Sağlık Heftsini üzerine
https://parstoday.ir/tr/radio/iran-i104110-sağlık_heftsini_üzerine
İran milletinin Nevruz bayramında olmazsa olmaz adetlerinden biri Heftsin adını verdikleri bayrama özel bir sofrayı kurmaktır.
(last modified 2023-09-08T03:21:29+00:00 )
Nisan 02, 2018 17:47 Europe/Istanbul

İran milletinin Nevruz bayramında olmazsa olmaz adetlerinden biri Heftsin adını verdikleri bayrama özel bir sofrayı kurmaktır.

Biz de bu sofrayı ve içinde yer alan nesnelerin aile sağlığı üzerindeki etkilerini sizler için gözden geçirmeye karar verdik. Birlikte dinleyelim.

Heftsin sofrasını kurmak İran milletinin Nevruz bayramında en ünlü geleneklerinden biridir. Bu sofra tazelik ve yenilik simgesi ve aile fertlerini yeni yıla girildiği manevi anlarda bir araya toplama bahanesidir.

İran’da her yeni yıla girerken aile fertleri birbirine yardım ederek evin her tarafına temizlik yapar ve herkes en yeni elbiselerini giyerek Heftsin adı ile anılan Nevruz sofrasının başında yerini alır ve yeni yılı sevgi ve sevinçle karşılar.

Gerçekte Nevruz bayramında Heftsin sofrasını kurmak, insanların gönlünü ve ruhunu şad etmekle beraber bazı eğitici ahlaki ve terbiyevi mesajları ve noktaları da içerir. Heftsin sofrasının her bir nesnesi yeşermek, üremek, verimlilik, bolluk, bereket ve benzeri kavramları simgeler ve insanları bu öğretilere davet eder.

Eski İran’da her bir şenlik veya bayram için özel bir sofra kurulur ve içine türlü yiyecekler yerleştirilirdi. Nevruz bayramının sofrası Heftsin’dir ve diğer sofralara nazaran daha renkli ve daha bereketli olması gerekir.

Heftsin sofrası genellikle yeni yıla bir kaç saat kaldığı bir sırada yerden biraz daha yüksekte bir yerde kurulurdu. Bu gelenek halen biraz değişiklikle beraber devam etmektedir.

Heftsin sofrasına Fars dilinde S harfi ile başlayan yedi yiyecek ve besin maddesi yerleştirilir, ki bolluk ve bereket ve bol hasat simgesi sayılır.

Heftsin sofrasının bir nesnesi, yeniden doğuş ve tazelik ve yeşillik ve inanın doğa ile bütünleştiğini simgeleyen ve önceden bir kapta buğday ve mercimek gibi tohumlardan yeşertilen “Sebze”dir.

Bu sofraya konan bir başka nesne, buğdaydan yapılan ve yine bitkilerin verimliliğini simgeleyen “Semenu” adında bir tatlıdır. Elma sağlık ve güzelli ve verimlilik simgesi ve iğde de aşk ve sevgi, gönül verme ve üreme simgesi olarak Heftsin sofrasında yer alan diğer iki nesnedir.

İnsan yaşamında sağlık etkeni ve mutluluk uyarıcısı olarak bilinen somak ve sarımsak, Heftsin sofrasında yer alan iki önemli nesnedir. Sirke de Heftsin sofrasının yedi nesnesinden biridir ve sabrı simgeler, zira sirke elde etmek için uzun süre beklemek gerekir.

İran milleti S harfi ile başlayan bu yedi nesneden başka Heftsin sofrasına başka şeyleri de koyar. Örneğin yumurta üreme ve yaratılma simgesi, ayna şeffaflık ve dürüstlük simgesi olarak sofranın başına yerleştirilir. Su bereket ve paklık simgesidir ve küçük kırmızı balık da hayat ve hareketlilik ve yine hş. Takviminin son ayının simgesidir. Sikke ise sermaye ve işlerin revaçta olduğunu simgeler. Mum da ışık, aydınlık ve enerji simgesidir.

Haftsin sofrasında ayrıca sümbül çiçeği gibi çiçekler konur ve bu çiçeklerin hoş kokusu ilkbaharın gelişini müjdeler. Tatlı çeşitleri de Heftsin sofrasının diğer bileşenidir. Ve tüm bunların yanında Kur'an'ı Kerim Heftsin sofrasında özel bir yeri vardır ve bu sofranın temel erkanlarından biridir.

İran milletinin yedikleri ve içtikleri hakkındaki geniş bilgileri, mevsimleri, renkleri ve ürünleri tanıma yetenekleri, çeşitli mevsimlerde düzenledikleri şenliklerde tecelli eder. Nitekim Nevruz bayramında kurulan sofrada yer alan besin maddelerine bakarak, Heftsin sofrası türlü vitaminler ve mineraller zengini bir sofra olduğu ve insan vücudunun savunma sistemini güçlendirmenin yanında, kanser, kalp ve damar ve diğer bir çok kronik hastalığa karşı da uzun vadede koruma sağladığı anlaşılır. Gerçekte İran milleti Heftsin sofrasında sağlıklı yaşam için gerekli beslenme mesajını kuşaktan kuşağa aktararak günümüze dek ulaşmasını sağlamıştır. Nitekim Heftsin sofrasında yer alan besin maddelerinin tedavi özelliklerini gözden geçirecek olursak, bu iddianın ne kadar doğru olduğu anlaşılır.

Elma A, B ve C vitaminlerini ve yine demir, kalsiyum ve fosfor gibi mineraller içeren bir meyvedir. Bu meyvede bol miktarda faydalı asitler, potasyum ve sodyum tuzları vardır. Elmada bulunan en önemli mineral ise gençlik unsuru tabir edilen potasyumdur, zira potasyum damarların yumuşamasına ve sonuçta tansiyonun düşmesine yardımcı olur.

Elma anti oksidan deposudur ve yine pektin adı verilen bir nevi lif içerir. Her bir elma yaklaşık dört gram lif içermektedir. Elma sindirim sisteminin daha iyi çalışmasına, kan kollestrolünün düşmesine, kansere yakalanma riskinin düşmesine, ömrün uzamasına ve saçların dökülmesinin önlenmesine katkısı olan bir meyvedir. Yine elma şeker içermediğinden diyabet hastası  olan insanlara tavsiye edilir.

Heftsin sofrasında yer alan iğde de çok ilginç özellikleri vardır. İğde E ve C vitaminlerini ve Karoten içerir, ki hepsi birer güçlü anti oksidandır. İğdede bulunan bazı yağlı asitler ve estroller, iltihaplanmalara karşı bire birdir. İğdede bulunan flavonoidler kasların gevşemesine yardımcı olur. Bu yüzden kaslarında ve mafsallarında sorun yaşayan insanlara iğde tüketmeleri tavsiye edilir. araştırmalar iğdeden elde edilen pudranın da kronik iltihapların tedavisinde çok etkili olduğunu gösteriyor.

İğde ayrıca kalsiyum içerir ve kemiklerin yumuşamasına önler. Bazı araştırmalar iğdenin ateşi düşürme ve yine kanlı ishallerin tedavisinde etkili olduğunu göstermiştir.

Somak, iştah açıcı bir maddedir ve bazı yemekleri tatlandırmakta kullanılır. Somak kabızlığa iyi gelir ve mideyi temizleyici özelliği vardır. Somak glükozun insan vücudundaki hayati proteinlerle birleşmesine %80 kadar engel olduğundan diyabet hastalarına tavsiye edilir. bu maddenin romatizma gibi hastalıkların tedavisinde etkili olduğu ve anti bakteriyel özelliği bulunduğu ispat edilmiştir. Somak kanı arıtmakta da etkilidir ve üre gibi kandaki fuzuli maddeleri bertaraf eder. Bu yüzden kebapla birlikte kebabın içerdiği aşırı oranda ürenin zararını hafifletmek için somak tüketilmesi tavsiye edilir.

Gerçi insanlar sarımsağı yemeklerin çeşnisi olarak bilir, fakat gerçekte bitkisel ilaç sayılır. Bu bitkiden çeşitli hastalıkları önlemek veya tedavi etmekte yararlanılır. Sarımsak fulik asit, C vitamini, kalsiyum, demir, manyezyum ve potasyum deposudur ve az miktarda da B1, B2 ve B2 vitaminleri içerir. Sarımsak taze olarak veya hap haline getirilmiş şekli ile ilaç olarak tüketilir.

Sarımsak kalp ve damar hastalıkları ve özellikle yüksek tansiyon ve damar tıkanıklığı gibi hastalıkların tedavisinde kullanılır. Bundan başka sarımsağın sindirim sistemi kanserleri ve prostat hastalığının önlenmesinde etkilidir. Bazı bilginler sarımsak yemeklerde çeşni olarak kullanıldığında besin maddelerinden zehirlenmeyi önlediğini belirtiyor, zira sarımsağın anti bakteriel ve anti mantar özellikleri vardır ve Salmonela gibi besin maddeleriyle zehirlenmenin önlenmesinde etkilidir.

Sirke ise ta eski zamanlardan beri ilaç özelliğinden çeşitli durumlarda faydalanılan bir maddedir. Bu sihirli madde ağır yiyeceklerin sindirilmesini ve besin maddelerinin hücrelere ulaşmasını hızlandırır ve ekşi tadı itibarı ile çeşitli yemeklerde çeşni olarak kullanılır. Sirke mideye salgıların artmasına yardımcı olur ve ayrıca kanda ve safra kesesinde iltihapları yok eder ve bir ölçüde kanser hastalığını önler. Sirke için tansiyonu düşürme ve kanda kollestrol oranını azaltma gibi özelliklerden de söz edilir. sirke ayrıca fazlı kiloların kontrol edilmesinde ve iltihaplanmaların tedavisinde etkilidir.

Bazı araştırmalar sirkenin vücutta kalsiyumun cezbedilmesine katkı sağlayarak kemik yapımına yardımcı olduğunu göstermiştir. Sirkenin anti bakteriel ve anti mantar özellikleri ile besin maddelerinden zehirlenmeleri önlemekte etkisi ispat edilen bir gerçektir.

Buğdaydan ve buğday unundan yapılan Semenu, içine hiç bir şeker katılmadığı halde çok tatlı olur. Semenu A, E ve K vitaminleri ve özellikle B grubunda yer alan B1, B3, B5, B8 ve B12 vitaminlerini ve ayrıca kalsiyum, potasyum, fosfor, seleniyum ve demir minerallerini içerir.

Tüm bu vitaminler ve mineraller semenudan mükemmel bir besin maddesi yapar ve deri ve saç sağlığı, sinir sistemi, hafıza, kan dolaşım sistemi, kemik ve diş, göz ve yine bir çok organa faydası söz konusudur. Semenu sporculara, çocuklara, hamile kadınlara, anemi hastalarına, karaciğer ve kemik hastalığına yakalananlara ve MS hastası olanlara tavsiye edilir. Semenu insan vücudunun ihtiyacı olan kaloriyi karşılamak ve gençleştirmek ve depresyonla mücadelede de etkilidir.