İran’da Nevruz Bayramı - 1
https://parstoday.ir/tr/radio/iran-i106440-İran’da_nevruz_bayramı_1
İran İslam Cumhuriyeti dünyanın en ilerici çok kültürlü ülkesidir.
(last modified 2023-09-08T03:21:29+00:00 )
Nisan 22, 2018 18:03 Europe/Istanbul

İran İslam Cumhuriyeti dünyanın en ilerici çok kültürlü ülkesidir.

İran’da Türkmenler, Türkler, Buluciler, Kürtler ve Lorlar gibi onlarca kavim ve Huzistan ve Buşehr ve Kaşkai aşiretleri gibi yüzlerce aşiret binlerce yıldır bir arada yaşıyor ve İran topraklarını büyük onurla koruyor. Gerçi bu kavimlerin her biri kendine özel gelenek ve görenekleri vardır, fakat hepsi Nevruz bayramını kutlamakta ortak yönleri söz konusudur.

Nevruz bayramı asırlardır İranlı kavimlerin barış ve vahdet simgesi olmuştur. Gerçi Nevruz bayramında düzenlenen merasimler ve gelenek ve görenekler çeşitli dini ve etnik grupların arasında bazı ufak tefek farklılıklarla düzenlenir, fakat hepsinin mahiyeti hemen hemen aynıdır. Bu yüzden Nevruz bayramı İran’da en önemli ortak milli bayram sayılır ve İranlı tüm kavimler her türlü dini ve etnik bağnazlıktan bağımsız olarak bu bayramı bir araya gelerek kutlar.  Nevruz bayramı İran’da vahdet ve çoğulcu anlayışın simgesidir ve ülkede milli birlik ruhunu takviye eder. İran milleti Nevruz bayramını karşılamak için evlerine temizlik yapar ve büyük bir coşku ile ilkbaharı karşılamaya hazırlanır.

İran halkı yılın son Salı gecesini Çarşamba gününe bağlayan gecede ateş yakar ve tüm gam ve kederlerini ve hastalıklarını ateşe emanet ederek yeni yılı karşılamaya gider.

İlkbahara yaklaşırken doğa yeniden canlandığı gibi İran halkı da yeni elbiseler satın alarak evlerine tazelik ve yenilik getirir. Böylece yeni mevsim tüm evlerin kapısını çalar ve yeni yılın geldiğini müjdeler. İran milletin Nevruz bayramını yeniden canlanma ve değişim simgesi bilir ve kalplerini tüm kinlerden ve kırgınlıklardan arındırarak yeni yılı karşılamaları gerektiğine inanır.

Şimdi gelin hep birlikte İranlı kavimlerin nasıl Nevruz bayramını karşılayarak kutladığına kısa bir göz atalım.

İran’da yaşayan Türk halkı Nevruz bayramının neşeli ve özel merasimlerle karşılar. Gerçi İran’da Türk halkı ve Azeri dilini konuşan insanlar ülkenin çeşitli eyaletlerine dağılmıştır, ama yine de Erdebil, Doğu ve Batı Azerbaycan, Zencan ve Kazvin gibi eyaletler bu halkın çoğunlukta yaşadığı eyaletlerdir ve bu yüzden daha etnik bir görüntü ile Nevruz bayramını karşıladıkları anlaşılır.

Nevruzhani geleneğinin aynısı olan Tekem ve Tekemçi geleği şiir okumak ve müzikle beraber ilkbaharı müjdelemek için düzenlenen bir merasimdir. Çarşambaya bağlanan Salı gecesinde ateş yakma etkinliği, hediye vermek, yeni gelin ve damatlara hediye göndermek, aile fertlerinin yeni yıla girerken Heftsin sofrasının etrafında toplanmaları, İran’da yaşayan Türklerin Nevruz bayramında yerine getirdikleri bazı özel merasimlerdir.

Batı Azerbaycan halkı hala hş. Takviminin son ayı olan Esfend ayını Bayram ayı olarak adlandırır. Batı Azerbaycan halkının eski bir geleneğine göre bu ayın ilk haftası Çile Kovan haftası olarak adlandırılır ve yine son çarşambayı da Yalancı Çarşamba adı  olarak adlandırdıkları ve bazı etkinliklerle kış mevsiminin son bulduğunu kutladıkları bilinir. Eskiden Azerbaycan yöresinde Esfend ayının ikinci haftasının Çarşamba günü, Küle Çarşamba adı ile anılırdı. Yine bu ayın üçüncü çarşambası da Muştulukçu Çarşamba veya Kara Çarşamba veya Haberci Çarşamba adları ile adlandırılırdı.

Antropolojik araştırmalarına göre Esfend ayının dört haftasının dört çarşambası dörtlü unsurlar, yani su, toprak, rüzgar ve ateşin simgeleridir ve Batı Azerbaycan yöresinde tarım doğası ile de uyuşmaktadır, nitekim yöre halkı da her Çarşamba gününü özel merasimlerle kutlardı.

Azerbaycan yöresinde günümüzde de çoğu aile tarafından yerine getirilen en önemli bayram geleneklerinden biri, yeni evlenen kızların baba evinden kızın gittiği eve yiyecek göndermektir. Bayram payı, bir nevi anaların evlenen kızlara bayram kutlamasıdır. Bu gelenek kızların evlendiği sadece ilk yıllarda değil, ebeveyni hayatta olduğu sürece yerine getirilen bir gelenektir.

Nevruz bayramından yirmi gün öncesinden yılın son Çarşamba gününe kadar bir gecede kızın amca ve dayı ve kardeş gibi yakınlarından biri ve özellikle kızın kendi ailesi bazı yiyecekleri yaparak kumaş ve elbiselerle birlikte kızın gelin olarak gittiği eve gönderir.

Bayram sofrası veya yiyecek sofrası da Doğu ve Batı Azerbaycan ve Erdebil eyaletlerinde yer alan kentlerde ve köylerde gelen misafirleri ağırlamak üzere Heftsin sofrası olarak kurulan bir sofradır. Bu sofrada kuru yemiş çeşitleri ve meyveler ve evde yapılan helva vesaire yiyecekler yer alır.

İran’da Kaşkai aşiretleri göçebe hayatı yaşar. Kaşkai aşiretleri sonbahar ve kış mevsimlerinde sürülerini soğuktan korumak için daha sıcak yörelere göç eder ve kış mevsimi sona erdikten sonra yaylalara doğru yola çıkar ve ilkbahar ve yaz aylarını yaylalarda geçirir. İklim şartlarına göre bu aşiretler yılın ilk ayının ortalarına kadar daha sıcak yörelerde kalır ve genellikle Nevruz bayramını da buralarda karşılayarak kutlar.

Nevruz bayramı şenlikleri Türk asıllı olan Kaşkai aşiretleri arasında ta eski zamanlardan beri kutlanır ve belki de bu aşiretlerin arasında en unutulmaz ve en mutlu günlerinden sayılır.

Nevruz bayramı doğanın yenilenmesi ile birliktedir ve buna göre de aşiret halkı için de yenilik anlamına gelir. Nevruz bayramı ayrıca aşiret halkına kışın sona erdiğini ve artık yaylalara göç etme zamanı geldiğini müjdeler.

Eğer kış mevsimi bereketli ve bol yağışlı geçmişse, daha sıcak yörelerde yaşayan Kaşkai aşiretleri için ilkbahar daha erken gelmiş sayılır ve aşiret halkı çiçekli nevruz dedikleri yaban lalelerin açması ile birlikte mutlu olur ve büyük moral kazanır.

İlkbahar mevsimi ise aşiret halkı için daha fazla hareketlilik demektir ve doğa bu insanların hayvanları için bol hediyeler tedarik görmüştür, zira bu insanların yaşamı hayvanlarının iyi beslenmesine bağlıdır ve bu yüzden doğanın yeniden canlanmasına şükretmek üzere özel kutlama merasimleri yaparlar.

Yeni yıla girmeden bir gün önce Kaşkai aşiretlerinin kadınları un, yağ ve hurma ile özel bir helva yapar ve yılın son gününde ölülerinin hayrına dağıtır ve bu güne Arefe günü dedikleri bilinir. Aşiret halkı yakınlarında mezarlık veya bir türbe varsa oraya gider ve geçmişlerine fatiha okur.

Aşiret halkı bayram gecesi için kuzulu pilav veya tavuklu pilav gibi yiyecekler yapar. Yine bayramı karşıladıkları gecede herkes kendi evinde olması gerekir ve eğer yolculukta olan varsa mutlaka evine dönmeye çalışır, zira yeni yılda evde ve ailenin yanında olmayı uğurlu bilir ve yeni yılın bereketle geçeceği inancı hakimdir.

Kaşkai aşiretleri bayram günlerinde çadırlarını yeni halıları ve kilimleri ile bezemeye çalışır ve çadırların direklerine da püsküller asarak yaşam alanlarını güzelleştirir. Bayramda koyunlar boyanır, çocukların eline kına yakılır ve yeni elbise giydirilir. Bayram ziyaretleri öğleden önce başlar ve ilkin akrabalara ve en başta yaşlıların ziyaretine gidilir. Aşiret halkı bir yerde toplanmaya başlar ve ardından yakın akrabaların çadırları ziyaret edilir. ziyaretlerde el öpme ve tebrik etme adeti yaygındır. Misafirler ise kuru yemiş ve tatlılarla ağırlanır, aralarında hediyeler alınır ve verilir. Yine kız istemeler ve düğünler Nevruz bayramında konuşulur ve üzerinde anlaşmaya varılır.