İngiltere kraliyetinin dikta Arap rejimlerine silah satarak insan haklarını ihlal etmesi
-
İngiltere kraliyetinin dikta Arap rejimlerine silah satarak insan haklarını ihlal etmesi
İngiltere Başbakanı Theresa May'in fars Körfezi Arap ülkelerinde insan hakları ihlalleri yapıldığından dolayı gerçekleştireceği ziyaretin protesto edilmesine rağmen, bu tür olayların İngiltere ile Fars körfezi Arap rejimleri arasındaki ilişkileri bozmayacağını söyledi. İngiltere yönetimi, Arabistan ve Bahreyn’le askeri anlaşmalar imzalamayı, insan haklarından önemli bilmektedir.
Bunun için de Arabistan ve Bahreyn halklarının haklarının çiğnenmesi ve insan haklarının ayaklar altına alınması karşısında sessiz kalmış bulunmaktadır.
İngiltere bu ülkelerdeki monarşi rejimlerin zulüm ve cinayetleri karşısındaki sessizliğinden dolayı 2014 yılında Bahreyn yönetimine 17 milyon pound değerinde silah ve teçhizat satabildi.
İngiltere başbakanı Theresa May bu gün fars Körfezi işbirliği konseyi yıllık zirve toplantısına katılmak amacıyla Bahreyn'in başkenti Manama'yi ziyaret edecek ve Bahreyn kralı Hamad bin İsa Al'ı Halife ile görüşecek. İnsan hakları aktivistleri, Bahreyn rejiminin insan haklarını ihlal eden bir krallık rejimi olduğunu, insan haklarının ticari çıkarlar için feda edilmemesi gerektiğini vurguladılar.
Reprieve sivil toplum örgütü ve Bahreyn için İnsan haklarıyla demokrasi örgütü yayınladıkları bildiride İngiltere'nin kendi etki gücünü kullanıp, Bahreyn ve diğer Arap krallık rejimlerini insan hakları ve demokrasiye uygun hareket etmesi konusunda ikna etmesi, halka karşı baskı ve şiddet eylemlerini durdurması gerektiğini vurguladılar.
İngiltere Başbakanı Theresa May' ise yaptığı açıklamada, İngiltere'nin AB'den çıkma kararı aldıktan sonra, Fars Körfezi Arap ülkelerinde insan hakları ihlalleri yapıldığından dolayı ticari ilişkilerin geliştirilmesinin sorgulanmaması ve engellenmemesi gerektiğini söyledi. ı Theresa May'in Fars Körfezi Arap ülkeleriyle işbirliğinin geliştirilmesinin onların insan hakları ihlalleri yaptıklarını desteklemek amacıyla güdülmediğini, Londra'nın onları reform ve Islahat yapmaya teşvik ettiğini ileri sürdü. Fars körfezi bölgesindeki Arap krallık ve şeyhlik rejimleri, halk kitlelerinin özgürlük ve demokrasi taleplerini şiddet kullanarak bastırmaya çalışıyorlar.
Nitekim Bahreyn rejimi Suudi Arabistan krallık rejiminin askeri ve istihbarat güçlerini çağırıp, Bahreyn Müslüman halkını beş yıldan beri kanlı bir şekilde bastırmaya çalıştı. Bahreyn muhalifleri vatandaşlıktan çıkarıyor ve onları tutuklayıp işkence ediyor ve işlerine son veriyor. İngiltere ise Bahreyn ve Suudi krallık rejimine milyarlarca dolarlık silah ve askeri teçhizat satmıştır. İngiltere ayrıca bölgede fitne ve kriz çıkarmak amacıyla Bahreyn'de büyük bir askeri üs kurmuştur.
İngiltere Suudi krallık rejimine de silah satın petrol satın almaktadır. Suudi krallık rejimi İngiltere'nin en büyük silah müşterisidir. Bu silahlar Yemen halkını katliamdan geçirmek ve yemen alt yapılarını imha etmek için kullanılıyor. İngiliz hükümeti Suudi Arabistan rejimine silah satışının durdurulması konusunda baskı altında. İngiltere hükümetse Suudi Arabistan'dan silahların uluslararası yasalara uygun kullanımı konusunda güvence aldıklarını söylüyor. İngiliz Parlamentosunun Silah İhracatını Kontrol Komitesinin Raporuna göre Suudi krallık rejimi Yemen halkına karşı İngiliz silahlarını da kullanmaktadır.
Bu nedenle İngiliz hükümetinin silah satışını askıya alması gerekir. İngiliz Dışişleri Bakanı Boris Johnson Suudi Arabistan'a silah satışını destekleyip, Suudi Arabistan öncülüğündeki koalisyon güçlerinin Yemen'e karşı savaşta Yemen halkı ve sivillerini saldırılarında savaş suçlarını aşacak kadar ilerlemediğini iddia etti. Halbuki on bini aşkın Masum Yemenli Suudi krallık rejiminin katil kiralık pilotlarının kullandıkları savaş uçak saldırılarıyla katliamdan geçirilmiş bulunuyorlar. Buna ilaveten on binlerce sivil insan da yaralanmıştır. Bahreyn'de risk altında olan dev İngiliz yatırımları bulunuyor. Bahreyn Müslüman şii halkının sokak gösterisi ve Protesto dalgası başlayana kadar İngiliz şirketler Bahreyn'e saldırı tüfekleri, hafif makineli tüfekler, çifteler, keskin nişancı silahları, el bombaları, duman, şok bombaları ve göz yaşartıcı gaz sağlıyordu.
İngiltere ile batılı güçler, fars Körfezi işbirliği konseyi Arap ülkelerin cinayetlerini destekledikleri gibi Siyonist rejimin de Filistin halkına karşı yürüttüğü katliam, Gasp, işkence ve sürgünle insan hakları ihlallerini kınamaktan bile kaçınmaktadırlar.