Hollanda seçimleri ve aşırı sağın kaybetmesi
https://parstoday.ir/tr/news/world-i64842-hollanda_seçimleri_ve_aşırı_sağın_kaybetmesi
Hollanda'da yapılan parlamento seçimlerinin resmi olmayan sonuçlarına bu ülkede seçim propagandalarında büyük gürültü koparan aşırı sağcıların ciddi yenilgi aldığı görülüyor.
(last modified 2022-10-07T13:02:52+00:00 )
Mart 16, 2017 16:41 Europe/Istanbul
  • Hollanda seçimleri ve aşırı sağın kaybetmesi
    Hollanda seçimleri ve aşırı sağın kaybetmesi

Hollanda'da yapılan parlamento seçimlerinin resmi olmayan sonuçlarına bu ülkede seçim propagandalarında büyük gürültü koparan aşırı sağcıların ciddi yenilgi aldığı görülüyor.

Tüm  dünyanın izlediği seçimlerde Başbakan Rutte'nin partisi 33 sandalye çıkarmasına ve sandıktan  birinci çıkmasına rağmen oy kaybeden Rutte, koalisyon için en az üç partinin kapısını çalmak zorunda. Seçimden önceki anketlerde 25 sandalyeyi bulan aşırı sağcı Geert Wilders'in Özgürlük Partisi ise, 20 milletvekilinde kaldı. Böylece tam bir hayal kırıklığı yaşadı. Zira, Wilders, göçmen karşıtı ve İslam düşmanlığını ön planda tutarak seçimlerde  ciddi bir  zafer bekliyordu.
Türkiye'yi hedef alan akıl almaz skandalların gölgesinde tarihi bir seçimi geride bırakan Hollanda'da, 150 milletvekilini belirleyecek oyların yüzde 90'ı sayıldı. Seçimi kazanan liberal ve merkez sağın temsilcisi Başbakan Mark Rutte'nin Halkların Özgürlük ve Demokrasi Partisi, 33 milletvekili çıkardı. Rutte seçimden birinci çıksa da 2012'ye göre 8 milletvekili kaybetmiş durumda. İlk açıklamasında "Hollandalılar bu akşam yanlış bir tür popülizme hayır dediler" diyen Rutte, hükümet kurmak için en az üç parti ile koalisyon kurmak zorunda kalacak.
ABD'de Donald Trump'ın başa geçmesiyle sesini yükselten aşırı sağcı Geert Wilders'in Özgürlük Partisi (PVV) ise, 20 sandalyede kalması son derece dikkat çekici bir gelişme olarak sayılıyor.
Geert Wilders, yaptığı açıklamada seçimin galibinin Rutte olduğunu kabul etti ve koalisyon görüşmelerine hazır olduğunu söyledi. PVV lideri, "Onun yerinde olmak ve seçimin kazananı olmak isterdim" ifadesini kullandı, Rutte'den gelen eleştirilere ise "Biz yarı-Nazi değiliz" diyerek cevap  verdi.
CNN International, seçim sonuçlarını 'Popülizm darbe aldı' manşetiyle okuyucularına duyururken, Yüzde 81'le son 30 yılın en yüksek katılımına ulaşılan seçim sonuçlarına göre, Demokratlar 66 (D66) ve Hristiyan Demokrat Parti (CDA) 19'ar milletvekiliyle parlamentoda temsil edilecek.
Karizmatik lideri Jesse Klaver ile ses getiren Yeşil Sol Parti, 16 sandalye aldı ve koalisyon pazarlıklarında kritik bir role erişti. Kutlama yapan taraftarlarına seslenen Klaver, kendisi ve partisi için tarihi bir gün yaşandığını söyledi. Yeşil Sol Parti lideri, popülizme karşı en iyi yanıtın verildiğini de vurguladı
Büyük çöküş yaşayan İşçi Partisi (PvdA) ise, 38 milletvekilinden 9'a düştü.
İktidardaki İşçi Partisi'nin (PvdA) entegrasyon politikasına güvenoyu vermedikleri için partiden ihraç edilen Türk milletvekilleri Tunahan Kuzu ve Selçuk Öztürk'ün kurduğu DENK Partisi de seçimde yarıştı. DENK, sandık çıkış anketlerine göre üç milletvekiliyle parlamentoya girmiş görünüyor.
Seçimlere karşı bazı ülkelerin tepkileri  gelmeye başladı. Almanya aşırı sağcıların yenilgisini olumlu karşılarken Fransa Dışişleri Bakanı Jean-Marc Ayrault da, Twitter mesajında Avrupa'da aşırı sağın yükselişini durduran Hollandalıları tebrik etti.
Nüfusunun yaklaşık yüzde 30'u göçmen olan Hollanda'da, 1114 milletvekili adayı arasında 27 Türk kökenli isim vardı.
Bu seçimlerde hiçbir partinin tek başına yüzde 50'yi bulması beklenmiyor, en az üç veya dört partili bir koalisyon hükümeti kurulabilir.
Hollanda'da yeni hükümeti kurmak günler, haftalar hatta aylar sürebilir. Euronews, 1977'deki seçimin ardından hükümetin 208 günde kurulduğunu, 2012'de ise sonuca 54 günde ulaşıldığını hatırlatıyor.
Başta Başbakan Rutte olmak üzere hiçbir parti Wilders'in Özgürlük Partisi ile koalisyon kurmayacağını önceden ilan etti.
Mark Rutte, hükümet kurmak için Demokratlar 66 (D66) ve Hristiyan Demokratların (CDA) kapısını çalabilir. İki parti de göçmenlere karşı sert politikalar savunuyor. Türkiye'ye karşı büyük bir skandala imza atan Rutte'nin seçim vaatleri arasında, göçmenlere karşı uygulanan cezaların artırılması ve devlet dairelerinde peçenin yasaklanması var. Seçime giren 31 partinin yaklaşık yarısının en az bir milletvekiliyle parlamentoya girmesi bekleniyor
Hollanda'da kayıtlı 12,7 milyon seçmen, yalnızca ülkelerinin değil Avrupa'nın kaderini de oyladı. Aşırı sağ için ilk gerçek testin yapıldığı seçimlerde, Geert Wilders'in oy oranı beklentileri karşılayamadı. Irkçı liderin Fransa ve Almanya'daki müttefikleri de hayal kırıklığı yaşamış oldu
Wilders, göçmenleri ülkelerine geri göndermeyi, camileri kapatmayı, Kuran'ı yasaklamayı savunan bir faşist olarak tanımlanıyor.
Kısaca belirtmek gerekirse Hollanda'da yapılan bu seçimlerden,  Amerika'daki aşırı kanatların kazandığı gibi aşırı sağcıların kazanacağı ümidi vardı. Ama bu gerçekleşmedi ve böylece aslında Avrupa şimdilik derin bir nefes almış oldu. Bu seçim sonuçlarının tabii olarak Almanya ve Fransa'da yapılacak seçimleri de etkileyeceği ve oralarda da aşırı sağcıların oy kaybetmesine neden olacağı tahmin ediliyor.
Çünkü, Hollanda seçimlerinin sonuçlarından önce aşırı sağcıların yaptıkları  büyük propaganda kampanyası  aslında Avrupalı liderleri, aşırı sağcıların kazanabileceği ihtimalinden dolayı kaygılandırmış çünkü böyle bir durumda ileri de Avrupa Birliği'nin yıkılması ve dağılması da muhtemel olacaktı. 
Her halükarda belirtmek gerekirse,  Hollanda seçimlerinin Avrupa kıtasında yapılacak diğer seçimleri nasıl etkileyeceğini ise önümüzdeki aylar gösterecektir.