Almanya dışişleri bakanından ABD-Suudi silah anlaşmasına sert eleştiri
Almanya Başbakanı Angela Merkel'in ABD'ye yönelik eleştirel sözlerinin ardından, Dışişleri Bakanı Sigmar Gabriel'den sert açıklamalar geldi. Amerika ile Arabistan arasındaki silah anlaşmasını eleştiren Gabriel, Amerika'nın yanlış bir yolda ilerlediğini bildirdi.
Sosyal Demokrat Partili (SPD) Gabriel, Donald Trump liderliğindeki ABD yönetimini Batı'yı zayıflatmakla suçlayarak, ABD'nin dünya sahnesinden eksildiğini savundu.
Gabriel bugün Berlin'de katıldığı bir etkinlikte, ABD'nin bu siyasetine karşı koymayanların suça ortak olmuş olacaklarını belirterek, önemli bir ülke olarak ABD'nin dünya sahnesinden eksildiğini kaydetti.
Gabriel, Trump yönetiminin iklim ve silah ihracat politikalarına atıfla, "Amerikan yönetiminin dar görüşlü politikaları Avrupa Birliği'nin çıkarlarına tezat oluşturmaktadır. Bunun sonucu Batı küçülmüş, en azından zayıflamıştır" diye konuştu. Almanya Dışişleri Bakanı, Avrupalılar olarak iklimin korunması, silahların azaltılması ve dini fanatizme karşı daha güçlü bir savaş vermeleri gerektiğini belirterek, aksi takdirde Ortadoğu ve Afrika'da istikrarsızlığın daha da artacağı uyarısında bulundu.
Bilindiği üzere ABD başkanı Donald Trump geçen hafta Arabistan'a yaptığı resmi bir gezi sırasında, 110 milyar doları silah ve askeri teçhizat olmak üzere Suudi rejimi ile 380 milyar dolar değerinde bir anlaşma imzalamıştı. Trump bu anlaşmaya imza attıktan sonra yaptığı açıklamada bu anlaşmanın Amerika için tam ayar bir başarı olduğunu bildirdi. Aslında Trump, başkanlık seçim kampanyaları sırasında kendi seçmenine verdiği sözü yerine getirebilecek olmanın mutluluğunu yansıtmaktaydı. Zira Trump, iflasın eşiğinde olan Amerikan silah sanayinin yeniden canlandırılması ve yeni iş sahalarının açılacağı sözünü vermiş ve şimdi Suudilerle imzaladığı bu büyük çaplı anlaşma sayesinde böyle bir fırsatı yakalamış bulunuyor. İslam İnkılabı Rehberinin tabiriyle Amerika Suudileri damızlık bir inek gibi sağmakta ve işi bittiğinde de onları kesecektir.
Bu anlaşma sonrası Trump attığı bir tweetinde kendilerinin Ortadoğu bölgesinden Amerika'ya yüzlerce milyar dolarlık kaynak aktarmayı başardığını ve bunun ise Amerika açısından iş anlamına geldiğini yazmıştı. Tüm bunlar ise Trump'ın sadece tek taraflı bir çıkar peşinde olduğunu gösteriyor. Ancak Trump'ın burada dikkate almadığı bir husus şudur ki bunca silahın Ortadoğu bölgesinde birikmesi sadece bölge ülkeleri arasında silahlanma yarışının başlaması ve askeri ihtilaf ve çatışmaların artmasına sebebiyet verecektir.
Nitekim Almanya'nın tecrübeli dışişleri bakanının kendi eleştirisinde dikkat çekmek istediği husus da budur. Almanya'nın ABD'nin Ortadoğu bölgesine silah satma politikasını sert dille eleştiren Sosyal Demokrat Partili (SPD) Gabriel, gerçekte bu aşırı ve kontrolsüz derecede silah satışlarının bölge ve dünya güvenliğine yönelik ciddi bir tehdit olduğunu, barış ve huzuru beşeri toplumlardan silip götürdüğünü belirtmeye çalışmıştır.
Gabriel'in ABD'yi eleştirmesi aynı zamanda Amerika ile Almanya arasındaki anlaşmazlıkların da derinleşmesine sebep olacak. Zira NATO ve G7 ülkeleri oturumlarında Amerika ile başta Almanya olmak üzere öteki Avrupa ülkeleri arasında ciddi anlaşmazlıkların mevcut olduğu artık su yüzüne çıkmış ve uzmanlar artık G7 tabiri yerine G 6 tabirini kullanmakta ve Amerika'yı bu oluşumun dışında tutmaya başlamışlardır. Trump son dönemde ticari münasebetler nedeniyle Almanya'ya sert eleştiriler yöneltmiş, Almanya'Dan NATO ile ilgili mali yükümlülüklerini daha fazla yerine getirmesini istemiştir. Ayrıca Trump ile Merkel'in Paris çevre anlaşmasıyla ilgili sert ihtilafları ve bu konuda karşılıklı sert eleştirileri de Amerika ile AB ilişkilerini çıkmaza sürükleyen bir başka mevzudur.
Artık Almanya ve diğer bazı batılı devletler resmen ABD'nin saldırgan, mantıksız politikalarını eleştirmekte ve bu politikaların dünya barışı ve insanlık için tehdit oluşturduğunu belirtmekteler ancak burada şöyle bir soru gündemdedir ki Almanya hükümeti son yıllarda Suudi rejiminin insan hakları dosyasıyla ilgili malumat sahibi olmasına rağmen ve Suudi rejiminin Suriye, Yemen, Irak, Bahreyn gibi bir çok bölge ülkelerinin iç işlerine müdahale etmesine ve hatta direkt savaş yürütmesine rağmen niçin Suudi rejimi ile yakın askeri işbirliği içinde olmuştur. Bu gerçekleri o zaman da görmüyor muydu? Öyle ki bu son döneme kadar bu rejime silah temin eden ülkelerden biri konumunda olmuştur.. halen Almanya ile Arabistan arasında bir takım askeri anlaşmalar yürürlükte olup Almanya, Suudi rejimi askerlerini ve sınır güvenlik güçlerini eğitmektedir. Elbette bu eğitim verilen güçlerin sınır güvenlik ve askeri güçler adı verilmesine rağmen Arabistan'ın başka ülkeleri müdahale için kullandığı kolluk kuvvetleri oluşturuyorlar. Ayrıca 2016 yılında Almanya Suudi rejimine yarım milyon Euro değerinde silah satmıştır. Almanya, Arabistan'ın yanı sıra, BAE ve Bahreyn gibi bölge çatışmalarında parmağı bulunan öteki gerici Arap yönetimlerine de silah satışında bulunmuştur.
Tüm bu olup bitenler ise başta Almanya olmak üzere batılılar açısından asıl önemli olan şeyin kendi mali ve ekonomik çıkarlarıdır ve onlar da Amerika gibi Arabistan'ı ve petrol zengini bölge rejimlerini damızlık bir inek gibi görmekte ve ellerinden geldiğince onları sağmaya çalışmaktalar.