Irakçi: Rusya ile Buşehr Nükleer Santralinin Sonraki Aşamaları İçin Görüşüyoruz
İran Dışişleri Bakanı Seyyid Abbas Irakçi, Rusya’daki MGIMO Üniversitesi’nde yaptığı konuşmada, Tahran ile Moskova arasında farklı düzeylerde yakın siyasi istişarelerin sürdüğünü açıkladı.
Irakçi konuşmasında şöyle dedi: “Biz direnmeyi seçtik ve savunma ile füze gücü dahil kendi imkânlarımızı kullandık. Silahlı kuvvetlerimiz net bir yanıt verdi. Her ne kadar ‘İran’ın gökyüzü düşmanın kontrolündeydi’ denilse de, söylenmeyen şey şudur: İşgal altındaki toprakların gökyüzü de İran’ın füzelerinin kontrolündeydi.”
Irakçi sözlerine şöyle devam etti: “Sonuçta İran halkının direnişi sayesinde karşı taraf, koşulsuz ateşkesi kabul etmek zorunda kaldı. Bu deneyim gösteriyor ki mevcut uluslararası düzende ülkelerin güçlü olmaktan başka çaresi yok. Bu da İran ile Rusya arasındaki işbirliğinin temel eksenlerinden biridir; yani hegemonya ve zorbalığa karşı karşılıklı destek.”
İran Dışişleri Bakanı, “Rusya, Çin ve savaş boyunca İran’ı destekleyen, saldırıları kınayan birçok ülkeye teşekkür ediyoruz. Bu destekler, İran–Rusya ilişkilerinde tarihi bir dönüm noktasıdır ve asla unutulmayacaktır” dedi.
Irakçi, İran’ın Rusya ve Çin başta olmak üzere birçok ülkeyle ilişkilerini geliştirdiğini belirterek, “Rusya ile yakın siyasi istişarelerimiz, farklı düzeylerde sürekli görüşmelerimiz ve büyük ekonomik projelerimiz var. Bunlardan en önemlilerinden biri Kuzey–Güney Koridoru’dur. Bu koridor, Rusya’yı Fars Körfezi ve Hint Okyanusu’na bağlayacak, mal taşımacılığını daha hızlı ve ucuz hale getirecektir” ifadelerini kullandı.
Irakçi ayrıca, “Rusya İran’ın ilk nükleer santralini Buşehr’de inşa etti ve bu santral iki ülke ilişkilerinin sembolü haline geldi. Şimdi de sonraki aşamaları için görüşmelerimizi sürdürüyoruz” diye ekledi.
Seyyid Abbas Irakçi şöyle dedi: “Ne yazık ki uluslararası sistem düzensizliğe doğru ilerliyor. Ülkeler, Birleşmiş Milletler’in kurulmasından sonra uluslararası hukuk ve kurallara dayalı bir düzen oluşturmak için çaba gösterdiler. Ancak bugün gördüğümüz, özellikle Amerika’nın yeni politikalarında, kuralların bir kenara bırakılması ve yerine güç ile zorbalığın geçmesidir.”
Irakçi sözlerine şöyle devam etti: “Amerika Başkanı’nın dış politika teorisi ‘zor yoluyla barış’ anlayışına dayanıyor. Oysa insanlık yıllarca barışın diplomasi ve hukuk aracılığıyla sağlanması için uğraştı. Zor yoluyla barış demek, daha fazla güce sahip olanın kendi isteklerini başkalarına dayatmasıdır; bu da tam anlamıyla ‘orman kanunu’dur.”
İran Dışişleri Bakanı sözlerine şöyle devam etti: “Bugün görüyoruz ki Amerika kendine dünyanın her yerinde müdahale etme, saldırı düzenleme, suikast yapma ve yaptırım uygulama hakkı tanıyor. Ayrıca Batı Asya’daki müttefikine de uluslararası tüm yasaları hiçe sayarak sınırsız hareket özgürlüğü veriyor. Son yıllarda İsrail birçok bölge ülkesine saldırdı, Gazze’de on binlerce Filistinli öldürüldü ve bir soykırım yaşanıyor. Ne yazık ki Amerika ve bazı Avrupa ülkeleri bu konuda sessiz kaldı.”
Irakçi ayrıca şunu vurguladı: “İran’ın barışçıl nükleer tesislerine yönelik saldırılar, Uluslararası Atom Enerjisi Ajansı’nın denetimi altında olmalarına rağmen, uluslararası hukukun en büyük ihlallerinden biridir. Bunlar, uluslararası sistemdeki kanunsuzluğun örnekleridir ve dünyayı daha fazla güvensizliğe sürüklüyor.”/