Mahkeme, Trump'a dur dedi!
ABD'nin Seattle eyaletindeki bir yargıç, ABD Başkanı Donald Trump'ın 7 ülkeye getirdiği seyahat yasaklarını geçici olarak durdurdu.
ABD'nin kuzeybatısında yer alan Washington eyaletinin Seattle kentinde görev yapan federal yargıç James Robart, vize yasağının ABD genelinde geçici olarak durdurulmasına karar verdi.
Yargıç Robart'ın, 27 Ocak Cuma günü Trump'ın imzaladığı kararname kapsamındaki vize yasağını durduran kararının tüm ülkede geçerli olduğu bildirildi.
Eski Başkan George W. Bush döneminde atanan federal yargıç Robart'ın yazılı kararının Adalet Bakanlığına gönderilmesinin ardından bakanlık bu kararı temyize götüreceklerini bildirdi.
Ülke çapında geçerli olan bu kararın ardından ABD'deki gümrük görevlileri, bir haftadır ABD'ye gelen uçaklara bindirilmeleri yasaklanan 7 ülkeden yolcuların tekrardan uçaklara biniş yapabileceğini duyurdu.
Geçen hafta ilan edilen ve Suriye, Irak, İran, Libya, Somali ve Sudan ile Yemen vatandaşlarını kapsayan seyahat yasakları ülke çapında protesto edilmiş, havalimanlarında da eylemler düzenlenmişti. Geçici yasak, kararnameye karşı açılan dava sonuçlanana kadar yürürlükte kalacak.
Donald Trump, nüfusunun çoğunluğu Müslüman olan 7 ülke ülkeye girişini 90 günlüğüne yasaklarken Suriye'li sığınmacıların ABD'ye giriş haklarını ise süresiz olarak kaldırmıştı. Trump ayrıca ABD Sığınmacı Kabul Programı'nı da 120 günlüğüne durdurmuştu.
Geçen hafta ansızın yürürlüğe konan iddianame ABD'deki havalimanlarında kaos yaratmış ve ülke çapında protestolara yol açmıştı.
Yargıç Robart'ın verdiği kararın gerekçesi, Trump'ın kararnamesinin anayasaya aykırı olma ihtimali. Bu tartışma ise dosyanın Yüksek Mahkeme'ye kadar taşınmasına yol açabilir.
Trump'ın kararnamesinin yasaklanmasına yol açan davayı ilk olarak Washington eyaleti başlatmış, ardından Minnesota da davaya katılmıştı.
Washington Başsavcısı Bob Ferguson, kararnamenin anayasaya aykırı olduğunu söylemişti. Ferguson, BBC'ye verdiği söyleşide "Vizesi olan insanlar, seyahat etmeye hakkı olan insanlar bu haklarından mahrum ediliyor ve herhangi bir itiraz imkanı da tanınmıyor - bu Amerikan tarzı değildir ve anayasaya aykırıdır" ifadelerini kullanmıştı.
Ferguson ayrıca kararnamenin inanç özgürlüğüne de aykırı olduğunu savunmuş, "Bir dini diğerine tercih edemezsiniz" demişti.
Donald Trump kararnamesinin "Amerika'yı korumak" için olduğunu savunurken muhalifler ise ABD'de son yıllarda gerçekleştirilen terör saldırılarının çoğunun ABD'de doğup büyümüş militanlar tarafından gerçekleştirildiğine dikkat çekiyor.
Trump yönetimi ABD adalet bakanı ve geçici savcı Sally Yates'i, bu kararın ABD kanunlarına ve Amerikan menfaatlerine aykırı olduğunu bildirmesi ardından Yates'i derhal görevden almış ve yerine kendine yakın bir ismi geçici olarak atamıştı. Sally Yates'in bu muhalefeti ise aslında ABD yargı mekanizması tarafından bu yasaya ciddi bir muhalefetin başlatılmasına yol açmış ve ülke genelinde Trump karşıtı gösterileri daha da alevlendirmişti. Şu anda Amerika'da çok geniş bir kesimde kitleler ve hatta yargı tarafından resmen Trump'ın bu kararına karşı ciddi bir mücadele başlatılmış bulunmaktadır.
Şu anda aralarında Virginia, New York, Massachusetts ve Michigan'ın da olduğu en az 4 eyalette daha Trump'ın kararnamesine karşı açılan davalar sürüyor.
Cuma günü Boston'da bir yargıç, ABD'ye bu 7 ülkeden yasal olarak gelen kişilerin gümrüklerde gözaltına alınarak sınırdışı edilmelerini yasaklayan bir geçici kararı uzatmayı reddetmişti.
Mahkemenin kararına tepki gösteren beyaz Saray ise bu kararı temyize götürerek, iptal ettireceğini ve vize yasağının devam etmesini sağlayacağını bildirmiştir.
Sosyal paylaşım sitesi Twitter'daki hesabından açıklamalar yapan Trump ise, ülkede yasalara itaatin sağlanmasını engelleyen bu yargıcın kanaatinin saçma olduğunu ve üst mahkemede bozulacağını belirtmiş ve hatta Suudi rejimi gibi bazı bölge ülkelerinin kendi yasağına destek verdiğini, bunun da kendi kararında ne kadar haklı olduğunu , zira bu ülkelerin söz konusu ülkeler vatandaşlarının Amerika'ya gelmeleri durumunda nasıl büyük sorunlar meydana geleceğinin farkında olduklarını bildirmiştir. Ancak Trump'ın değinmek istemediği husus onun bu yasağına destek veren ülkelerin bizzat kendilerinin bugün dünyada terör destekçisi devletler oldukları, halı hazırda bölgede insanlara karşı büyük kıyımlara yol açan kaos ve çatışmaların baş unsuru oldukları ve Trump'a destek vermemeleri durumunda artık kendi sonlarının da yakın olduğu meselesidir.
Şimdi Trump bu mahkeme kararı karşısında iki seçeneğe sahiptir. Birincisi şiddet ve baskı yoluyla kendi kararında diretmesi olup bu durumda büyük kitlelerle ve Amerika ve dünya yargı mekanizması ile karşı karşıya gelmesi gerekmekte. Bu ise pek kolay olmayacağa benziyor. İkinci seçenek ise Trump'ın kendi yasak kararından geri adım atmasıdır ki bu durumda Trump öteki bir takım icraatlarından da geri adım atmasını beraberinde getirecektir ve bu da Trump'ın konumuna büyük bir darbe sayılacaktır.