Yeni yıla girerken İran - 1
https://parstoday.ir/tr/radio/iran-i106148-yeni_yıla_girerken_İran_1
Hş. 1396 yılı İran için milli vahdetin tecelli ettiği bir yıl olmakla beraber bazı tehditler ve komplolarla da karşılaştığı bir yıl oldu. İran milleti ise bu yılı, düşmanların tüm tehdit ve komplolarını etkisiz hale getirmeyi başardığı ve bu alanda düşmanları hüsrana uğrattığı bir sırada tamamladı.
(last modified 2023-09-08T03:21:29+00:00 )
Nisan 20, 2018 13:44 Europe/Istanbul

Hş. 1396 yılı İran için milli vahdetin tecelli ettiği bir yıl olmakla beraber bazı tehditler ve komplolarla da karşılaştığı bir yıl oldu. İran milleti ise bu yılı, düşmanların tüm tehdit ve komplolarını etkisiz hale getirmeyi başardığı ve bu alanda düşmanları hüsrana uğrattığı bir sırada tamamladı.

İran İslam Cumhuriyeti nizamı İslam inkılabı zafere kavuştuğu günden bu yana düşmanların tüm fitnelerini ve komplolarını etkisiz hale getirdi ve inkılapçı ihtişamı ve akılcılığı ile düşmanların nüfuz etmesine geçit vermeyeceğini ispat etti.

İslam İnkılabı Lideri Ayetullah Hamanei geçen yılda ve çeşitli etkinliklerde yaptığı konuşmalarında düşmanların tehditlerine karşı güçlü olmak gerektiğini, fakat güçlü olmak sadece silah sahibi olmaya bağlı olmadığını ve bunun yanında ilim, iman, inkılapçı ve İslamî ve Kuranî kimlik sahibi olmak da güç üretme unsurları sayıldığını vurguladı. Kuşkusuz bu süreçte İslamî kimliği korumak ve Kur'an'ı Kerim tealimine uymak İslam ümmetinin ilk önceliği olması gerekir.

 

İslam İnkılabı Lideri Ayetullah Hamanei bu bağlamda Irak ve Suriye’de tekfirci IŞİD terör örgütüne karşı elde edilen büyük zaferlerin ardından ehli beyt sevenleri ve tekfircilerin meselesi başlıklı zirveye katılan konuklarla görüşmesinde Amerika ve siyonistlerin İslamî nizama karşı yaklaşık kırk yıldır sürdürdükleri baskı  ve uyguladıkları komplo ve yaptırımlara işaret ederek şöyle konuştu: tüm bu baskılara karşın biz açıkça ilan ediyoruz, İran İslam Cumhuriyeti nerede küfür ve istikbarla mücadelede ihtiyaç varsa, yardıma koşacaktır ve bunu beyan ederken de hiç kimseden çekinmeyiz.

 

İran milletinin düşmanları ve en başında Amerika geçen yılda İran’ı içten sorunlarla karşılaştırmaya ve tefrika yaratmaya çalıştı ve bu yönde önceden planladığı isyanları çıkarmak ve bazı kışkırtmalarda bulunmakla İran İslam Cumhuriyeti nizamına darbe vurabileceğini zannetti ve İran ve İran milleti hakkındaki bu batıl ve sakat kuruntusundan hareketle tüm çabasını ve propagandasını bu konu üzerinde odakladı ve İran milleti 22 Behmen 1396 tarihinde düzenlediği zafer yıldönümü yürüyüşünü etkilemek istedi. Ancak İran milleti sergilediği basireti ve dirayeti ve düşmanı tanıdığını ortaya koyan tavrı ile son kırk yılda düşmanların her türlü fitnesini ve komplosunu etkisiz hale getirebilecek güçte olduğunu ve bugün yine İran İslam Cumhuriyeti nizamının en büyük dayanağı olduğunu ortaya koydu.

 

İran milleti 22 Behmen zafer yürüyüşüne göz kamaştıran milyonluk katılımı ile bir kez daha basiretini, uyanık olduğunu ve zaman şartlarını çok iyi tanıdığını ortaya koydu ve güç ve iktidarını düşmanların yüzüne vurarak fitnecilere asla sapkın hareketleri ile nizamın iktidarına zarar vermelerine müsaade etmeyeceğini gözler önüne serdi.

İran milleti 22 Behmen zafer yürüyüşüne bir bütün olarak katılarak beyaz sarayın kuruntularına ve tehditlerine en güçlü cevabı verdi. İslam İnkılabı Lideri Ayetullah Hamanei’nin tabiri ile İran milletinin azim ve basireti büyük bir hadiseyi daha gözler önüne serdi ve bu millet haykırışı ile düşmanları geri iteceğini ve onların tüm hesaplarını altüst edeceğini ortaya koydu.

 

İslam İnkılabı Lideri Ayetullah Hamanei bu konuda şu açıklamayı yaptı: İran milleti pratikte İran İslam Cumhuriyeti nizamı ve İslam inkılabının dinamik ve canlı olduğunu düşmana gösterdi ve İran İslam Cumhuriyeti nizamının büyük kurucusu İmam Humeyni’nin -ks- ülkelerine bağlılığını attığı sloganlar ve haykırışları ile ortaya koydu.

İran milleti yine 9 Dey gününde kendiliğinden vahdet ve velayet ekseninde gerçekleşen tarihi yürüyüşün yıldönümünde de sapkın akımları ve düşmanları ne kadar iyi tanıdığını gözler önüne serdi.

 

İran milletinin 9 Dey gününde kendiliğinden vahdet ve velayet ekseninde gerçekleşen tarihi yürüyüşün yıldönümünde yine milyonluk ve coşkulu katılımı ile bir kez daha inkılabı ve İslamî nizamın değerlerini ve liderini savunmakta kararlı olduğunu ve asla sahneyi terk etmeyeceklerini ispat etti. Bu tarihi katılım İslam İnkılabı Lideri Ayetullah Hamanei’nin tabiri ile bu milletin basiretinden kaynaklanan unutulmaz hareketlerden birine dönüştü. Bu hareket bu milletin zamanın şartlarını tanıdığını ve iman gücü ile hareket ederek İslam inkılabı tarihine yeni bir altın sayfa eklediğini ortaya koydu. Nitekim İran milletinin 9 Dey gününde kendiliğinden vahdet ve velayet ekseninde gerçekleşen tarihi yürüyüşün yıldönümünde düzenlenen yürüyüş bu milletin vahdetini ve komplolara karşı basiretini gözler önüne serdi.

 

İran’da hş. 1388 yılında çıkarılan fitne olayları zinciri aslında İslamî nizamı devirmeyi amaçlayan bir senaryo çerçevesinde gerçekleşti. Bu yüzden o yılda İran’da 10. Dönem cumhurbaşkanlığı seçimlerinden sonra yaşanan sokak isyanları sıradan bir olay değildi ve kadife devrimleri olarak bilinen yumuşak devrim modellerine göre hazırlanan bir senaryo idi.

Ancak Amerika yönetimi İran milletini nizamdan soğutmak ve halkın siyasi katılımı renksizleştirmek üzere düzenlediği bu kumpas yine İran milletinin akılcı ve basiretli tepkisi ile bozguna uğratıldı.

 

Gerçekte Amerika devleti İran’da İslam inkılabı zafere kavuştuğu günden bu yanı sürekli bu nizamı zayıflatmak ve İran milletinin vahdetini bozmak istedi ve bu yüzden İran içinde ihtilaflar ve siyasi ayrışmalar çıkarmaya çalıştı. Ancak İran milletinin 10. Dönem cumhurbaşkanlığı seçimlerinden sonra yaşanan sokak isyanları ve yine geçtiğimiz yılda İran’ın bazı kentlerinde tekrarlanan sokak eylemleri karşısında sergilediği direniş, bir kez daha İran İslam Cumhuriyeti nizamının en temel direklerinden biri halkın bir bütün olarak sahnede olduğunu ve düşmanın nüfuz etmesine asla müsaade etmeyeceğini ortaya koydu.

 

Hatırlanacağı üzere İran’da Aralık 2017’de İran’ın bazı kentlerinde bazı insanlar düzenledikleri protesto eylemlerinde hükümetten bazı mali kurumlara yatırdıkları ve kaybettikleri paraların durumuna açıklık getirmesini istedi, fakat bazı malum çevreler ecnebi odakların entrikaları ve destekleri ile bu eylemleri isyana çevirdi.

Ancak İran milleti basiretli ve bilinçli duruşu ve bu olaylara gereken tepkiyi vermesi ile bir kez daha sapkın akımları ve düşmanları çok iyi tanıdığını ortaya koydu.

 

İslam İnkılabı Lideri Ayetullah Hamanei bu mücadeleyi milletin anti millet zümre ile savaşı, İran’ın anti İran güçleri ile savaşı ve İslam’ın anti İslam çevrelerle savaşı niteledi ve bu savaşın bundan böyle de aynı şekilde devam edeceğini belirtti.

Düşmanların son yıllarda baş vurduğu türlü entrikalara dikkat çeken İslam İnkılabı Lideri Ayetullah Hamanei şu değerlendirmede bulundu:

Bu yıllarda Amerika’nın şimdiki yöneticileri gibi gibi bazıları açıkça İran milleti ile düşmanlığını dile getirdi, bazıları ise demir yumruğunu kadife eldivende saklayarak hareket etti, fakat tüm bunlar İran milletinde ve yetkililerde özgüven duygusunu arttırdı ve düşmanın türlü entrikaları ile nasıl mücadele etmeleri gerektiğini öğretti.

 

 

İran’da çıkarılan bu fitnenin ardından ele geçirilen bazı belgeler ve kanıtlar, Aralık 2017’de düzenlenen eylemlerin önceden tasarlanan bir kumpas olduğunu ve amacı da nizamı devirmek olduğunu fakat bozguna uğradığını ortaya koydu. İslam İnkılabı Lideri Ayetullah Hamanei hava kuvvetleri komutanları ile görüşmesinde bu komplonun köklerine ve boyutlarına işaret ederek bu olayların önceden ve bir şer üçgeni tarafından tasarlandığını belirtti.

 

 

İslam İnkılabı Lideri Ayetullah Hamanei bu şer üçgenini şöyle açıkladı: bu üçgenin bir köşesinde Amerika ve siyonistler vardı. Bunlar bu planı yaptı ve üzerinde bir kaç ay çalıştı. Bunların amacı itiraz hareketlerini küçük kentlerden başlatmak ve sonra merkeze kadar yaymaktı.

Ayetullah Hamanei şer üçgeninin ikinci köşesinde Fars körfezindeki zengin Arap emirlikleri yer aldığını ve bu planın mali sponsorluğunu üstlendiklerini ve üçüncü köşesinde de münafıkları terör örgütü gibi bu zümrenin uşakları yer aldığını vurguladı.

 

 

Aslında İslam İnkılabı Lideri Ayetullah Hamanei’nin bu sözleri ve huzursuzlukların İran’ın komşuluğundaki iki farklı merkezden yönetildiğini vurgulaması, bu fitnenin katmanlarının daha derinlerine ışık tutuyor. Nitekim uzmanlar bu olayların irdelenmesinde sınırların ötesindeki etkenlerden gafil olmamak gerektiğini vurguluyor. Münafıklar terör örgütü elebaşı Meryem Recevi 13 Şubat 2018’de Arabistan’ın Akaz gazetesine verdiği mülakatta örgütün bu olaylarda aktif rol ifa ettiğini resmen itiraf ediyor.

 

 

Siyaset meseleleri uzmanı Behmennejad da şöyle diyor: fitnenin iç ve dış kaynaklar olmak üzere iki temel kaynağı vardır. Fitne çıkarmak, küresel istikbarın muhalif devletleri devirmek için kullandığı değişmez yöntemlerden biridir. Düşmanlar İran nizamını devirmek için iç etkenlerden yararlanmak gerektiği sonucuna varmış bulunuyor ve buna göre Amerika’nın dünya genelindeki temsilcilikleri çeşitli halk kitlelerini eğitiyor.