İran’da Nevruz Bayramı - 2
https://parstoday.ir/tr/radio/iran-i106456-İran’da_nevruz_bayramı_2
Bugün sizi İran’da yaşayan Türkmen, Kürt, Buluci ve Bahtiyari halkı arasında yaygın olan Nevruz gelenekleri ile tanıştırmak istiyoruz.
(last modified 2023-09-08T03:21:29+00:00 )
Nisan 22, 2018 18:36 Europe/Istanbul

Bugün sizi İran’da yaşayan Türkmen, Kürt, Buluci ve Bahtiyari halkı arasında yaygın olan Nevruz gelenekleri ile tanıştırmak istiyoruz.

İran diyarı çeşitli kavimleri bir arada barındırdığı için renkli bir görüntü arz eden bir ülkedir. Ancak Nevruz bayramının tüm İranlı kavimlerin ve yine yurt dışında yaşayan İranlı vatandaşların arasında kutlanması bu kavimlerin arasında bir nevi milli birliktelik ve dayanışma etkeni sayılır. Bu yüzden Nevruz bayramı İran’da en önemli milli bayramlardan biridir ve tüm İranlı kavimler her türlü dini ve etnik bağnazlıktan uzak bir şekilde bir sofraya oturur ve bu günü kutlar. Geçen bölümde İran’da yaşayan Türkler ve Kaşkailerin bazı Nevruz gelenekleri ile tanıştık. Bugün biraz önce de belirtildiği üzere İran’da yaşayan Türkmen, Kürt, Buluci ve Bahtiyari halkın arasında yaygın  olan Nevruz gelenekleri ile tanıştırmak istiyoruz.

İranlı Türkmenler de diğer vatandaşlar gibi Nevruz bayramını ve yeni yılı karşılamak için özel merasimleri vardır. Türkmenlerin arasında bir söz vardır ki anlamı şöyle: yeni yılın gelişi Nevruz’dan belli.

Yani Nevruz bayramı yeni yılı müjdeliyor. Bu söz, Nevruz bayramının İranlı Türkmenlerin arasında önemini gösteriyor. Yine yılın son ayında sebze yeşertmek, ev temizliği, halıları yıkamak, eve badana yapmak, yeni elbise almak, tatlı ve çerez tedarik görmek, İranlı Türkmenlerin arasında da yaygın adetlerdendir.

Bazı Türkmenler eski bir geleneğe göre siyah ve beyaz bir ipi birbiriyle örerek ala ip dedikleri siyah beyaz bir ip yapıyor ve bu ipten nazar boncuğu üzerlik, tuz, dağdan adında Türkmenlerin eskiden kutsal saydıkları bir nevi ağaç geçirerek evin giriş kapısının üst kısmına asar.

At gibi binek hayvanları bezemek ve koyunların boynuna çan asmak da Türkmenlerin arasında yeni yılın gelişini müjdeleyen etkinliklerdir.

Türkmenler yeni yıla girmeden önce her Perşembe ve Cuma günleri geçmişlerinin hayrına komşularına hayrat ve sadaka niyetinde yiyecekler gönderir, zira ölülerin ruhu yeni yılda evlerine geri döndüğüne ve evleri ve evlatları tertemiz ise ve evden hoş kokular geliyorsa, mutlu olduklarına ve onlara hayır duada bulunduklarına, aksi takdirde üzülerek geri döndüklerine inanır. Bu yüzden Türkmenler Nevruz bayramına bir kaç gün kala evlerinde öd yakar. Türkmen kadınlar yeni yıldan önce semeni ve yerel tatlılar yapar. Peşme, Börek, Katlama, Petir ve Possık, Türkmen kadınların yaptığı bayrama özel bazı yiyecekler ve tatlılardır. Türkmen kadınlar ayrıca küçük bir ekmeği da yaparak siyah beyaz iple evin duvarına asar ve bereket getirdiğine inanır.

Türkmen aileler yeni yıla girildiği sırada evin ışıklarını yakar ve pencereleri açar ve ilkbaharın taze havası evin içine girmesini ve böylece evin bereketi artmasını ister. Aile büyüğü Kur'an'ı Kerim tilavet eder ve yeni yılın bereketli ve hayırlı ve sağlıklı ve mutlu geçmesine niyaz eder. Yeni yıla girerken aile fertler banyo yapar ve yeni elbiselerini giyer ve iki rekat şükür namazı kılar. Türkmen aileleri arasında yeni yıla girildiğinde geçmişlerin mezarını ziyaret etmek ve kurban kesmek ve sadaka vermek adettir. Yine Türkmenlerin arasında at yarışı, güreş, yükseklikten atılan mendili yakalama yarışı, horoz dövüşü ve benzeri sporlar da adetti, gerçi günümüzde bu geleneklerin kentleşme yüzünden renksizleştiği de belirtilmelidir.

İran’da Buluciler de diğer kavimler gibi yeni yılı ve ilkbaharı büyük sevinçle karşılar ve bu günlerde şenliklerin yanı sıra Nevruz bayramı ve doğa bayramına özel merasimleri yerine getirir.

İran’ın Bulucistan yöresinde ilkbahar ve Nevruz bayramı ile ilgili özel merasimler ve etkinlikler daha çok hurma ağacı ve hurma bahçeleri ile ilgilidir. Örneğin ilkbaharın gelişinin simgesi olarak yeni yıla girmeden önce kırsal alanlarda bulunan evlerin giriş kapısının üzerinde yeşil hurma yaprağı takılır.

İran’ın Bulucistan yöresinde Nevruz bayramında yaygın olan bir başka gelenek, ilkbahar ve Nevruz bayramının ilk gününde fidan ekme merasimidir. Bu çerçevede daha önce hurma ağaçlarının ana gövdesinde özel bir merasim düzenlenerek koparılan ve akan bir nehrin kenarına bırakılan ve böylece ekmeye hazır hale getirilen hurma fidanları ilkbaharın ilk günü ve yeni yıla girildikten sonra büyüklerden küçüklere hediye olarak verilir ve daha sonra da onlara bu fidanı uygun bir yerde ekmesi için yardım edilir. İnsanın kendi eliyle ekilen bu fidana el fidanı adı verilir ve ekildiği andan itibaren de ürünü eken kişiye aittir.

Bulucistan halkı ilkbahar mevsimi ve Nevruz bayramında çok mutludur ve bu mutluluğu ifade etmek için bahane arar. Bu yüzden bir çok düğüm merasimi bu günlere bırakılır. Bu etkinliklerde yedi gece gündüz davul zurna eşliğinde danslar edilir. Nevruz bayramında yerli çalgıcılar ve pehlivanlar her akşam bir araya toplanarak özel programlar düzenler. Bu programlarda hamaset anlatanlar Buluci kavminin ecnebilere karşı kahramanlıkları anlatılır ve ardından vatan ve Doğu ve ilkbahar ve Nevruz’un güzelliklerine geçilir. Her programın sonunda ise hamasetlerin anlatımından sonra yerli danslar icra edilir.

Bahargahi şenliği, Bulucistan yöresinin özel merasimlerinden biridir ve Buluci aşiretler ve göçebelerin arasında çok yaygın bir gelenektir. Bu gelenek Bulucistan yöresinde grup olarak ve belli bir düzenle yerine getirilir. Buluci kavmi çok sayıda aşiretten oluştuğundan, her biri kavmin büyüklerini davet etmeyi ve atalarının düzenlediği merasimleri yerine getirmeyi önemli bulur. Eğer Nevruz bayramı günlerinde bir erkek bebek dünyaya gelecek olursa adını Nevruz ve Nebruz koymak adettir, nitekim eğer doğan bebek kız ise ona çiçeklerin veya şifali bitkilerin adlarından biri verilir.

Bulucilerin arasında bir başka merasim, göçebelerin siyah çadırlarını toplayarak kışladan yaylaya doğru göç etmelerinden ibaret olan bir merasimdir. Helkledeyi veya Gadamledeyi adı verilen bu etkinlikte siyah çadırlar özel bir törenle bulundukları bölgede toplanır ve aşiretin tüm fertleri bir çember şeklinde toplandıktan sonra Liku adını verdikleri özel şarkılar okunur ve bulundukları mekanla vedalaşılır ve gelecek yıl aynı yere geri dönmek umut edildikten sonra aşiretin büyüğünden yaylaya doğru hareket etmek üzere izin istenir. Aşiret yaylada ikamet edeceği noktaya ulaşınca da yine aynı şekilde Liku etkinliği ve topluca şarkı söylemek gibi Bahargahi merasime düzenlenir ve daha sonra da siyah çadırlar kurulur.

İran’ın bir başka asil kavimlerinden biri olan Kürt kavmi de Nevruz bayramını çok özel bir ihtişamla kutlar ve bu tarihi bayramı kutlamak için çok özel merasimler düzenler ki bu da bu kavmin tarihi kültürünü yansıtır.

Mir Nevruzi, ateş yakma merasimi, karşılıklı ziyaretler, geleneksel ve yerel oyunlar, İran’ın Kürdistan yöresinde Nevruz bayramı günlerinin bazı özel merasimlerdir. Yöre halkı Nevruz bayramına yaklaşık bir ay kala sebze yeşertir ve böylece bayramı karşılamaya gider. İran’ın diğer yörelerinden farklı olarak Kürdistan yöresinde halk Nevruz bayramı karşılarken gece vakti evlerin çatıları ve çevredeki dağların üzerinde ateş yakar.

He lave melave adlı eski gelenek, İran’da Kürtlerin yoğunlukta yaşadığı yörelerde ve yılın son günlerinde düzenlenen bir etkinliktir ve çocuklar bu etkinliğin esas oyuncuları sayılır. Bu etkinlikte çocuklar evlerin kapısını çalarak Kürtçe He lave melave, oğlunuz damat olsun veya kızınız gelin olsun, arzusunda bulunur ve ev sahibi onlara hediye verir. Eskiden çocuklar alabildiği en iyi hediye yumurtaydı. Bu gelenek günümüzde de kırsal yörelerde yerine getirilir.

Bahtiyari halkı da Nevruz bayramını ve yeni yılı yaklaşık iki hafta önce ev temizliği ile karşılamaya gider, sebze yeşertmek ve Heftsin sofrasına koymak da Bahtiyari halkının bir başka adetidir ve genellikle bayramdan on gün önce başlar. Bahtiyari halkı yaşadığı coğrafya ve iklim itibarı ile bayram sebzesine çok önem verir ve bunu bereketli bir yılın işareti olarak algılar. Çok eskiden Bahtiyari halkı sebzesini ovalardan toplar ve bir tabağa koyarak Heftsin sofrasına yerleştirirdi.

Bahtiyari halkı arasında yılın son Salı gecesi ateş yakarak üzerinden atlamak da çok önemsenir ve insanların sağlığına vesile olacağına inanılır.

Bahtiyari halkının eski bir adeti de buğday kavurması yapmaktır. Bunun için ilkin buğdayı yıkadıktan sonra sütte kaynatırlar ve ardından bir tavada kavururlar. Kavrulan buğdaya pirinç de eklenir ve birlikte kavrulur ve bayram günlerinde misafirlere sunulur.

Bahtiyari halkı da yeni yıla girmeden önce Heftsin sofrasını kurar. Bahtiyari aşiretler ise yeni yılla birlikte daha yeşil alanlara geçerek siyah çadırlarını oralarda kurar ve yeni yıla girerken Kur'an'ı Kerim tilavet edilir ve iyi bir yıla başlamak üzere herkes Kur'an'ı Kerim ayetlerine bakar.