dışından gelen ve tekfirci IŞİD terör örgütüne katılan insanların düşünceleri başka yerlerde yoğruluyor ve Amerika ve Arabistan gibi malum rejimler de onları destekliyor. Eğer bu konu üzerinde ciddi bir araştırma yapılacak olursa hiç kuşkusuz dünyada terör, şiddet ve radikalizmin kökleri gün ışığına çıkacağı kesindir.

İran Cumhurbaşkanı Ruhani’nin terörle mücadelede olmazsa olmazları beyan etmesi aslında terörle mücadele ettiklerini iddia eten malum çevrelerin asla tahammül edemedikleri bir konudur, fakat İran terörün en büyük kurbanı olarak Batı’nın çifte standart tutumunu sorgulamaya devam ediyor ve Batı’nın terör meselesinde farklı amaçlar güttüğünü açıkça ilan ediyor.

Bugün İran 30 Ağustos terörle mücadele günü eşiğindedir. Böyle bir günde İran milleti başbakanını ve cumhurbaşkanını münafıklar terör örgütünün hain saldırısında kaybetti ve bu yüzden bu günü terörle mücadele günü olarak adlandırdı..

Bugün ifşa edilen belgeler münafıklar terör örgütünün Amerika ve bazı Avrupa ülkelerinin desteklerinden yararlandığını ve hala Irak’ta Amerika’nın koruması altında bulunduğunu ve buradan Arnavutluk gibi ülkelere intikal ettirildiğini açıkça ortaya koyuyor, ancak Amerika buna rağmen terör ve radikalizmin neden bu denli yayıldığının ifşa edilmesine engel olmaya çalışıyor. Bu yüzden Cumhurbaşkanı Ruhani’nin sorduğu gibi Amerika ve müttefiklerinden terörün nasıl küresel bir tehdit haline geldiğini ve Batı’nın teröre karşı çifte standart tutumunun perde arkasında hangi hedefleri güttüğünü bir kez daha sormak gerekir.015