İran’ın 2018 dünya kupasına katılması
Dünyanın en çok izlenen spor etkinliği, yani futbol dünya kupası 14 Haziran’da Rusya’da başlıyor. Tahminler ise bu spor hadisesinin televizyon kanallarında izleyici sayısı geçmiş yıllarda olduğu gibi olimpiyat oyunlarının izleyici sayısını geride bırakcağı yönünde.
Son günlerde dünya kupası ve futbol sözcükleri her zamankinden daha çok duyuluyor, halk ve özellikle gençlerin arasında acayip bir heyecan ve coşkunun hakim olduğu gözleniyor. FIFA’nın düzenlediği dünya kupası 1930 yılından beri düzenli olarak her dört yılda bir düzenlenen dünyanın en önemli futbol etkinliğidir. Dünya kupası ancak 1942 ve 1946 yıllarında ikinci dünya savaşı yüzünden düzenlenmedi.
Dünya kupasında en son Almanya 2014 yılında dünya şampiyonu oldu. Bu yıl dünya kupası yaklaşık bir aylık bir sürede ve 32 ülkenin milli takımlarının katılımı ile Rusya’da düzenleniyor.
2018 dünya kupasına katılan bu takımlar aslında üç yıldır çaba harcamış ve sonunda ev sahibi Rusya ile birlikte bu rekabetlere katılmak üzere bu ülkede toplanmıştır.
İran futbol milli takımı Asya kıtasının en güçlü takımlarından biridir ve şimdiye kadar 1968, 1973 ve 1976 olmak üzere üç kez Asya milletler kupasını kazanmıştır. İran milli takımı ayrıca Asya olimpiyat oyunlarında da üç kez 1974 Tahran, 1990 Pekin ve 1998 Bangkok’da altın madalya kazanmıştır.
İran futbol milli takımı şimdiye kadar beş kez dünya kupasına katıldı. Bu kupalar 1978 Arjantin dünya kupası, 1998 Fransa dünya kupası, 2006 Almanya dünya kupası, 2014 Brezilya dünya kupası ve en sonuncusu da 2018 Rusya dünya kupasıdır.
İran milli takımı üç yıl önce aynı zamanda Asya milletler kupasının da ele maçı sayılan 2018 Rusya dünya kupası eleme maçlarında çok kolay ve hiç yenilmeden dünya kupasının vizesini kazandı ve böylece iki kez art arda dünya kupasına gitti.
İran futbul milli takımı 2018 Rusya dünya kupası eleme maçlarında İspanya, Portekiz ve Fas takımları ile aynı grupta rekabet edecek. İran milli takımının ilk maçı 15 Haziran 2018’de San Petersburg kentinin Krestofsky stadyumunda Afrika şampiyonu Fas’la karşılaşacak.
İran milli takımı 5 gün sonra da 20 Haziran tarihinde Kazan kentinin Kazan Arna stadyumunda İspanya milli takımı ile karşılaşıyor ve en son 25 Haziran’da da Saransk kentinin Mordoya stadyumunda Avrupa’nın şampiyonu yani Portekiz’le karşılaşacak.
İran futbol milli takımı bundan önce hiç bir simgesi yoktu, ta ki geçen ay, hali hazırda örnekleri bir tek İran’da bulunan Asya kaplanı bu takımın resmi simgesi olara seçildi ve simgeye de kısaca Yupa adı verildi.
Rusya’nın Tas haber ajansı İran futbol takımının bir günlük antremanı hakkında şöyle yazdı: bu antreman bir saat sürdü ve İranlı milli futbolcular neşeli bir moralle topla çalışma yaptı. İran milli takımı üyeleri arasında çok iyi bir atmosferin hakim olduğu göze çarpıyordu.
Tas haber ajansı raporunun devamında İranlı bir taraftardan naklen şöyle yazdı: ben 2018 Rusya dünya kupasında İran milli takımı taraftarıyım ve buraya ülkemin milli takımının Fas ve Portekiz karşısında nasıl oynayacağını görmek için geldim. Şu anda İran milli takımının Moskova’ya gelmiş olmasından çok mutluyum ve takımımı desteklemek istiyorum. Ben İran milli takımı 2018 dünya kupasında iyi maç çıkaracağına inanıyorum.
İranlı bir bşaka taraftar da Tas haber ajansına şöyle konuştu: ben Tahran’dan 2 haftalığına Rusya’ya geldim ve İran milli takımının dünya kupasında her üç maçının biletini satın aldım.
İran futbol milli takımının teknik direktörü Karlos Keyroş Nisan 2011’den bu yana bu takımın başında bulunuyor. Keyroş, tüm kalbi ile İran’ın sürekli ilerlemesini arzu ettiğini, takımı dünya kupasında sürpriz yapabileceğine kesinlikle inandığını belirtiyor.
Dünya kupası karşılaşmaları başlamadan önce bu açıklamayı yapan Keyroş şöyle diyor: sözünü ettiğim sürpriz ve hiç bir zaman değişmeyen mesele, maçı kazanma meselesidir; son saniyelere kadar savaşmak ve milli takıma karşı sorumluluk hissetmektir ve bu duygu asla değişmeyecektir. Bizim için ilk maç çok önemli, Fas karşısında bir sürpriz beklemeliyiz, hatta takımda kimlerin yer alacağı sürpriz olabilir. Bu, bizim Faslı rakibimizi şaşırtabileceğimiz yollardan biridir, zira biz onların hakkında her şeyi biliyoruz, ama onlar bizim hakkımızda hiç bir şey bilmiyorlar. Biz sadece kendimize inanmalı ve tüm çabamızı harcamalıyız.
Son günlerde radyo televizyon kanalları, gazeteler, internet ve sosyal paylaşım sitelerinde dünya kupası ve futbol sözcükleri her zamankinden daha çok duyuluyor, halk ve özellikle gençlerin arasında acayip bir heyecan ve coşkunun hakim olduğu gözleniyor. Bu yüzden aklı gelen ilk soru bu ilginin neden bu denli geniş ve büyük olması ve neden futbol günümüz dünyasında bu kadar önem arzetmesidir. Futbol değerini asla kaybetmediği gibi günden güne daha da büyüyor ve hatta siyasi liderlerin onu izlemek üzere oturumlarını iptal ettikleri veya erteledikleri gözleniyor. Futbol için ülkelerde milli bayram düzeyinde festivaller ve karnavallar düzenleniyor, hatta sosyal ve siyasi krizleri örtebiliyor.
Gerçekte günümüz dünyasında futbol uluslararası ortak bir dile dönüşmüştür. Futbol belli grameri ve kuralları ve sözcükleri olan uluslararası bir dil misali işliyor ve nasıl işlediği ve uygulandığı da uluslararası boyut kazandığı ve günümüz dünya kültürünün en önemli temellerinden biri oluşturduğu anlaşılıyor. Ancak futbol aynı zamanda yerel bir fenomen de sayılır, zira bir çok siyasi, iktisadi, sosyal ve kültürel durumun da yerel boyutta futbol fenomeninden etkilendiği gözleniyor.
Modern dünyamızda futbol aslında bir roman gibidir ki içinde keder ve sevinç, kazanmak ve kaybetmek, rekabet ve arkadaşlık, gurur ve gönül birlikteliği gibi durumlar bol bol göze çarpar. Futbol sosyal bir fenomen gibidir ve içinde çeşitli insani ve sosyal bilimlerin faaliyeti için geniş bir zemin söz konusudur. Nitekim bu bağlamda futbolun sosyal yapıyı ve sosyal yapının da futbolu karşılıklı etkilediği söylenebilir.
Aslında futbol uluslararası ve geniş kapsamlı bir spor olarak toplumda dayanışma ruhunu yaratmak, sosyal birlikteliği güçlendirmek, sosyal neşe ve mutluluğa zemin hazırlamak ve gönül birlikteliği ve grup çalışması ruhunu geliştirmekte etkilidir.
Futbol toplumda yaşam şevkini uyandırır ve toplumu perişan ve boş düşüncelerden kurtarabilir. Futbol toplumun bireyleri için yaşamlarında güdümlü hareket etmeyi armağan eder. Modern toplum modern değerleri beraberinde getirir ve futbol da modernite sürecine bağlı olan bir spor olarak modern dünyanın olmazsa olmaz bir parçasıdır.
Bugün futbol modern hayatın bir parçası olmuştur ve bazı veriler dünyada 600 ila 700 milyon insan futboldan geçindiğini göstermektedir. Bu veriler ve futbol dünyasında dönen para, bu sporun oldukça büyük gelir ve kazanç getiren bir sektör haline geldiğini gösteriyor, öyle ki sadece oynanan maçların yayın hakkı bile milyarlarca dolar kazanç sağlıyor.
Örneğin FIFA’nın 2018 – 2022 yılları arasında maçların yayın hakkının satışından 1.85 milyar dolar net kazanç sağlayacağı tahmin ediliyor.
FIFA’nın açıklamasına göre 2014 dünya kupası final maçı 1 milyar seyirci tarafından izlendi ki bunlardan 700 milyonu bu maçları televizyon kanallarından izledi. Yine 2014 dünya kupasının tüm maçları dünya genelinde 2.3 milyar kişi tarafından ve televizyon kanallarından izlendi. Şimdi ise Rusya’da düzenlenen 2018 dünya kupasında televizyon kanallarından bu maçları seyredenlerin sayısında bir rekor kırılması bekleniyor.
Sosyologlar futbol sporu günümüzde toplumların bir parçası haline geldiğini, öyle ki artık modern dünya futbolsuz düşünülemeyeceğini belirtiyor. Futbol aynı zamanda toplumların ekonomisi ve kalkınmasında da önemli rol ifa ediyor ve hatta toplumların kültür aynası olabiliyor. Bu yüzden dünya kupası ülkelere genel diplomasiden yararlanarak kendi kültürlerini ve değerlerini geniş bir arenada tanıtma fırsatı sunduğu söylenebilir.
Futbol ister oyuncu ister seyirci, insanlara büyüleyici bir dünyaya girerek güncel yaşamın baskıları ve ızdıraplarından kurtulma fırsatı veriyor. Fakat futbol aynı zamanda insanları yaşam gerçeklerinden gafil olmak ve bir nevi kendi kendilerine yabancılaşmak gibi durumlara da sebebiyet verebilir. Futbol yaşam gibi bireysel ve toplumsal bir oyundur ve içinde teknik ve taktik, şiddet ve yumuşaklık, hilekarlık, hoşgörü, mertlik, ahlak ve ahlaksızlık, güç ve tedbir, her şeyi içerir. Bu sporda da yaşam gibi oyuncuların elinde her türlü imkan vardır, bu yüzden hangi oyuncunun nasıl hareket edeceği bilinmediği için de maçın sonucu kestirilememektedir.