Trump'tan ABD'nin Nükleer Gücünün Artırılmasına Vurgu
https://parstoday.ir/tr/news/world-i54070-trump'tan_abd'nin_nükleer_gücünün_artırılmasına_vurgu
ABD'nin seçilmiş başkanı Donald Trump, sosyal paylaşım sitesi Twitter'dan yaptığı açıklamada, "Amerika Birleşik Devletleri, dünyanın nükleer silah konusunda aklı başına gelinceye kadar nükleer kapasitesini adamakıllı güçlendirmeli ve genişletmeli" dedi.
(last modified 2022-10-07T13:02:52+00:00 )
Aralık 24, 2016 08:43 Europe/Istanbul
  • Trump'tan ABD'nin Nükleer Gücünün Artırılmasına Vurgu

ABD'nin seçilmiş başkanı Donald Trump, sosyal paylaşım sitesi Twitter'dan yaptığı açıklamada, "Amerika Birleşik Devletleri, dünyanın nükleer silah konusunda aklı başına gelinceye kadar nükleer kapasitesini adamakıllı güçlendirmeli ve genişletmeli" dedi.

Trump'ın bu açıklaması, seçilmiş Başkan'ın savunma bütçesini görüşmek için askeri tedarik yetkilileriyle yaptığı toplantının ertesi gününde geldi.
Trump seçim kampanyası sırasında ABD'nin askeri teçhizatını artırması gerektiğini söylemiş ve Japonya ve Güney Kore de dahil olmak üzere diğer ülkeler de nükleer güce sahip olursa dünyanın "daha iyi durumda" olacağını savunmuştu.

Trump bu konuda daha ayrıntılı açıklama yapmadı ama bu açıklamadan zor durumda kalan kendi adamları tarafından yorumlanmaya çalışıldı.

Trump'ın Twitter açıklamasında başka bir ayrıntı bulunmaması, açıklamayı yorumlayamayan kendi geçiş ekibini de güç durumda bıraktı.

Twitter açıklamasını yorumlaması için yeni başkandan demeç alan MSNBC televizyonu ise Trump'ın, "Bırakın silahlanma yarışı başlasın. Onları her seferinde geçecek ve geride bırakacağız” dediğini bildirdi.

Trump'ın basın sözcüsü Sean Spicer de, silahlanma yarışı olmayacağını, çünkü diğer ülkelerin "akıllarını başlarına alacağını” söyledi.

Yeni başkanın geçiş ekibi sözcüsü Jason Miller ise Trump'ın gerçekte, nükleer silahları teröristlerin ve tehlikeli liderlerin eline geçmesini önlemekten söz ettiğini savundu.

Trump'ın açıklaması, Moskova'nın nükleer kapasitesini genişleteceğine ilişkin duyurusunun ardından geliyor.

Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin, daha önce yaptığı açıklamada, Rusya'nın askeri nükleer potansiyelinin yanı sıra hem şimdiki hem de gelecekteki füze savunma sistemlerinde kullanılacak füzeler geliştirmesi gerektiğini söylemişti.

Putin, Rusya'nın 2016'daki askeri faaliyetlerini değerlendirdiği konuşmasında, "Dünyadaki, özellikle Rusya'nın sınırlarındaki, güç dengelerinin değişimini ve siyasi-askeri durumu dikkatlice gözlemlemeliyiz ve ülkemize yönelik tehditleri etkisiz hale getirmek için planları harekete geçirmeliyiz" demişti.

ABD ve Rusya savunma bakanlarının açıklamaları uyarınca bu iki ülke, kara, hava ve denizde stratejik nükleer silahlara sahip olan tek devletler konumundadırlar ve bu devletlerin her ikisi de halı hazırda kendi nükleer silahlarını ve teknolojisini yenileme çalışmaları içindedir.

Uzmanlar ABD'nin 2040 yılına kadar bir trilyon doları aşkın bir bütçeyle kendi nükleer silah ve teknolojisini yenileme gayreti içinde olduğunu belirtmekteler. Soğuk savaş dönemi silahları halen ABD'nin milli savunma stratejisinde anahtar rolünü oynamakta ve bu ülke yetkilileri halen nükleer caydırıcılık siyaseti üzerinde ısrar etmekteler.

Anlaşılan o ki Amerika, her zaman nükleer silah ve teknolojinin azaltılmasından dem vurmasına ve kendini nükleer silahların dünyada gelişip yayılmaması konusunda jandarma iddiasında bulunmasına rağmen şimdiki ABD başkanı Obama yönetimi döneminde bu ülkenin üst düzey askeri yetkililerinin ilk nükleer saldırı doktrininin ABD'nin elinde olması yönündeki açıklamaları ve şimdi de yeni seçilmiş Trump'un Amerika'nın nükleer üstünlüğünün korunması yolundaki açıklaması dünyayı ciddi bir nükleer savaşın eşiğine getirmiş bulunmaktadır. Nitekim ABD savunma bakanı Ashton Carter alenen, Amerika'nın ilk nükleer darbeyi vuran taraf olmalı yolundaki açıklaması ve bu ülkenin stratejisini açıklaması, nükleer tehdit gölgesinin hala hala dünyanın başı üstünde kalmaya devam edeceğini ve Amerika'nın nükleer silahları öteki dünya ülkelerine karşı bir tehdit unsuru ve koz olarak kullanmaya devam edeceğini göstermiştir.

ABD Savunma bakanı yardımcısı Bob Work da Haziran 2015 tarihinde yaptığı açıklamada, caydırıcı güçlü bir nükleer gücün Amerikan Milli gücü için zaruri ve gerekli olduğunu bildirmiştir. ABD, nükleer alanda ilk saldıran ülke olma stratejisi doğrultusunda, kendi nükleer silah teknolojisini geliştirme ve yenileme konusunda önemli çalışmalar başlatmış bulunuyor. Amerika tüm bu çalışmalarını, rakip ve düşman devletler olarak Rusya ve Çin'in nükleer imkanlarını dikkate alarak sürdürmektedir ve bu mesele için önemli bir bütçe ayırmıştır. Rusya 2020 yılına kadar kendi nükleer silah ve teknolojisinin %70'ini modernleştirmeyi planlamaktadır ancak Amerika, Rusya ile mukayese edildiğinde nükleer teknolojinin yenilenmesi, modernleştirilmesi konusunda çok daha geniş programlara sahiptir.

Şimdi Trump'un Amerika'nın nükleer gücünün takviye edilmesi yönündeki açıklamasıyla ABD'nin nükleer programlarının daha da gelişmesini beklemek gerekir.