Balfour Deklarasyonu; İngiltere için bir utanç lekesi
https://parstoday.ir/tr/news/world-i88565-balfour_deklarasyonu_İngiltere_için_bir_utanç_lekesi
Filistin topraklarının işgalini resmileştiren 1917 Balfour Deklarasyonu 100. yılına girdi. "Filistinlileri yok sayarak, topraklarında Yahudiler için bir vatan vadeden" Balfour Deklarasyonu’nun üzerinden geçen 100 yılın ardından Filistin halkı hala bu mektubun yol açtığı sorunlarla mücadele ediyor.
(last modified 2022-10-07T16:32:52+00:00 )
Kasım 02, 2017 07:57 Europe/Istanbul
  • Balfour Deklarasyonu; İngiltere için bir utanç lekesi

Filistin topraklarının işgalini resmileştiren 1917 Balfour Deklarasyonu 100. yılına girdi. "Filistinlileri yok sayarak, topraklarında Yahudiler için bir vatan vadeden" Balfour Deklarasyonu’nun üzerinden geçen 100 yılın ardından Filistin halkı hala bu mektubun yol açtığı sorunlarla mücadele ediyor.

"Halksız vatana, vatansız halkı yerleştirme" söylemiyle yapılan kampanyalar çerçevesinde yazılan bu mektup ile tarihi Filistin topraklarına ciddi boyutlara ulaşan soy kırım ve cinayetler eşliğinde büyük bir Yahudi göçü başlatılmıştı.

Ortadoğu'da tarihin akışını değiştirerek Filistin'de işgale kapı açan İngiltere'nin yayımladığı bu deklarasyonun ardından Filistinliler, bu güne kadar topraklarının yüzde 78'ini kaybetti, çoğunluğu mülteci durumuna düştü.

Balfour Deklarasyonu’nun yıl dönümünde Filistinli gruplar çeşitli bildiriler yayınlayarak ve muhtelif etkinlikler düzenleyerek İngiltere'ye karşı itirazlarını bildirmekte ve İngiltere'nin bu girişimini lanetlemekteler.

İslami Direniş Hareketi (Hamas), Balfour Deklarasyonu'nun "yüzyılın ayıbı" olduğunu belirterek, İngiltere'nin Filistin halkından özür dilemesi ve hatasını düzeltmesi gerektiğini bildirdi.

Hamas Hareketi 31 Ekim Salı günü konuyla ilgili bir bildiri yayınladı. HAMAS'ın  bildirisinde, Balfour Deklarasyonu'nun insani bir felaket ve çağın ayıbı olduğu, bir kalem darbesiyle tarihi gerçekleri saptırdığı ve Filistinlileri yok saydığı ifade edildi.

İngiltere'nin Filistin halkına, tarihine ve kültürüne yönelik büyük bir suç işlediğini kaydeden HAMAS, İngiltere'nin bugün yanlışından dönerek gasp edilmesine yol açtığı hakların sahiplerine iade edilmesini sağlaması gerektiğini belirtti.

Balfour Deklarasyonu nedeniyle Filistinlilerin uğradıkları zararların telafi edilmesini isteyen HAMAS, İngiltere'nin Filistin'i işgali sırasında Balfour Deklarasyonu'nu uygulamak ve Yahudilere bir vatan oluşturmak için çalıştığına işaret etti.

İngiltere'nin gerçek toprak sahipleri olan Filistinlilerin haklarını gözardı ettiğini ve işgalci güç olarak üzerine düşen sorumluluğu yerine getirmediğini kaydeden HAMAS, Filistin halkına haksızlık eden politikalar benimsenerek Siyonistleri destekleyen yöneticilerin atandığını söyledi.

HAMAS Hareketi, İngiltere'nin bu tavrının Filistin halkı için felakete yol açtığını, bölgede savaşlara ve kanlı çatışmalara kapı araladığını ifade etti.

Gazze'deki İslam Üniversitesi Tarih Bölümü öğretim üyesi Gassan Vişah, "en hilekar vaat" niteliğindeki Balfour Deklarasyonu'nun Filistinlilerin hayatını alt üst ettiğini belirtti.

İngiltere'nin siyonist İsrail'e her konuda destek olduğuna ve Kudüs'teki İbrani Üniversitesi ile Hadassah Hastanesini de İngiltere'nin inşa ettiğine dair bilgilerin olduğuna işaret eden Vişah, şunları kaydetmekte:

"İngiltere, Filistin topraklarında bir Yahudi devleti kurmak ve İsrail'in buradaki varlığını güçlendirmek için yayımlanan deklarasyondan sonra Filistin halkını hayatın tüm alanlarında zayıf bıraktı, geçim kaynaklarına el koydu ve hayatlarını mahvetti."

Birleşik Krallık, 2 Kasım 1917'deki Balfour Deklarasyonu ile Filistin topraklarında bir İsrail"vatanı" oluşturulmasını öngören projeye açıktan destek veren ilk büyük devlet olmuştu.

Dönemin İngiltere Dışişleri Bakanı Arthur James Balfour, bu desteği siyonist kampanyanın önemli figürlerinden Lord Walter Rothschild'e yazdığı mektupla ilan etmişti. Deklarasyon, Siyonist İsrail devletinin kurulmasına giden süreçte en önemli kilometre taşı olarak görülüyor.

Balfour Deklarasyonu'nun İngiliz hükümeti tarafından ilanı edilmesi üzerinden yüz yıl geçiyor; Bu deklarasyon uyarınca, Filistin toprakları Yahudilere veriliyordu. Böylece Balfour ile sahte İsrail rejiminin kurulması ve Filistin'in işgali için start verilmiş oldu. Balfour'un üzerinden 100 yıl geçer ve işgal rejimi mazlum Filistin halkına karşı sayısız cinayet işlerken, İngiltere, eski hükümetin bu girişiminden dolayı özür dilemediği gibi, İngiliz Başbakanı Theresa May, Balfour Deklarasyonu'nun yüzüncü yıl dönümü için kutlamalar yapılacağını ve bu deklarasyonun çıkarılmasından onur duyduğunu belirtti. Bu durum, Filistinlileri derinden öfkelendirmiştir. 


Filistinli gruplardan Fetih Hareketi, Hamas , İslami Cihad Hareketi, Filistin Halk Kurtuluş Cephesi ile Filistin Kurtuluş Örgütü, İngiltere Başbakanı Theresa May ’ın, Filistin topraklarında bir İsrail “vatanı” oluşturulmasını öngören Balfour Deklarasyonu’nun 100’üncü yılını kutlayacaklarına yönelik açıklamasını ve Filistinlilerden özür dilemeyi reddetmesini kınadı.

İslami Cihad Hareketi liderlerinden Ahmed el-Mudellel de Balfour Deklarasyonu için Filistin halkından özür dilemeyen İngiltere'nin, Filistinlilerin haklarının ihlal edilmesinden dolayı Uluslararası Ceza Mahkemesi'nde yargılanmasını talep etti.

Mudellel, "Filistin halkı hala Balfour Deklarasyonu'ndan kaynaklanan abluka, yıkım, evsiz bırakılma ve göç ettirilme, Yahudi yerleşim birimi, Yahudileştirme ve savaş gibi etkileri yaşıyor. Acılar hala devam ediyor. İngiltere, İsrail'in Filistin halkına yönelik işlediği suçların ortağıdır." dedi.