Batılı devletlerin mültecilere karşı izlediği politikaların eleştirilmesi
https://parstoday.ir/tr/news/world-i48646-batılı_devletlerin_mültecilere_karşı_izlediği_politikaların_eleştirilmesi
Batılı devletlerin mültecilere karşı insanlık dışı ve ayrımcı politikalar izlemesi bir çok insan hakları örgütleri ve sivil toplum örgütlerince sert bir şekilde kınanmaktadır.
(last modified 2022-10-07T13:02:52+00:00 )
Kasım 21, 2016 04:46 Europe/Istanbul
  • Mülteciler
    Mülteciler

Batılı devletlerin mültecilere karşı insanlık dışı ve ayrımcı politikalar izlemesi bir çok insan hakları örgütleri ve sivil toplum örgütlerince sert bir şekilde kınanmaktadır.

Fransa insan hakları örgütleri, Paris yönetiminin yasa dışı göçmenleri İtalya’ya geri göndermesini kınadılar. Katolikler lideri Papa Fransis de mülteciler ve göçmenlere karşı şiddet eylemleri ve baskıları kınadı. Papa Fransis diğer ırklar ve dinlere mensup insanlara karşı şiddet ve baskıya başvurmanın diğer toplumlardaki zayıf ve güçsüz halk kesimlere ağır darbeler indirdiğini söyledi. papa Amerika’da ırkçı söylemlerle seçimleri kazanan Donald Trump’un başkan olmasından dolayı büyük bir sevinçe kapılan Amerika ve Avrupa’daki göçmen karşıtı muhalif parti ve guruplara   seslenerek, göçmenlerin deri rengi, dili ve toplumsal sınıflara mensubiyetinden dolayı düşman olarak nitelendirilmemesi gerektiğini belirtti.

  Amerika’da zencilerle Güney Amerikalı göçmenler ve ırkçılık karşıtı beyazlar Trump'ın göçmen karşıtı, cinsiyetçi ve ırkçı söylemlerinden endişe duymaktadırlar. ABD'nin 45. Başkanı olarak seçilen Cumhuriyetçi Partili  Donald Trump, özellikle seçim yarışında yasa dışı göçü engellemek için Meksika sınırına duvar örüleceği yönündeki açıklaması endişelere yol açıyor ve bu mesele Amerika’da büyük  gerginliklere sebep oluyor. AB ülkeleri de göçmenlere karşı sert ve insanlık dışı bir tutum izlemekte ve onları geri Kabul anlaşmasıyla Türkiye’ye geri göndermektedirler. Fransa ile İngiltere’nin Libya saldırısı ve bu ülkeyi yıkıp yakmaları ve parçalamaları, Irak ve Suriye’de vekalet savaşları ve terörizm, milyonlarca Afrikalı ve Suriyeli mültecinin oluşmasına sebep oldular. Milyonlarca masum insan ev ve yurtlarından kaçarak mülteci duruma düştüler. Batılı güçlerin dayattıkları bu savaş ve terörden kaçan insanlar batılı ülkelerin kapılarına dayandılar. Batılı devletler bütün demokrasi ve insan hakları savunucusu oldukları iddialarının yalan olduğunu ispatlayan en açık olay, mültecileri kendi ülkelerine sokmamalarıdır ve geri göndermeleridir. AB devletleri mültecilere kapılarını kapatıp,  az sayıda seçmece mülteci kabul ediyorlar. Halbuki batılı güçlerin müdahaleleri sonucu mülteci akını ve insani facia yaşanmaktadır.

AB’de mülteci krizi konusunda iki karşıt kanat oluşmaktadır.  Taraflardan heri biri kendi politikasını dayatmaya ve yürütmeye çalışıyor. Avrupa kurumları, mülteci kriziyle ilgili farklı tutumlar izlemektedirler. AB mülteciler ve göçmenler dalgasından kurtulmak için Mart 2016 tarihinde Geri kabul anlaşması imzaladı. Buna göre, Türkiye’den AB ülkelerine geçen mülteciler tekrar Türkiye’ye geri gönderilecek. Bu bağlamda Türkiye’ye 6 milyar Euro göçmenleri kendi topraklarında tutmak için yardım yapacak. Türkiye ise geri kabul anlaşmasıyla birlikte Türkiye vatandaşlarına vize serbestiyeti tanınmasını istiyor. Fakat vize serbestisini Türkiye  vatandaşlarına tanımak istemiyor. Türkiye’de göçmen dalgasını yeniden başlatacağı tehditlerinde bulunuyor.

Avrupalı ülkeler diğer ülkelerle de benzer anlaşma imzalayarak mültecilerin Avrupa ülkelerine gitmelerini engellemeye çalışıyorlar. Amerika başkanı Trump’un göçmen karşıtı ve Müslümanların Amerika’ya girişini yasaklama vaatleri de Papa ve diğer ülkelerin sert tepkisine sebep olmaktadır. Turump’un seçilmesinden sonra yüzlerce ırkçı saldırılar Amerika’da baş gösterip artmıştır. Amerika’da yaklaşık 12 milyon güney Amerikalı yasa dışı göçmen yaşıyor. Trump acaba bu insanları Amerika’dan sınır dışı edebilecek mi ? Turmp’un seçilmesinden sonra Müslümanlara karşı saldırı ve tehditler de artmış bulunuyor. AB ülkelerindeki yabancı ve göçmen düşmanları ve aşırı sağcı ve milliyetçi guruplar da Trump’tan etkilenerek benzer girişimler başlatmaya çalışıyorlar.

  George W. Bush döneminde Pentagon bürokratlarından ve Amerika Başkanı Trump'ın göç konusundaki danışmanlarından olan Kris Kobach, Amerika’ya  giriş yapacak  Müslümanlara terör sorgusu, parmak izi alınması ve düzenli kontrol uygulamalarının getirilebileceğini belirtip,  Meksika sınırına duvar inşa etmek için de çalışmaların başladığını söyledi. Bu sözler, ayrımcılık gerekçesiyle hem ABD'de hem dünyada büyük tepki çekmektedir.

Donald Trump’un başkanlığındaki bu tür ırkçı uygulamalar yapılırsa, Amerika iç yasalarının ihlali sayıldığı gibi, Amerika’nın insan haklarını savunma iddialarını da yerle bir edecektir. Böyle bir uygulama insanlık dışı bir girişim olarak insanlara ırk, deri rengi ve din temelinde ayırımcılık dayatılacaktır.