İran’da Seçkin ressam ve animatör Ali Ekber Sadegi
“Ali Ekber Sadegi eserleri” sergisi, İran’ın çağdaş, modern sanat ve görsel kültürüne bir bakış olarak bu sanatçının 70 yıl sanat faaliyetlerini halkla buluşturdu.
Ali Ekber Sadegi eserleri sergisi yaklaşık 3 ay boyunca Tahran Çağdaş Sanatlar Müzesi'nde devam etti, sergide İranlı sanatçının en az 200 resim, illüstrasyon, cam boyama-vitrae, şiir, heykel ve İran’ın ilk animasyon eseri sergilendi. Sanatçının kendisi tarafından onarılmış 4 animasyon eseri de sergi döneminde, İran Çağdaş Sanatlar Müzesi galerisinde yayınlandı. Sergide üstadın 300 şiiri de kırmızı renkli bayraklar üzerinde yazılarak, şairin sesinden yayınlandı ve müzede ziyaretçilere güzel anlar yaşattı. Sergi çerçevesinde ayrıca eserlerinin antropoloji ve mitoloji boyutları ile ilgili oturumlar uzmanların katılımı ile düzenlendi. Bazı oturumların ekseni ise " sürrealizm ve Tahayyül", " antropoloji ve sanat", " Ali Ekber Sadegi resimlerinde semiyoloji", "Ali Ekber Sadegi eserlerinde mitoloji" ve " mitoloji ve savaş"tı.
Büyük üstat Ali Ekber Sadegi hş 1316 ( Miladi 1937) tarihinde Tahran'ın Pamenar semtinde dünyaya geldi. Çocukluk yaşında resim sanatına ilgi duydu ve lise döneminde sanat alanını ciddi bir şekilde takip etti. Üniversite eğitimi için sanat dalını seçti ve hş 1337 ( Miladi 1958) yılında Tahran Güzel sanatlar fakültesine girdi. 1 yıl sonra cam boyama-vitrae sanatını ciddiyet ve yaratıcılıkla işledi. Resim sanatına duyduğu aşırı ilgi onun bu sanatının diğer yönlerine de karışmasına sebep oldu; böylece reklam grafikleri, ambalaj tasarımı, film posteri ve kitap kapağı alanında da çalıştı.
Ali Ekber Sadegi gençler ve çocuklar Fikri gelişme Merkezi’nin ilk sanatçılarından ve bu kurumda animasyon filmlerinin kurucularından biridir. Hş 1350-1356 (Miladi 1971-1977) yılları arasında aynı kurumda, Golbaran(çiçek yağmuru), Roh (çehre) ve Zal ve Simorg filmlerin de aralarında bulunduğu 6 esere imza attı. Söz konusu filmler hem İran ve hem dünya festivallerinde büyük alkış gördü ve çeşitli ödüller kazandı. Bu yüzden İran animasyonun başarılı örneklerinden sayılıyor.
Sadegi, çocukluğundan itibaren ravilerin dilinden Şahname hikayelerini dinlerken onları çizmeye ilgi duyan en başarılı sanatçılar ve ressamlardan biridir ve bu sembolik, mitolojik figürler, sonsuza kadar onun resimlerinin ayrılmaz bir parçası oldu. Onun çalışma tarzı geleneksel ve kahvehane resimlerinin yöntemine dayalı İran’da bir çeşit sürrealizmdir. Üstadın ilk çalışmalarının çoğunda İranlı savaşçıların kıyafetinde bir veya birkaç savaşçı görünüyor ve bu savaşçıların bazılarının yüzü üstadın çehresidir.
Ali Ekber Sadegi’nin eserlerinin dünyası figüratiftir ve daha çok eski minyatürlerin daha halkçı resimlerine benziyor. Üstat unutulmaz resimlerinde Farsça sanatın zengin geleneklerini sürreal tarzı ile birleştiriyor ve boyaları olağanüstü şekilde kullanarak şaşırtıcı eserler yaratıyor. Kendisi hikaye anlatma ustasıdır ve eserlerinin hikayesini Farsça edebiyatının çeşitli kaynaklarından ve özellikle hamasi hikayelerinden seçiyor.
Son 70 yılda Ali Ekber Sadegi sanatın çeşitli alanlarında profesyonel olarak çalışmıştır ve bu yüzden sayısız eserlere sahiptir. İlginç ve önemli olan ise sanatçının yaşamı boyunca hayatın tüm iniş ve çıkışlarına rağmen, nitelik ve nicelik açısından hiç birinin diğerine üstünlüğü olmayan, fakat her biri kendi çapında en üstün olan sayısız eserleri yaratma fırsatı bulmasıdır. Ali Ekber Sadegi’nin uluslararası çaptaki sanatsal başarılarından, "Ebadeti çon tefekkor nist- düşünce gibi bir ibadet yoktur" kitabı için Asya Kitap resimleri birincilik ödülü, "Piruzi- Zafer" kitabı için Leipzig kitap festivalinin birincilik kitap ödülü, Tahran yılın kitap resimleri yarışmasının grafik alanında birincilik ödülü, Çocuklar ve gençler filmleri uluslararası 6. ve 7. Dönem Festivali jürisi, ülke içinde ve dışında onlarca kişisel ve karma sergiye katılması ve ayrıca yazılardan ve resimlerinden oluşan mecmuaların yayınlanmasına değinebiliriz.
Ali Ekber Sadegi hş 1387 ( Miladi 2008) yılında İran ölümsüz şahsiyetleri arasında yer aldı.
Ali Ekber Sadegi aslında İran ve dünya klasik resimleri ve özellikle İran minyatürünü çok iyi bilen ve tecrübe eden bir sanatçıdır, fakat onu diğerlerinden farklı kılan ise onun dünyaya, edebiyat ve kahramanlarına olan farklı bakışıdır. Sadegi'nin resimlerinde özellikle de ilk dönemdeki eserleri, hem içerik ve ham kullanılan görüntü açısından, İranlı bir havaya ve görünüme sahiptir ve bu da o ve diğer sürrealist ressamlar arasında gözle görülen bir mesafe oluşturuyor ve farklı kişisel bir hava yaratıyordu. Fakat daha sonra ve Ali Ekber Sadegi'nin sanat Yaşamının 2. Döneminde üstat giderek bu unsurlardan uzaklaştı ve resim çerçevelerinin sınırlarını aştı. Fakat görünürde Ali Ekber Sadegi muhatapları hala onun 1. Dönem eserlerini daha fazla seviyor ve adını bu eserler ve resimlerle hatırlıyor.Eserlerinin çoğunda halk kültürü, İran mitolojisi, kahvehane resimleri ve "Perdehani" gibi geleneksel resimler tekrar yaratılmıştır. Sadegi’nin birçok eserinde miğfer ve Kalkanlı askerler görünüyor birçoğunda da kendi çehresini çizmiştir.
Sadegi 5 sanatçının onun hayatı ve sanatında inkar edilemez etkisi olduğunu belirtiyor. İlkin hamasi şahname şiirleri ile Farsça'yı yok olmaktan kurtararak tekrar canlandıran Hekim Abulksım Firdevsidir. ikincisi birçok düşünceye sahip, dünyanın çok güzel olduğunu öğreten, insanın bu gizli olan güzellikleri keşfetmesini kendisine öğreten Mevlana Celaleddin Belhi’dir. Mevlana'nın şiirleri tüm insanlara aşk, özgürlük ve güzellik bahşedebilir. Üçüncüsü Gabriel Garcia Marquez ve " Yüzyıl Yalnızlık" kitabındaki sürrealist düşünceleridir; bu sanatçı Ali Ekber Sadegi’yi etkileyen ve bir öğretmen gibi eğitendir. Sadegi’yi etkileyen bir diğer sanatçı ise Arif Kazvini'dir. Sadegi şöyle diyor: o vatansever biriydi, benim için de İran çok azizdir ve yemin etmek istediğimde her zaman, hep Fars olan körfeze yemin ederim.Ve Üstadı etkileyen, dost ve dönem arkadaşı olan Sohrab Sepehridir. Kendisi hayatının birçok hatırasının Sohrab tarafından şiir olarak yazıldığına işaretle Sohrab'ın her şiirini okuduğunda eskilerin aklında canlandığını söylüyor.
Ali Ekber Sadegi’nin resim yeteneği ve tablolarını layıkıyla sunma kabiliyeti inkar edilemez. Bu resim yeteneği, insan zekası, zeka endeksi ve beyin gücünden daha üstün bir şeydir, öyle ki serginin ilk durağında, monitörün Sadegi’nin çehresi ve çeşitli hareketlerini perdeye taşımasında sanatçının beden zekası açıkça görülmektedir.Sanatçı çeşitli alanlardaki çeşitli çalışmaları, onun ressamlık mesleğinin gereksinimleri ile kıyaslanmayacak kadar farklı ve geniştir. Ali Ekber Sadegi sanatsal diyalog için bir lisan arayışında olduğunu ve bu konuda birkaç seçeneğe sahip olduğunu açıkça ispat etmiştir.
Ali Ekber Sadegi İran Çağdaş sanatçılarının en çok çalışanlarından biridir ve eserleri tüm elitler tarafından her zaman onaylanmış ve halkın geneli onun eserlerine özellikle ilgili duyarak eserleriyle iletişim ve bağlantı kurabiliyorlar. Yeni düşüncelere sahip olan sanatçı hiçbir zaman kendi eserlerine hayranlık duymuyor ve her alanda zirveye ulaştığında kendini tekrarlamak yerine sınırları aşarak yeni bir çalışmaya başlamıştır. Bu yıl 80 yaşını dolduran sanatçı ileri Yaşına rağmen hala günde 7 saat aşk ve zevkle çalışıyor ve 5 yaşında olduğu gibi resim fırçasını eline alıyor ve hala beyaz tuval üzerindeki renklerin büyüsüne kapılıyor./