Donald Trump'un Amerika ulusal güvenlik konseyi yapısını değiştirmesi
https://parstoday.ir/tr/news/world-i59753-donald_trump'un_amerika_ulusal_güvenlik_konseyi_yapısını_değiştirmesi
Amerika'nın aşırı sağcı ve Irkçı yeni başkanı Donald Trump, Amerika ulusal güvenlik konseyi yapısını değiştirdi. Buna göre, Amerika ulusal istihbarat ajansı müdürüyle Genelkurmaya başkanının ulusal güvenlik konseyindeki konumunu düşürdü.
(last modified 2022-10-07T13:02:52+00:00 )
Ocak 30, 2017 03:41 Europe/Istanbul
  • Donald Trump'un Amerika ulusal güvenlik konseyi yapısını değiştirmesi

Amerika'nın aşırı sağcı ve Irkçı yeni başkanı Donald Trump, Amerika ulusal güvenlik konseyi yapısını değiştirdi. Buna göre, Amerika ulusal istihbarat ajansı müdürüyle Genelkurmaya başkanının ulusal güvenlik konseyindeki konumunu düşürdü.

 Trump, aşırı Ortodoks Yahudi ve Yahudi bilimi üzerinde master yapmış olan, anti Siyonizm ve İsrail karşıtlığını Antisemitik olarak nitelendiren Steve K. Bannon'u Amerika ulusal güvenlik konseyinin üt düzey danışmanı yaptı. Ayrıca, Beyaz Saray Özel Kalem Müdürlüğü’ne getirdiği Cumhuriyetçi Parti Ulusal Komite Başkanı Reince Priebus’u da ulusal güvenlik konseyine üye olarak kattı.

Donald Trump, başkan seçildikten sonra Obama döneminde görev yapanları işten alıp, kendi çetesine üye kimseleri işbaşına getirmeye çalışıyor. Nitekim Amerikalı elçilerin işine son verdi. Turmp, Barack Obama döneminde göreve atanan ve kendisine muhalif kimselerin devlet kadrosunda bulunmalarını tehdit kaynağı olarak görüyor. Nitekim çok sayıda askeri ve güvenlik teşkilatlarında bulunan personel, özellikle diğer ülkelerdeki istihbarat istasyonları şefleriyle askeri ataşeler, Trump'a karşı muhalefetlerini açıkça ilan ettiler.

    ABD’nin en büyük Müslüman sivil toplum kuruluşu olan "Amerikan-İslam İlişkileri Konseyi" (CAIR), aşırı Siyonist olan Bannon’un üst düzey danışman olarak görevlendirilmesini kınadı. Nitekim CAIR Başkanı Nihad Awad, seçimlerin ardından yaptığı yazılı açıklamasında, “Steve Bannon’ın Trump yönetiminin en üst strateji danışmanı olarak atanması, Müslümanlık karşıtı komplo teorilerinin ve Beyaz ırkçı ideolojinin memnuniyetle karşılanacağına ilişkin tedirgin edici mesaj gönderiyor. Başkan seçilen Trump, eğer Amerikalıları gerçekten birleştirmek istiyorsa bu sakıncalı tercihini gözden geçirmesi çağrısında bulunuyoruz.” ifadesini kullandı. Awad, Bannon’ın atanmasının, ABD’da giderek büyüyen ırkçı ve etnik nefret ile bölünmeyi körüklediğini vurguladı.

 Amerika güvenlik ve askeri en önemli kurumlarından biri olan Amerika Ulusal güvenlik konseyinde yapılan değişiklikler, beklenmedik bir gelişme değildir. Trump, Amerika ulusal istihbarat ajansı müdürüyle Genelkurmaya başkanının ulusal güvenlik konseyindeki konumunu zayıflatmasından amacı, bütün muhalefet seslerini susturmaktır. Bu iki üst düzey yetkilinin Konsey toplantılarına katılması sınırlandırılmıştır. Amerika Başkanı ayrıca orgeneral Joseph Dunford'u da görevinden alacaktır. Çünkü Dunford, Amerika'nın Suriye'ye kara birlikleri gönderip saldırmasına ve güvenli bölge oluşturulmasına muhalefet etmektedir. Trump'un güvenlik ve dış politika takımı, aşırı sağcı politikacılar ve generallerden oluşmaktadır.

Bu askeri ve güvenlik Takımı, savaş çığırtkanlığı yapan, insan haklarına hiçbir şekilde itibar etmeyen çetecilerden oluşuyor. Trump yönetimi, George Bush döneminde kullanılan terörle mücadele programına dönülmesi, tutuklu sanıklara her türlü işkence yapılabileceğini, diğer ülkelere nükleer silahların bile kullanılabileceğini belirtiyorlar.

NEO-Con çetesine mensup George Bush yönetimi, 11 Eylül saldırılarından sonra işkence metotlarının kullanılmasına onay vermişti. Bu uygulamalar 2009 yılında Barack Obama’nın başkan olmasının ardından çıkarılan resmi yasaklama kararına kadar devam etti. Trump ise savunma bakanının önerisi ile ikna olup, işkence yapılabileceğini ilan etti.

   Avrupalı liderler ise sorgulama merkezlerinin açılması ve işkence metotlarının uygulanmasına karşı olduklarına vurgu yaparken, Trump yönetiminin, George Bush döneminde kullanılan terörle mücadele programına dönmesinin, ABD-Avrupa işbirliğine zarar vereceği uyarısında bulunuyorlar. İşbirliğinin bozulmasının istihbarat ve bilgi paylaşımına da zarar vereceğine dikkat çekiliyor./