Dayatılan 8 yıllık savaşın yıldönümü üzerine - 5
https://parstoday.ir/tr/radio/iran-i118647-dayatılan_8_yıllık_savaşın_yıldönümü_üzerine_5
İran İslam Cumhuriyeti’nde İslam inkılabının zaferi ve dayatılan savaşın başlaması ile birlikte İran milleti arasında dayanışma ruhu bir kez daha en üst düzeyde tecelli etti.
(last modified 2023-09-08T03:21:29+00:00 )
Eylül 30, 2018 14:56 Europe/Istanbul

İran İslam Cumhuriyeti’nde İslam inkılabının zaferi ve dayatılan savaşın başlaması ile birlikte İran milleti arasında dayanışma ruhu bir kez daha en üst düzeyde tecelli etti.

O günlerde tüm zorluklara rağmen, inkılap ülkülerini savunma yolunda milli duygular ve silahşörlük ruhu milletin vahdeti ve birlikteliği çerçevesinde düşmanlara karşı gözler önüne serildi.

Kutsal savunma yılları acı tatlı çeşitli anılar ve hatıralarla doludur. O yıllarda herkes savaş cephelerine koştu ve her türlü dini, etnik ve kültürel farklılıklardan bağımsız bir şekilde saldırgan düşmana karşı vahdet ve birlikteliğini gösterdi.

Sekiz yıllık savaş yıllarında Hürremşehir kentinin kurtuluşu ve savaş cephelerinde diğer büyük cephelerde elde edilen zaferlerle birlikte büyük hamasetlere imza atıldı. O günlerde İslam mücahitlerinin saldırgan düşmanı İran topraklarından atmak ve hakettikleri dersleri vermek üzere yazdıkları hamasetlerle birlikte hamaset değerleri yüceldi vee  sosyal zeminleri gelişmeye başladı. İran milleti o günlerde bir çok kez savaşın en zorlu günlerinde sosyal ortamlarda dayanışmalarını sergiledi.

Dayatılan savaş yıllarında bu değersel özellikler gençlere büyük bir şecaat ve iktidarla düşman karşısında durma ve hiç bir güçten korkmama cesareti kazandırdı. Bu vahdet aslında bir milletin yumuşak gücüdür ve çeşitli açılardan ele alınabilir.

İslam İnkılabı Lideri Ayetullah Hamanei bazı komutanları ve kutsal savunmanın kültürel faaliyetlerini yürüten yetkilileri kabulünde yaptığı konuşmada kutsal savunma yılları maddi  ve insani hasarlarının yanı sıra bugün ve gelecek için bir çok önemli getirileri olduğunu belirterek şöyle buyurdu: toplumda inkılapçı ruhun korunması ve takviye edilmesi ve inkılabın kalıcı olması, o yılların bazı getirileridir ve eğer o cihatçı ve fedakarca hareket olmasaydı, kuşkusuz inkılap ve inkılapçı ruhumuz tehdit altında olurdu.

Kuşkusuz İslam İnkılabı Lideri Ayetullah Hamanei’nin de üzerine vurgu yaptığı bu değerli kazanımlar belli bir zaman ve belli bir olayla sınırlı kalmayacak, İran milletinin adalettalep ve sulta düzenine karşı olan ülkülerini kapsayan aktif ve gelişmekte olan sürekli bir akım olacaktır.

Bugün İran İslam Cumhuriyeti aynı psikoloji ve aynı güçle Suriye ve Irak topraklarının en derin noktalarında  başta tekfirci IŞİD terör örgütü olmak üzere tekfirci terörle mücadelede en ön saflarda yer alıyor ve bu zorlu yolu kutsal savunma yıllarında izlediği aynı hedeflerin doğrultusunda ve aynı inkılapçı ve cihatçı ruhu ile tüm bedellerine rağmen devam ettiriyor.

Eğer bugün İranlı mücahitler Suriye’de tekfirci IŞİD terör örgütü ile mücadele cephesinde kutsal mekanların savunucuları adı altında mücadele ediyor ve bu uğurda şehit oluyorsa, bu durum aslında İranlı gençlerin arasında kutsal savunma ruhu ve değerlerinin hakim olduğunu göstermektedir, nitekim şehit Muhsin Haceci gibi şehitler de böyle bir zeminde yetişmiştir. Bu yüzden dayatılan sekiz yıllık savaşın tüm zorlukları, acıları ve yıkımlarına karşın İran milletine eşsiz hamasetleri birer onur ve iftihar unsuru olarak geride bıraktığı söylenebilir.

İslam İnkılabı Lideri Ayetullah Hamanei bazı komutanları ve kutsal savunmanın kültürel faaliyetlerini yürüten yetkilileri kabulünde yaptığı konuşmada kutsal savunma yılları maddi  ve insani hasarlarının yanı sıra bugün ve gelecek için bir çok önemli getirileri olduğunu belirterek ayrıca şöyle buyurdu: toplumda inkılapçı ruhun korunması ve takviye edilmesi ve inkılabın kalıcı olması, o yılların bazı getirileridir ve eğer o cihatçı ve fedakarca hareket olmasaydı, kuşkusuz inkılap ve inkılapçı ruhumuz tehdit altında olurdu. Bu inançların ve değerlerin günümüze dek intikal etmesi sadece İran milleti için değil, aynı zamanda saldırgan zorba güçlere karşı direnen ve kendilerini savunan zulüm altındaki tüm milletler için umut kaynağı olmuştur.

İslam İnkılabı Lideri Ayetullah Hamanei ayrıca ülkenin seçkin genç bilim adamlarını ve yeteneklerini kabulünde yaptığı konuşmada da İslamî İran’ın başta füze sanayii ve teknolojisi olmak üzere askeri sanayi alanlarından kaydettiği ilerlemelerin İran’a tam yaptırım uygulandığı yıllarda gerçekleştiğini belirterek şöyle buyurdu: İran milleti tüm milletlere ve ülkelere örnek oluşturdu ve onlara süper güçlere karşı direnmenin ve onlardan korkmamanın ve aynı zamanda ilerlemenin mümkün olduğunu gösterdi.

İslam İnkılabı Lideri Ayetullah Hamanei şöyle devam etti: Saddam’ın İran’a dayattığı savaş yıllarında Irak’ın Baas rejimi Amerika ve Avrupa’nın çok yönlü desteklerinden yararlanıyordu ve elinde her türlü kitle imha silahları ve hatta kimyasal silahları vardı, oysa İran zalimane yaptırımların yüzünden kendi halkını savunmak için ihtiyacı olan askeri teçhizatı satın alamıyordu. Bu yüzden o yıllarda İran’ın bir çok kenti Saddam rejiminin füze saldırılarına hedef oldu ve binlerce masum insan katledildi. Ancak buna rağmen dayatılan savaş İslamî İran’ın genç ve cesur mücahitlerinin çabaları ile Irak’ın hezimeti ile sonuçlandı ve saldırganlar hiç bir hedefine ulaşamadan İran topraklarından atıldılar.

Gerçekte İran İslam Cumhuriyeti’ne dayatılan sekiz yıllık savaşın deneyimleri, İranlı uzmanların kendi yeteneklerine dayanarak ülkenin savunma ihtiyaçlarını tasarlamaya ve imal etmeye yöneltti. Bugün bu çabalar meyvelerini vermeye başladı ve şimdi artık İran İslam Cumhuriyeti başta balistik füzeler olmak üzere her türlü askeri ihtiyacını kendi imkanları ile üretebiliyor.