Amerika inziva istikametinde
https://parstoday.ir/tr/news/world-i76854-amerika_inziva_istikametinde
ABD başkanı Donald Trump Almanya'nın Hamburg kentinde düzenlenen G 20 oturumunu fevkalede bir oturum nitelemesine rağmen New York Times gazetesi Amerika'nın bu oturumda inzivaya itildiğini ve yalnız kaldığını bildirdi.
(last modified 2022-10-07T13:02:52+00:00 )
Temmuz 09, 2017 06:15 Europe/Istanbul
  • Amerika inziva istikametinde

ABD başkanı Donald Trump Almanya'nın Hamburg kentinde düzenlenen G 20 oturumunu fevkalede bir oturum nitelemesine rağmen New York Times gazetesi Amerika'nın bu oturumda inzivaya itildiğini ve yalnız kaldığını bildirdi.

Hamburg'taki iki günlük G20 zirvesinde Amerika ile diğer 19 ülke arasındaki anlaşmazlıklar daha fazla su yüzüne çıktı. Bu ihtilafların daha ziyade ticaret ve iklim anlaşması üzerine olduğu bilidirilmiştir,

Hamburg'daki G20 zirvesindeki diğer liderler, Paris iklim anlaşmasının uygulanması için taahhüt verirken; ABD Başkanı Trump bu konuda tek başına kaldı.

G20 sonuç bildirgesinde, iklim değişikliği ile mücadele konusunda Paris Anlaşması'na "güçlü bir bağlılık" ifade edildi. Ancak bildirgede, ABD'nin Paris Anlaşması'ndan çekilmesi yönündeki kararına da hatırlatma yapıldı.

Trump geçen ay, seçim kampanyasında da vadettiği üzere, ABD'yi Paris Anlaşması'ndan çekmişti.

Sonuç bildirgesinde, iki gün süren zirvenin en büyük fikir ayrılığı yaşanan konularından biri olan Paris mutabakatının "geri dönülemez" olduğu belirtildi ve Trump'ın anlaşmanın yeniden müzakere edilmesi için yaptığı çağrı reddedildi.

Bildirgede, adil olmayan ticaret uygulamaları dahil korumacılıkla mücadeleye devam sözü verilirken, ticarette yasal savunma araçlarının rolü de kabul edildi. Böylece ilk kez bir G20 bildirgesinde; ülkelerin, söz konusu araçlarla kendi piyasalarını koruma hakları olduğuna değinildi ve Trump'ın "Önce Amerika" politikasına yeşil ışık yakılmış oldu.

190'dan fazla ülke tarafından 2015'te onaylanan Paris İklim Anlaşması, sera gazı emisyonunu 2030'a kadar 56 milyar ton düşürmeyi hedefliyor. Bu hedefle küresel sıcaklık artışının yüzyılın sonuna kadar 2 derecenin altında tutulması amaçlanıyor. Hukuki olarak bağlayıcılığı olmayan anlaşma çerçevesinde her ülkenin kendi iklim hedefleri bulunuyor. ABD'nin iklim hedefleri, 2025'e kadar ülkenin sera gazı salınımını yüzde 26 ila yüzde 28 düşürmesini öngörüyordu.

Küresel ısınmayı Amerikan sanayisinin rekabet gücünü azaltmak isteyen Çin'in "uydurması" olarak tanımlayan Trump'ın, sera gazı emisyonunda dünya sıralamasında ikinci sırada yer alan ABD'yi Paris Anlaşması'ndan çekmesi tepkilere neden olmuştu.

ABD’nin Barack Obama döneminde verdiği iklim taahhüdünden geri adım atması her yıl atmosfere 3 milyar ton daha fazla karbondioksidin karışması anlamına geliyor. Bir başka değişle, ABD’nin bu kararla 2020 sonuna kadar 0.1 ila 0.3'lük küresel sıcaklık artışına neden olacağı belirtiliyor.

Bu arada New York gazetesinin temas ettiği önemli bir husus Amerika'nın ilk kez bu zirvede böylesine yalnız kalması ve inzivaya itilmesiydi. Zira uzun yıllar boyu Amerika bu gibi konferanslara yön vermekte, liderlik pozisyonunu koruyarak kendi taleplerini başka ülkeler vasıtasıyla hayata geçirmekteydi. Liberal Demokrasinin yayılması, kapitalist değerlerin egemen olması, serbest ticaretin takviyesi ve globalleşme örneklerinin sunulması ve bu proje ve planlardan bazı bölümlerdi.

Ama anlaşıldığı kadarıyla dünya artık Amerika ile, Amerikanın zorbalıkları ile yolu ayırma kararı almıştır. Özellikle Paris İklim anlaşması ve serbest ticaret bunların başında gelmektedir. Öyle ki şimdiye kadar Amerika'nın sadık köpeği olarak bilinen ve her zaman Amerika ile aynı rotada hareket eden İngiltere başbakanı Tressa May bile ABD başkanının bu son tutum ve siyasetlerine karşı çıkmıştır. Ayrıca G20'nin diğer 10 üyesi ile 28 Avrupa ülkesini kendi içinde barındıran AB bu konuda Amerika'ya karşı sert tepki göstererek hatta gerekirse Amerika'ya karşı ticari savaşlar da açabileceklerini bildirmişlerdir.

Amerika Yatırımlar Enstitüsü uzmanlarından Michael Strain Amerika'nın ticaret ortaklarının bu ülkenin iç piyasası üzerindeki önemli etkisine temasla, Çin ve Avrupa'nın Trump'ın bu kararı karşısında telafi edici tutumunun Amerikalı ihracatçıları derinden etkileyeceğini ve zarara uğratacağını, oysa Trump'ın şimdilik ülke içinde işsizlik sorununu gidermeye çalıştığını ve bu durumun Amerika'da işsizliği de artıracağını belirtmektedir.

Gerçi bu davranışlar ilk etapta Trump temsilciliğindeki Amerikalı milliyetçilik akımının başarısı olarak gözükebilir ama bununla birlikte Amerika'nın dünya ülkeleri içerisindeki üstün ve liderlik pozisyonunu tehlikeye düşürmüş olup bu ise Amerika içindeki globalleşme yanlılarını derinden kaygılandırmaktadır.