İslam inkılabı ve sanat - 4
https://parstoday.ir/tr/radio/iran-i100415-İslam_inkılabı_ve_sanat_4
İslam inkılabı sanatı bir yandan doğa ötesi ve öbür yandan somut ve güncel olan meseleleri kapsayan bir sanattır. İslam inkılabı sanatı bu iki alanı gerçeğe dönüştürmek için güzellik temelinde bir kalıp yaratmıştır.
(last modified 2023-09-08T03:21:29+00:00 )
Şubat 23, 2018 13:32 Europe/Istanbul

İslam inkılabı sanatı bir yandan doğa ötesi ve öbür yandan somut ve güncel olan meseleleri kapsayan bir sanattır. İslam inkılabı sanatı bu iki alanı gerçeğe dönüştürmek için güzellik temelinde bir kalıp yaratmıştır.

İslam inkılabı sanatının temel unsurlarını muhteva unsurları ve güzellik tanımı unsurları olmak üzere iki ayrı bölümde ele almak mümkün.

Muhteva unsurları, yaratılan sanat eserinin muhtevasını, sanatsal ifade ve işleme yönteminden ayrı olarak oluşturan bölümdür. Bu unsurlar siyasi, sosyal ve psikolojik unsurlardır ve İslam inkılabı günlerinden ve daha sonra dayatılan savaş yıllarında tarihi unsurlardan, dini mitolojilerden, inançsal ve İslamî unsurlardan oluşur. Nitekim İslam inkılabının özel meseleleri ve bu inkılabın şekillenmesi ve zaferi sıralarında yaşanan hadiseler, inkılap sahneleri ve savaşla ilgili görüntüler, İslam inkılabından sonraki sanatçıların eserlerinde bol bol  göze çarpar.

İslam inkılabının büyük mimari İmam Humeyni -ks- ve İslam inkılabının zafere ulaşmasında rolü ve diğer inkılap şahsiyetleri de inkılap sanatını irdelerken üzerinde durulması gereken unsurlardır. Nitekim İslam inkılabında imamın eşsiz liderlik rolü ve halk kitleleri ile yakın irtibatı, sanatçıların  üzerinde durduğu ve çeşitli şekillerde yeniden beyan ettikleri konulardır. Daha sonra dayatılan savaş ve bu savaşın kahramanları ve savaşla bağlantısı olan konular, İslam inkılabı sanatında özel bir yeri olan unsurlar sayılır. Yine daha sonraki kademelerde ise bu sürecin iktisadi meseleleri, sosyal olayları ve insani konuları örnek vermek mümkün.

Gerçekte İslam inkılabı sanatı eşsiz bir özelliği yüzünden başka hiç bir sanat ekolü ile karşılaştırılamayacak bir sanat ekolüdür. İslamî sanatta sebep sonuç ilişkilerinin ürünü olan ve gaybi aleme işaret eden, gerçek ve maddi alem gözetilir. İslam dininin temel ilkelerine dayanan bu bakış, son asırlarda İslamî sanata sürekli hakim olmuş, fakat İslam inkılabı sanatında yeni bir kalıpta tecelli etmiştir. Bu inanç görsel ve gösteri sanatlarında maddi unsurları kullanmak ve ışık, gölge, renk ve diğer boyutlu ve görsel unsurlar kullanılmak sureti ile şekillendi ve zamanla daha da pekişti ve çeşitlendirildi.

Öte yandan resim ve mimari kadar derin mazisi olmayan sinema gibi sanatlarda da sinema sanatçıları tarafından çok değerli deneyimler kazanıldı. Buna göre bu sanat dalında İranlı sanatçıların deneyimleri sanatseverleri diğer sanat türlerine göre daha çok tatmin etmeye başladı ve hatta dünyanın başka ülkelerinde de sinema sanatının muhatapları bu İranlı ve İslamî inançla tanıştı.

Aşura tarihi ve tarih ve asrı saadet maceralarının kahramanları ister simgesel olarak veya ister gerçekçi bir şekilde, İranlı sanatçıların ilham kaynağı olmuştur.  Örneğin genellikle beyaz bir atın üzerinde oturan İmam Hüseyin’in -s- timsali neredeyse bir sembol haline gelmiştir. Yine Hz. Zeyneb -s- veya Hz. Ebulfazl -s- da Kerbela hadisesinin büyük kahramanları olarak İslam inkılabından sonraki yıllarda sanat eserlerinin önemli birer unsuru olmuştur.

Bundan başka, beşeriyetin ve alemin kurtarıcısı olan Hz. Mehdi -s- de bir çok sanatçının resimleri, şiirleri ve yazılarında yer almış ve sonuçta Müslüman İran milleti ve sanatçılarının inançlarını yansıtmıştır. Bu varlık, kurtarıcıya doğa ötesi boyut kazandırmakla beraber sanatsal atmosfer yaratarak ve sanat eserlerine dini simgeler şeklinde yansıyarak muhataplara aktarılmaktadır. Bunlardan başka endamın çizimi, nurun görünmeyen kaynağı ve diğer dini simgeler  ve bir görüntüde bir kaç çerçeveyi yerleştirerek semavi bir atmosferi telkin etmek, hepsi İslam inkılabı sanatının özel unsurlarıdır ve manevi deneyimlerin muhataplarına aktarmakta etkili sayılır.

Başta inkılapların sanatı olmak üzere çeşitli ideolojilerde insana bakış tarzı, her zaman sanatçıların önemli kaygılarından biri olmuştur. Gerçi İslam dininde insan, değerlerin temeli değildir. İnsan tüm varlık alemi onu maddi ve beşeri açıdan yüceltmek üzere yaratılan bir mahluktur. Ancak insanın varlık aleminde varlığının esas felsefesi kemale ermektir ve bu kemal, öyle bir kemaldir ki sonu yüce Allah’a bağlanmanın mümkün olduğu bir sondur.

İslam inkılabı sanatında saadet ve kurtuluş sosyal, siyasi ve ahlaki maddi bir seyirden başlar ve ardından buluğ aşamasına geçer ki bu da daha üstün bir alemle ilgilidir. Bu yüzden hem Kur'an'ı Kerim kıssalarında ve hem ilham veren konularda İslam inkılabı sanatçısı yaşaman en maddi ve en hissedilebilir boyutlarında da varlık sergileyebilir. Örneğin İslam inkılabı sanatında sömürü meselesi, aşk, şevk, öfke, nefret ve diğer duygusal boyutlar kadar gözetilen bir durumdur.

Ve son nokta olarak da ahlak, İslam inkılabı sanatında bir temel olmasıdır. Ancak bunun anlamı sanatçının seçeceği temaların kısıtlanması değildir. Ahlak sanatçıyı cinayet, fuhuş, hırsızlık, fesat ve benzeri ahlak dışı konuları da büyük bir titizlik ve zarafetle işlemesi ve hatta sembolik beyanla ve ahlakı geliştirmek için ele almasına yardımcı olan bir etkendir.

İslam inkılabı sanatında bir çok durumda sanatçı, laik bir sanatçının işlediği temaları seçmiş olabilir, fakat seçtiği konuyu kendine özel bakışı ve ahlak anlayışı ile işlemiştir. Buna göre bu sanatta ahlak sınırlarını aşmak veya ahlaksızlık yapmak gibi durumlar asla söz konusu olamaz ve her halükarda insani keramet korunur ve gözü kulağı ve ruhu her türlü kötülükten ve kirlilikten uzak tutulur.