BM’de korsan İsrail’e eleştiri
https://parstoday.ir/tr/news/world-i9319-bm’de_korsan_İsrail’e_eleştiri
BM işgal altındaki Filistin’de insan hakları özel raportörü Makarim Wibisono BM insan hakları konseyine sunduğu nihai raporunda korsan rejim İsrail’in kendisi ile gerektiği gibi işbirliği yapmamasını sert bir dille eleştirdi.
(last modified 2022-10-07T13:02:52+00:00 )
Mart 24, 2016 18:49 Europe/Istanbul
  • BM’de korsan İsrail’e eleştiri
    BM’de korsan İsrail’e eleştiri

BM işgal altındaki Filistin’de insan hakları özel raportörü Makarim Wibisono BM insan hakları konseyine sunduğu nihai raporunda korsan rejim İsrail’in kendisi ile gerektiği gibi işbirliği yapmamasını sert bir dille eleştirdi.


BM işgal altındaki Filistin’de insan hakları özel raportörü Makarim Wibisono BM insan hakları konseyine sunduğu nihai raporunda korsan rejim İsrail’in kendisi ile gerektiği gibi işbirliği yapmamasını sert bir dille eleştirdi. 24 Haziran 2014 tarihinde bu sorumluluğu üstlenen Makarim Wibisono, 2016’nın Ocak ayında ve korsan rejim İsrail’in kendisinin görev bölgesinde bazı bölgeleri gözetleme ve teftişte bulunma talebine karşı çıkmasının ardından görevinden istifa etti, fakat 31 Mart tarihine kadar görevini sürdüreceğini açıkladı.


Wibisonu yaptığı açıklamada, maalesef siyonist rejimin kendisi ile işbirliği yapmaması, bu rejimin işgal altındaki Filistin topraklarında Filistin milletinin haklarını geniş çapta ihlal ettiğinin işareti olduğunu belirtti.


Bu arada şimdiye kadar BM’nin çeşitli kurumları tarafından yayımlanan çok sayıda raporda eli kanlı rejimin sürekli Filistin milletine karşı cinayet işlediği vurgulanıyor. Ancak korsan İsrail bu rejimin Filistin milletine yönelik cinayetlerinin incelenmesi yolunda uluslararası kurum ve kuruluşları engellemesi ve BM gözlemcilerinin işgal altındaki Filistin’de denetleme yapmalarına mani olması sürüyor.


Gerçekte siyonist rejimin mazlum Filistin milletine karşı işlediği cinayetleri o kadar açık ve aşikardır ki, bu konuda inceleme yapan her şahsiyet veya uluslararası kurum ve kuruluş hemen eli kanlı rejimin cinayetlerini fark ediyor ve bu konuyu yayımladıkları raporlarda ve açıklamalarında dile getirerek katil rejimin cinayetlerine karşı kin ve nefretini beyan ediyor.


Bu şartlarda ise uluslararası kamuoyu BM’nin korsan İsrail’in cinayetlerini aydınlatan raporları yayınlamasını ve kamuoyunu bu konuda aydınlatmasını ve korsan İsrail elebaşılarının sorgulanmasını ve yargılanması için gereken tedbirleri almasını istiyor.


Aslında uluslararası kurum ve kuruluşların korsan İsrail’in cinayetlerinin üstüne gitmemesi ve bu konuda müsamahakar ve pasif davranması, Tel aviv’in cinayetlerini sürdürmesinde önemli etkisi olan bir durumdur, nitekim bu durum hatta söz konusu uluslararası kurum ve kuruluşlarda bazı yetkililerin eleştirilerini de beraberinde getirdiği anlaşılıyor. BM özel raportorü Makarim Wibisonu’nun bir süre önce istifa etmesini de bu çerçevede değerlendirmek gerekiyor. Gerçekte bu istifa BM insan hakları uzmanları ve yetkililerinin eli kanlı rejimin küstahlığından ve BM’nin pasif tutumundan rahatsızlık duyduğunu gösteriyor.


Siyonist İsrail’in davranışları ve tutumu, bu rejimin işlediği cinayetler ve katliamlar için hiç bir sınır tanımadığını gösteriyor. Nitekim eli kanlı rejim uluslararası kurum ve kuruluşların pasif tutumu ve özellikle Amerika başta olmak üzere Batılı devletlerin destekleri sayesinde mazlum Filistin milletine karşı kanlı cinayetlerini gönül rahatlığı ile sürdürüyor. Oysa korsan İsrail’in bu tür cinayetleri ve BM kararnamelerini göz ardı etmesi ve uluslararası konvansiyonları ve anlaşmaları hiçe sayması uluslararası camiada derin öfke ve infial duygusuna yol açtığı anlaşılıyor.


Gerçekte korsan İsrail hiç bir kurala ve kanuna saygı göstermediğini ve uygulamaları bölgenin ve dünyanın barışını ve güvenliğini tehdit ettiğini ortaya koyuyor. Bu şartlarda BM gibi uluslararası kurum ve kuruluşların pasif tutumu ve sadece katil rejimin cinayetleri hakkında bazı raporları yayımlaması, bu rejimin bölgede ve dünya genelinde yıkıcı uygulamalarını sürdürmesinden başka hiç bir getirisi olamayacağı kesindir.