Katsa kanunu; İran ile mücadeleyi şiddetlendirme çabası - 1
Amerika devletinin İran’a yaptırım dayatma politikasının mazisi, İran İslam Cumhuriyeti nizamının kuruluş yıllarına dayanıyor.
O günden beri şimdiye kadar Amerikan kongresinde onlarca kanun onaylandı ve her biri İran milletinin siyasi, iktisadi ve sosyal faaliyetlerinin bir bölümünü kısıtlamaya çalıştı.
1990’lı yıllarının ortalarında Amerika’nın İran’a dayattığı yaptırım politikası farklı boyut kazandı ve üçüncü tarafları da kapsamaya başladı. İkincil yaptırımlar olarak ün yapan eğilimde bu kez özel ve tüzel kişiler ve üçüncü devletler de hedef alındı. Gerçi bu tutum Amerika’nın siyasi ve ticari ortaklarının sert itirazları ile karşılaştı ve Avrupalılar bir kaç yıl bu yaptırımlara uymaktan kaçındı.
İran’ın barışçıl nükleer programı etrafında içinde bulunduğumuz yüzyılın başında koparılan yaygara, Amerikalı yetkilileri yaptırım politikalarını BM güvenlik konseyine kadar yaymalarına ve İran karşıtı bazı yaptırımları onaylatmaya fırsat sağladı. Buna karşın bu eğilim, İran ve 5+1 grubu arasında imzalanan nükleer anlaşma ve ardından BM güvenlik konseyinin onayladığı 2231 sayılı kararname ile bir kenara bırakıldı.
Bercam nükleer anlaşmasının metnini de içeren BM güvenlik konseyinin 2231 sayılı kararnamesi bundan önce İran’ın barışçıl nükleer faaliyetleri ile ilgili tüm kararnameleri feshetti. Bu karar tabi ki Amerika içinde İran ve bu anlaşmaya karşı olanları çok öfkelendirdi, öyle ki ABD’nin popülist Başkanı Donald Trump’ın İran ve Bercam karşıtı söylemlerinden faydalanarak sonunda özetle Kasta olarak anılan Amerika’nın düşmanları ile yaptırımla mücadele kanununu çıkardılar.
20 Ocak 2017’de Amerika’da demokrat Başkanı ve Bercam nükleer anlaşmasının taraftarı Obama yerine İran ve bu anlaşmaya karşı olan Donald Trump’a bıraktı. Trump 2016 yılında seçim kampanyaları sırasında Bercam nükleer anlaşmasını Amerikan tarihinin en berbat anlaşması nitelemiş ve bu anlaşmayı değiştirme sözü vermişti. Trump’ın bu tutumu Amerika içinde ve dışında İran ve Bercam karşıtı akımları baskıları arttırmak ve Bercam’ı yok etmek için yasalar çıkarmak yönünde ümitvar etti.
İran ve Bercam muhalifleri bu çerçevede harekete geçerek çeşitli planları gündeme getirmeye başladı. Bu zümre nükleer anlaşmanın maddelerinde değişiklikleri öngören yasalardan İran’ın savunma amaçlı füze programı ve bölgede istikrarı ve güvenliği sağlamak amacıyla yürüttüğü faaliyetleri engellemeyi öngören yasalara kadar türlü yollara başvurdu. Buna karşın Trump’ın beyaz saraya gidererek ortalığı karıştırmasından yükselen tozlar çökmeye başlayınca, kongredeki çoğunluğu Bercam anlaşmasına bakışı yavaş yavaş değişmeye başladı.
Aslında İran yönetiminin Amerika’nın nükleer anlaşmayı muhtemel ihlaline tepki vermesi ve Bercam nükleer anlaşmasından önceki nükleer faaliyet seviyesine geri dönmesinden duyulan kaygı kongrenin hatta Bob Corkerve Tom Cotton gibi en radikal muhalifleri bile bir kere daha düşünmeye zorladı. Muhalif senatörler İran’a karşı çıkaracakları yeni yaptırım yasalarında nükleer anlaşmanın ihlal edilmemesine özen göstereceklerini ve bunun yanında İran’ın füze programı ve İslam inkılabı muhafızlar ordusunun bölgede teröristlerle mücadele gibi faaliyetlerini baskı altına alacaklarını belirtti.
Böylece Mart 2017’de ABD kongresi İran’ın istikrarsızlaştırıcı uygulamaları ile mücadele kanunu ele alındı ve Rusya ve Kuzey Kore’ye yaptırımların eklenmesi ile birlikte kanunun adı Amerika düşmanları ile yaptırım yoluyla mücadele kanunu olarak değiştirildi ve ABD kongresi onayladıktan sonra Başkan Trump tarafından imzalandı.
23 Mart 2017 tarihinde ise senatonun iki cumhuriyetçi ve demokrat senatörünün hazırladığı bir yasa tasarısı ele alındı. Bu yasa tasarısının baş hamileri cumhuriyetçi partiden dış ilişkiler komisyonu Başkanı senatör Bob Menendez ve demokrat senatörler Ben Cardin ve cumhuriyetçi senatörler Marco Rubio ve Tom Katen’di.
Daha sonra 6 Haziran 2017’de de iki partinin senatörleri Rusya aleyhinde hazırlanan bir yaptırım tasarısı İran’a yaptırım tasarısı ile birlikte gündeme getirerek ikisinin eşzamanlı onaylanmasını istediler. Bu tasarının amacı da Rusya yaptırımlarını yasalaştırmak ve Trump’ın uygulanmasını geciktirmesine mani olmaktı.
Söz konusu yasa tasarısının ilkin 7 Haziran’da oylamaya sunulması planlanmıştı, fakat tekfirci IŞİD terör örgütünün İslami Şura Meclisi’ne düzenlediği terör saldırına denk gelmesi yüzünden oylama bazı senatörlerin talebi üzerine ertelendi. Sonunda bir hafta sonra, 15 Haziran 2017 tarihinde 2017’de İran’ın istikrarsızlaştırıcı uygulamaları ile mücadele kanunu İran’a yaptırımları ağırlaştırmak amacıyla senatoda oylamaya sunuldu ve Bernie Sanders ve Rannd Powel’in olumsuz oylarına karşı 98 olumlu oyla onaylandı.
28 Haziran 2017’de senato onayladığı yasa tasarısının düzeltilmiş bir kopyasını temsilciler meclisine gönderdi. Düzeltilmiş kopyada bazı sakıncalar giderilmişti. Amerika anayasasına göre federal yönetime mali yükü olan her türlü yasa tasarısı ilkin temsilciler meclisinde onaylanması ve daha sonra senatoya gönderilmesi gerekiyor. Bu yüzden senato 2017’de İran’ın istikrarsızlaştırıcı uygulamaları ile mücadele kanununun ilkin temsilciler meclisinde tartışılmasını ve daha sonra nihai onay için senatoya gönderilmesini kabul etti.
2017’de İran’ın istikrarsızlaştırıcı uygulamaları ile mücadele kanununun temsilciler meclisinde ele alınması Kuzey Kore’nin nükleer ve füze faaliyetlerini şiddetlendirmesine denk geldi. O sıralarda ABD Başkanı Trump sürekli Kuzey Kore’ye nükleer saldırı ile tehdit ediyordu. Bu yüzden kongre üyeleri İran ve Rusya’ya yaptırım uygulamayı öngören bu yasa tasarısına Kuzey Kore’yi de eklemeye karar verdi. Bu öneri kabul edildi ve böylece yasanın adı Amerika düşmanları ile yaptırım yoluyla mücadele kanunu olarak değiştirildi ve İran, Rusya ve Kuzey Kore’yi kapsamına aldı.
Amerika düşmanları ile yaptırım yoluyla mücadele kanunu 25 Haziran 2017 tarihinde Amerika temsilciler meclisinde oylamaya sunuldu ve 3 olumsuz oya karşı 419 oyla onaylandı. Temsilciler meclisinde hazırlanan yasada İran İslam Cumhuriyeti’nin füze programı ve İslam inkılabı muhafızlar ordusuna daha fazla yaptırımlar da eklenmişti.
İki gün sonra yasa temsilciler meclisinden senatoya gönderildi ve senato da iki olumsuz oya karşı 98 olumlu oyla onayladı. Böylece kongrenin onayladığı yasa, Trump’ın imzalaması için beyaz saraya gönderildi.
İran, Rusya ve Kuzey Kore’ye yaptırımları öngören yasa tasarısı kongrede ele alındığı günlerde beyaz saray ve Donald Trump Rusya’ya yaptırım uygulanmasını eleştiriyordu. Aslında Rusya yaptırımlarını İran yaptırımları ile birleştirmek, Amerika Başkanı Trump’ın kongredeki muhaliflerinin bir hareketiydi, çünkü Trump’ın Rusya’ya yönelik alınan kararları veto etmesini engellemek istiyordu. O günlerde Trump ABD hakimiyetinde Rusya karşıtı güçlü kanada karşı direniyordu. Trump Amerika ile Rusya ilişkileri Moskova’nın Amerika’da başkanlık seçimlerine karıştığı suçlamalarına rağmen devam etmesini savunuyordu.
Ancak Amerikan kongresinde her iki cumhuriyetçi ve demokrat parti üyelerinin çoğunluğu Rusya’ya daha fazla yaptırımla baskıların arttırılmasına vurgu yapıyordu. Gerçekte demokratlar İran’a karşı yeni yaptırımların konusundan yararlanarak Trump’a kendi isteklerini dayatmak istiyordu. Trump’ın İran’a karşı yeni yaptırım kararını veto etmesi özellikle Bercam nükleer anlaşmasına karşı sert muhalefeti yüzünden düşünülmüyordu ve bu yüzden İran’a karşı hazırlanan yasa tasarısına Rusya ve Kuzey Kore de eklendi.
Bu şartlarda Trump’ın kongrenin bu yasasını onaylamaktan başka çaresi yoktu. Üstelik söz konusu yasa tasarısına her iki senato ve temsilciler meclisinde bu yasa tasarısı hemen hemen oy birliği ile onaylanması, Trump’ın kongrenin talebine karşı direnişini imkansız hale getiriyordu.
Sonunda 2 Ağustos 2017’de Trump söz konusu yasayı imzalayarak yürürlüğe koydu. Buna karşın beyaz saray bir bildiri yayımlayarak Rusya’ya karşı alınan yaptırım kararları anayasaya aykırı olduğunu ileri sürdü.
Amerika Başkanı Trump gazetecilere yaptığı açıklamada söz konusu kararın esnekliğinin kısıtlanması ile birlikte Amerika’nın Amerika halkı için iyi müzakere etme imkanını zorlaştırdığını ve Çin ve Rusya Kuzey Kore’yi kendilerine yakınlaştırmak için bu ülkeyi biraz daha geri iteceklerini belirtti. Trump bu sorunlara rağmen kendisi bu yasayı milli birliği korumak için imzaladığını kaydetti. Böylece İran milletine karşı yeni bir yaptırım kanunun Amerika’nın İran’a yönelik husumet karnesine eklenmiş oldu.