Trump'ın dış ve savunma alanındaki ilk adımları
Beyaz Saray yazılı bir açıklama yaparak Donald Trump'ın dış siyaset ilkelerini açıkladı.
Beyaz Saray dün yayınladığı bu bildiride, Trump yönetiminin Amerikan çıkarları ve Milli güvenliğini ön planda tutacağı merkezi bir dış siyasete odaklanacağı belirtilmiştir.
Bu bildiride güç kullanarak barışın sağlanması Trump hükümeti döneminde Amkerika'nın dış siyasetinde merkezi oluşturacağı ve bu siyaset sayesinde istikrarlı, huzurlu, krizsiz ve ortak yönlerin ön plana çıkarıldığı bir dünyanın amaçlandığı belirtilmiştir.
Bildiride, IŞİD terör örgütünün bozguna uğratılması Trump hükümetinin önceliklerinden olduğu belirtilerek, Donald Trump'ın kendi uluslararası ortakları ile birlikte terör örgütlerinin finans kaynaklarını kurutmak yönünde adım atacağı açıklanmıştır.
Trump hükümetinin ayrıca füze saldırılarını önlemek amacıyla modern füze savunma sistemlerinin geliştirilmesinin Amerika'nın güvenlik siyasetlerinin bir parçası olarak ön planda tutacağı açıklandı.
Öte yandan 'Kuduz köpek' olarak anılan ve ABD Savunma Bakanı olarak atanan James Mattis, Pentagon'a gönderdiği ilk mesajda, "Atacağımız her adım ordumuzun bugün ve gelecekte savaşmaya hazır olmasını temin etmeye yönelik olacaktır" ifadesini kullandı.
Orgeneral rütbesindeyken ABD Merkez Kuvvetler Komutanlığı görevinden 2013 yılında emekliye sevk edilen Mattis, ABD'nin 45. Başkanı Donald Trump tarafından bir süre önce Savunma Bakanlığı'na aday gösterildi. Mattis'in bakanlık görevi Trump'ın yemin töreninden hemen sonra onaylandı.
Pentagon'a gönderdiği ilk mektupta, geri döndüğüne sevindiğini bildiren Mattis, bakanlık mensuplarıyla hizmet etmekten minnettarlık duyacağını vurguladı.
Beyaz saray açıklamasında da belirtildiği üzere Trump yönetiminin ağırlık noktası Amerika'nın dünyada kendi hedef ve siyasetlerini güç kullanarak temin etmeyi planlamaktadır. Başka bir ifadeyle Trump dış siyasette realisti bir eğilim içine girmiş olup bunun temelini ise uluslararası arenada güç kullanmak teşkil etmektedir. Bu ise Amerikan yönetiminin siyasetinin militarist bir kisveye bürüneceğini şimdiden söylemeyi gerektirmekte. Özellikle ABD'nin yeni savunma bakanı dünyanın muhtelif bölgelerinde sert tavırlar sergilemekle meşhur biri olup, hatta daha önce bu sert söylem ve eylemlerinden ötürü bir önceki yönetim tarafından emekli edilmişti.
'Kuduz köpek' ve 'Savaşçı keşiş' lakaplı Mattis, 44 yıllık görev süresi sırasında ABD'nin Afganistan ve Irak işgallerinde önemli roller üstlenmişti.
Dünyada hiçbir milletin dostsuz güvende olmadığına dikkati çeken Mattis, ittifakları güçlendirmek için Dışişleri Bakanlığı ile sıkı çalışacağını aktardı.
Felluce'de 2004'teki kanlı çatışmaları yöneten Mattis, CNN'in haberine göre, 2005 yılında San Diego'da askerlere yaptığı konuşmada sarf ettiği "Bazı insanlara ateş etmek eğlenceli" sözleri nedeniyle tepki çekmişti.
Mattis, ABD Kongresinde yaptığı bir konuşmada ise ABD'nin Ortadoğu'daki sorunlara yeterince müdahil olmamasının buradaki aşırıcılığın yükselmesine katkı sağladığını savunmuştu.
Bu doğrultuda Amerika'nın özellikle Suriye'de terörizme karşı mücadelede kendi ortakları ile paralel bir siyaset sürdürerek bu terör örgütlerini bilhassa IŞİD'i etkisiz hale getirme politikası yürüteceği tahmin ediliyor. Bu hedefin gerçekçi olması durumunda ise Amerika'nın IŞİD'i yenmek için hatta Rusya ile ortak işbirliği ve operasyonlar düzenleyeceği de tahmin ediliyor. Ancak başka alanlarda Amerika'nın milli çıkarlarının ön planda olduğu Trump yönetiminin başta Rusya ve Çin olmak üzere bir takım uluslararası güçlerle çelişkiye düşeceği düşünülüyor. Nitekim bu konuyla ilgili olarak Beyaz Saray'ın temas ettiği füze sisteminin dış füze tehdidinin bulunduğu bahanesiyle güçlendirilmesi ön plandadır ve bu ise ister istemez dünya güçleri ile ciddi sorunların çıkmasına sebep olabilecek. Zira Amerika bu siyasetiyle gerçekte kendisiyle paralellik içinde olmayan Rusya ve Çin gibi nükleer güçleri hedef aldığı açıktır. Moskova, Washington'un doğu Avrupa ve doğu Asya'ya füze sistemi yerleştirmesindeki asıl amacının, muhtemel bir nükleer dünya savaşı durumunda ilk etapta Rusya ve Çin tarafından Amerika'ya yönelik fırlatılacak olan kıtalararası nükleer füzeler olacağını belirtiyor.
Rusya ile bir önceki ABD başkanı Omaba arasındaki temel anlaşmazlıklardan birinin Doğu Avrupa bölgesinde ABD tarafından füze sistemlerinin yerleştirilmesi meselesiydi.
Genel olarak belirtmek gerekir ki Amerikan dış siyasetinin açıklanması, yeni füze sistemlerinin devreye sokulması ve geçmişi pek de parlak olmayan savaş yanlısı bir kişinin ABD Savunma bakanlığı başına getirtilmesi, Trump yönetiminin dış siyasette kriz çıkarıcı, savaş yanlısı bir siyaset izleyeceğini gösteriyor.