Özel raportör atanması ve raporunun, gayri meşru olması
https://parstoday.ir/tr/news/world-i88247-Özel_raportör_atanması_ve_raporunun_gayri_meşru_olması
BM'in İran insan hakları özel raportörü Asime Cihangir, 2017 ilk yarısı ile ilgili raporunu, İran'da insan hakları konusunda eskiden olduğu gibi siyasi açıdan bakarak genel kurulun 3. komitesine sundu.
(last modified 2022-10-07T13:02:52+00:00 )
Ekim 28, 2017 03:48 Europe/Istanbul
  • Asime Cihangir
    Asime Cihangir

BM'in İran insan hakları özel raportörü Asime Cihangir, 2017 ilk yarısı ile ilgili raporunu, İran'da insan hakları konusunda eskiden olduğu gibi siyasi açıdan bakarak genel kurulun 3. komitesine sundu.

Asime Cihangir kendi raporunda yine eskiden olduğu gibi, İran'da dini azınlıkların durumundan, idam cezası, ifade ve düşünce özgürlüğünün çiğnenmesi, ayrıca kadınlara gereken fırsatlar ve olanakların verilmemesi konularında eleştirilerde bulundu. Özel raportörün İslam inkılabı muhaliflerine ve inkılap karşıtlarının belgelerine dayanan rapor sunma tarzı, bu gibi raporların hiçbir meşruiyet ve itibarı olmadığı konusunda bir şüphe bırakmıyor. Fakat Asime Cihangir'in raporuna değinmeden, esasen İran için böyle bir raportör atanma nedenini incelemek gerekir.

BM insan hakları konseyi, İran'ı eleştiren ülkelere göre insan haklarına daha fazla riayet ettiği ve bu yolda atım atan bir ülkeyi özel raportör atamıştır. BM'nin bu girişimi ve işgal edilen Filistin toprakları, Suudi Arabistan ve Amerika'nın dehşet veren hapishanelerinde insan haklarının geniş çapta ayaklar altına alınmasına kayıtsız kalması, insan hakları konusunun siyasi amaçlar uğruna araç olarak kullanıldığını gösteriyor. Siyonist rejim, işgal edilen Filistin topraklarında apartayd rejimin en yeni örneğini uygularken BM insan hakları özel raportör nimetinden yoksundur; sadece bu örnek, İran'a karşı insan haklarının bir araç olarak kullanıldığını ispat etmek için yeterlidir. İşgal edilen Filistin topraklarına ilaveten Suudi Arabistan ve bizzat Amerika başta olmak üzere dünyanın diğer bölgelerinde insan haklarının geniş çapta ayaklar altına alınmasına şahit oluyoruz; örneğin Amerika'da renkli derililerin haklarına asla önem verilmiyor, fakat yine de onlara özel bir raportör atanmıyor.

Bu durum dikkate alınınca, özel raportörün İran ile ilgili raporlarının meşruiyeti söz konusu olamaz ve hatta ardı ardına yayınladığı raporlar da itibarsızdır. Bu bağlamda İran İslam cumhuriyeti dışişleri bakanlığı sözcüsü Behram Kasımi Perşembe akşamı Asim Cihangir'in raporuna tepki olarak, "söz konusu raporun, bazı garezli ve belli bazı düşman ülkelerce siyasi hedeflere dayalı adil ve insaflı olmayan bir bildiri üzerine hazırlandığını belirterek, bazı ülkelerin siyasi, insafsız ve çelişkili standartlara dayalı tutumlardan yararlanmanın, dünya çapında insan hakları konusunun konum ve şanının zayıflamasından ve insan hakları konusunda kara karneye sahip olan insan hakları iddiasında olanlar ve müttefiklerinin daha fazla rezil olmalarından başka bir sonucu olmayacağını belirtti.

İran'ın BM insan hakları konseyi özel raportörü Asime Cihangir ile işbirliği yapamaması ve İran ziyaretine muhalefet edilmesi de raportörlerin siyasi mahiyet ve amaçlar çerçevesinde göreve atandıklarını da açıklıyor. Bu yüzden İran İslam Cumhuriyeti, insan hakları ile İran için atanan özel raportörü Asime Cihangir'i resmiyete tanımazken, raporlarının gayrı meşru garezli kaynaklara dayandığını ve uluslararası standartlardan yoksun olduğunu belirtiyor.

Bu çerçevede İran'ın BM temsilciliği müsteşarı Muhammed Hasaninejad Pirkuhi de Asime Cihangir'in son raporuna tepki olarak, söz konusu raportörün, BM üyesi diğer 192 ülke için de özel raportör atandığı zaman meşruiyet kazanacağını söyledi./