İsrail ve Amerika'nın siylasetleri; bölge güvensizliğinin başlıca sebebi
BM Güvenlik Konseyi'ndeki Ortadoğu ve Filistin konulu toplantıda Filistin meselesi ele alınması gerekirken bölge güvensizliğinin asıl faili olan Amerika ve işgal rejimi İsrail tekrar İran aleyhindeki asılsız suçlamalarını tekrarladılar.
ABD'nin Birleşmiş Milletler (BM) Daimi Temsilcisi Nikki Haley, Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi'nde İran'ı hedef aldı ve Ortadoğu'da barış ve güvenliğe yönelik her tehdidin arkasında İran olduğunu iddia etti. Buna karşılık İran'ın BM Daimi Temsilcisi yaptığı konuşmada İran aleyhindeki Amerika ve İsrail saldırılarına gereken cevabı vererek başta Filistin olmak üzere tüm bölgede güvensizliğin, çatışma ve işgallerin asıl sebebinin bizzat Amerika ve işgal rejimi ve izledikleri saldırgan siyasetler olduğunu ve bunun artık tüm dünyada bilindiğini bildirdi.
BM Güvenlik Konseyi'ndeki Ortadoğu ve Filistin konulu toplantıda Amerika ve İsrail rejimi temsilcileri KOEP nükleer anlaşma meselesine temas ettiler ki bu durum kesinlikle söz konusu toplantıyla bir ilgisi yoktu.
Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi’nde (BMGK) Ortadoğu ve İsrail-Filistin sorununa ilişkin toplantıda konuşan ABD temsilcisi Nikki Haley, konseyin kendi politikalarına destek vermesi çağrısı yaptı.
ABD’nin İran’ın yanı sıra Almanya, Fransa, Çin, Rusya ve İngiltere’nin dahil olduğu 2015 nükleer anlaşmasına yönelik tavrını yineleyen Haley, ülkesinin İran’ın ‘yıkıcı tavrına’ karşı olduğu bir sürece girdiğini söyledi. Haley, uluslararası toplumun İran’a karşı ABD’nin yaptığının aynısını yapması gerektiğini de savundu.
ABD ve işgal rejimi İsrail temsilcilerinin İran karşıtı bu saldırgan açıklamalarına İran temsilcisinin cevap vermesinin yanı sıra Rusya tarafından da sert yanıt geldi.
Rusya’nın BM Daimi Temsilcisi Vassily Nebenzia ise Haley’nin, Filistin sorunun görüşüldüğü BMGK oturumunda Filistin soruna hiçbir şekilde değinmemesine dikkati çekti.
Nebenzia ,”ABD’nin BM Daimi Temsilcisi Haley’nin Filistin sorunundan bir kez bahsetmemiş olması hayal kırıklığına uğrattı.” diye konuştu.
İran İslam Cumhuriyeti BM daimi temsilcisi Gulam Ali Hoşru, terör rejimi İsrail'in bu zamana kadar BM Güvenlik Konseyi'nin 68 bildirisini görmezden geldiğini belirterek, ''İsrail rejiminin tarihi Filistin topraklarını işgal etmekle başlamış ve diğer ülkelerin topraklarına tecavüz şeklinde yayılmıştır'' dedi.
İran'ın BM daimi temsilcisi, Amerika'nın siyonist İsrail'e yönelik çok yönlü desteklerine de işaretle, ''İsrail'in Amerika'nın desteğiyle, Filistinliler aleyhinde cinayet ve işgalini sürdürmektedir ve bu durum tarihin un uzun trajedisidir'' dedi.
Amerika, siyonist İsrail ve müttefiklerinin bölgedeki terör örgütlerini oluşturanlar olduğunu belirten Hoşru, bu zamana kadar hiç bir ülkenin İran kadar IŞİD ile mücadele etmediğini söyledi.
Aslında Ortadoğu bölgesinin dünkü ve bugünkü kargaşa, çatışma, güvensiz ortamının asıl sebebini, gayri meşru İsrail rejiminin oluşturulduğu 1948 yılında aramak gerekir. Batılı devletlerin desteğiyle kurulan ve Amerika emperyalizminin geniş katkısıyla kendi varlığını sürdüren siyonist İsrail rejiminin bu bölgede var olduğu tarihten şimdiye kadar Oratdoğu veya Batı Asya bölgesi bir huzur yüzü görmemiş ve bu gayrı meşru veletin güvenliğinin sağlanması için Amerika ve öteki batılı devletler her zaman bölgeyi çıkardıkları, çatışma, savaşlarla, destekledikleri terör örgütleriyle kaosa sürüklemişlerdir. Bugün işgalci İsrail rejimi Amerika'nın destekleriyle ayakta durabilmiş ve varlığının Amerika'dan aldığı maddi ve silah yardımları, uluslararası arenasında başka ülkelerin kıskaca alınmasıyla sürüp gitmektedir. Bugün eğer İsrail'in bölgenin tek nükleer gücü olarak varlığını sürdürebiliyorsa, dünyadan hiç kimsenin ona gözünün üstünde kaşın var diyemiyorsa, nükleer silahları denetlemekle mükellef uluslararası kuruluşlar İsrail'in denetlenmesi meselesini kesinlikle gündeme getiremiyorlarsa, İsrail'e karşı olan, onu işgalciliğine karşı olan, nükleer silahlarının yok edilmesi gerektiğini dile getiren ülkelerin sürekli olarak tehdit, korkutma, savaş, mali baskılar, yaptırımlarla yüz yüze geliyorlarsa tüm bunlar Amerika'nın bölgede ve dünyada estirdiği terörizmden ileri gelmektedir.
Bugün dünyada ve bölgede huzursuz olan, kargaşa ve çatışma içinde bulunan bölgelerde hangi taşı kaldırsanız altından Amerika ve işbirlikçi yandaşları ve uşakları çıkmakta. Birileri başka ülkelere saldırarak masum sivil insanları katlederken, dünya kamu oyunun dikkatleri başka yerlere dağıtılması için sürekli olarak İran suçlanmakta, İran nükleer meselesi gündeme getirtilmekte, İran milli savunma sanayi zan altında bırakılmaya çalışılmaktadır. Ama bugün kadar İran'ın, Arabistan, Bahreyn, BAE ve İsrail'in yaptığı gibi hangi ülkeye saldırdığına dair tek bir örnek dahi verememiş bulunmaktalar.
ABD ve İsrail'in BM temsilcilerinin güvenlik konseyinde Filistin meselesi, İsrail'in bu bölgedeki yayılmacılıkları, saldırganlıkları görüşülürken İran'ı suçlamaya, asılsız iddialarını gündeme getirmeye devam etmeleri de dikkatlerin dağıtılmasından başka bir şey değil. Bu da onların artık yolun sonuna geldiklerini, sözlerinin bir alıcısının olmadığını gösteriyor.