İslam inkılabının zafer yıldönümü özel programı
https://parstoday.ir/tr/radio/iran-i125209-İslam_inkılabının_zafer_yıldönümü_özel_programı
İslam inkılabının zafer kutlamaları dolaysıyla hazırladığımız bu programımızda, İran İslam İnkılabının büyük önderi İmam Humeyni’nin -ks- bu inkılabın zafere ulaşmasında ifa ettiği rolünü gözden geçirmek istiyoruz.
(last modified 2023-09-08T06:51:29+00:00 )
Şubat 05, 2019 12:38 Europe/Istanbul

İslam inkılabının zafer kutlamaları dolaysıyla hazırladığımız bu programımızda, İran İslam İnkılabının büyük önderi İmam Humeyni’nin -ks- bu inkılabın zafere ulaşmasında ifa ettiği rolünü gözden geçirmek istiyoruz.

Evet, bilindiği üzere,1 Şubat günü İran İslam İnkılabının zafer kutlamalarının başladığı gündür. Bu günde İslam inkılabının büyük önderi İmam Humeyni -ks- 15 yıl sürgünün ardından vatana geri döndü.Aslında İran’ın despot kralı Muhammed Rıza Pehlevi 16 Ocak 1979 tarihinde ülkeden kaçtıktan sonra İmam Humeyni -ks- yurda dönmeye karar verdi, fakat Pehlevi kralının kukla Başbakanı Şahpur Bahtiyar havaalanlarını kapatarak İmam Humeyni’nin -ks- yurda dönüşünü engellemeye çalıştı.

Pehlevi kralı Muhammed Rıza İslam inkılabı zafere kavuşmadan üç ay önce üç farklı siyasi eğilimleri olan üç Başbakan atadı ve böylece kendi tacını ve tahtını korumak istedi, fakat bu tedbirlerin hiç biri işe yaramadı ve İran milletinin saltanat düzenine karşı yükselen kıyamını engelleyemedi. Sözde milli barış kabinesi olarak ün yapan Cafer Şerif İmami kabinesi ve General Golam Rıza Ezhari’nin sıkıyönetim hükümetinin art arda düşmelerinden sonra Şahpur Bahtiyar şah tarafından Başbakan olarak atandı.

Şahpur Bahtiyar kabineyi kurduktan sonra üç temel hedefi izlemeye başladı. Protestolara ve grevlere son vermek, kamu düzenini sağlamak ve üçüncü hedef olarak da İmam Humeyni -ks- ile uzlaşmak, Bahtiyar’ın gündemine aldığı üç önemli hedefiydi.Bahtiyar programlarından birinin, Ezhari döneminde tırmanan grevlere son vermek olduğunu belirtti, fakat bunu yapamadı ve eğer Amerikalı General Robert Haizer’in yardımı ve yurt dışında bastırılan paraları getirmesi söz konusu olmasaydı, Bahtiyar hatta ordunun maaşını bile ödeyemeyecekti.

Şahpur Bahtiyar’ın 37 günlük hükümetinin en önemli icraatı, İmam Humeyni’nin -ks- yurda dönmesini engellemek üzere ülkenin tüm havaalanlarını kapatmaktı. Ancak Tahran ve diğer kentlerde düzenlenen milyonluk mitingler Bahtiyar hükümetine havaalanlarını açmak ve İmam Humeyni’nin -ks- tarihî dönüşünü beklemekten başka çare bırakmadı.

İmam Humeyni -ks- İran’a geldikten sonra milyonluk kalabalığın karşılamasından sonra Tahran’ın güneyinde şehitlerin mezarlarının yanı başında tarihî bir konuşma yaptı ve milletin destekleri ile yeni hükümet atayacağını belirtti. Gerçekte İmam Humeyni’nin -ks- burada siyasi programlarını açıklaması ve inkılap konseyini belirlemesi ve ülkede iktidarın el değiştirmesi ve siyasi nizamın değişmesine vurgu yapması, Bahtiyar hükümetinde krizi ve orduda ona destek veren komutanların şaşkınlığını daha da arttırdı.

Gerçekte İmam Humeyni’nin -ks- İslami vatana geri dönüşü, İran’ın çağdaş tarihinin unutulmaz günlerinden biridir. İran milleti milyonluk karşılama etkinliği ile bu hadiseyi tarihin en büyük karşılaması olarak kayda geçirdi. O muhteşem günde İran milleti uzun yıllar verdiği mücadelenin sonunda istiklal ve özgürlük duygusunun tadına varmıştı.İmam Humeyni’nin -ks- halefi Ayetullah Seyyid Ali Hamanei, imamın İslam inkılabının zaferinde konumu hakkında unutulmaz bir ifadesi vardır. Nerede İmam Humeyni’nin -ks- adı varsa, orada İslam inkılabının adı da vardır. Bu iki ad ebediyen hem İslam tarihi ve hem dünya tarihinde birlikte ele alınacak ve birlikte irdelenecektir. Nitekim tarih İslam inkılabına ve tesirlerine ve sonuçlarına önem verdiği kadar ve belki de daha fazla İmam Humeyni adına önem verecektir, zira İmam, bu muhteşem inkılabın kurucusu ve başıdır.

Kuşkusuz bu tarihî hadisenin İmam Humeyni -ks- gibi basiretli, fedakar ve iradesi sarsılmaz bir önderi olmadan zafere ulaşması mümkün değildi. Gerçekte İslam inkılabının İmam Humeyni -ks- eliyle yönetilmesi, çağdaş tarihte eşi benzeri olmayan bir hadisedir. Nitekim pek az sayıda düşünür İmam Humeyni’nin -ks- başlattığı hareketin o dönemin özel sosyal, siyasi ve iktisadi şartları altında büyük bir inkılaba dönüşeceğine ihtimal veriyordu.

İmam Humeyni’nin -ks- önderliği iki boyutta etkili ve anahtar konumdaydı. Bunlardan biri, imamın kişiliği ve diğeri de ihya ettiği asil İslam diniydi.Aslında dünyada tüm inkılaplarda ve kıyamlarda önderlik, ideoloji ve halkla birlikte zafer üçgeninin üç kenarını oluşturmuştur. İmam Humeyni’nin -ks- kişiliği ve önderliği her açıdan istisna ve seçkindi. Yüksek himmet, iman, yılmaz tevekkül, ilahi güçlü irade, takva, akılcılık, sabır, safa, ihlaslı kulluk, açık sözlülük, manevi ve irfani safa, geleceğe dönük bakış, hikmet ve basiret, İmam Humeyni’den -ks- eşsiz bir lider yaratmıştı, öyle ki bu özellikleri sayesinde çok rahat insanların kalbine nüfuz etmeyi ve onları inkılapla eşgüdümlü hale getirmeyi başarmasına yardımcı oldu.

İslam İnkılabı Lideri Ayetullah Hamanei İmam Humeyni’nin -ks- kişiliği hakkında şöyle diyor: Bizim aziz ve büyük merhum liderimiz dünyada parlayan bir imajdı ve hakikaten onun gibi biri ne şimdiki zamanda ve ne de geçmiş zamanlarda olmuştur ve alemin ünlü çehreleri arasında enbiya ve evliyalardan sonra bu denli azametli ve olumlu özellikleri taşıyan ve çok yönlü ve çok boyutlu olan bir şahsiyeti tanımıyoruz. Bence imamın başarısının sırları arasında en önemli ve en belirleyici olanı, imamın Allah’a yönelik ihlası ve kulluğuydu. İmam Humeyni’nin -ks- seçkin kişiliğinin bir başka boyutu, İslam inkılabını zafere götüren düşüncesidir. Gerçekte İmam Humeyni’nin -ks- düşünceleri ve ülküleri Tevhid, adalet ve İslam ahkamına dayalıydı. İmamın düşünceleri dini düşüncelerdi. İmam İran toplumunda ezilen İslam değerleri ve İslami kimliği ihya etti. İmam Humeyni -ks- İslamiyeti İranlı olmakla, dini siyasetle ve İslam Cumhuriyeti nizamını ne Doğu ne Batı sloganı ile bütünleştirdi. İmam istibdat ve istikbarla mücadeleyi mustazafları desteklemekle bütünleştirdi ve dünyanın hür insanlarına İslam’ın büyük armağanı olarak özgürlük, bağımsızlık ve özgüven sundu.

İmam Humeyni’nin -ks- siyasi yolu ve bakışı İslam dini ve derin ilahi marifetten kaynaklanıyordu. Gerçekte imamın önderlik yöntemi kendine özel özellikleri vardır ve bu yüzden rakipleri de imamla işbirliği yapmaya yönelmeye başlamıştı.İran İslam İnkılabının büyük önderi ve mimarı İmam Humeyni’nin -ks- işlerde her işin erbabı ile danışması ve uzmanların ve kanaat önderlerinin sözlerini dinlemesi ve muhaliflere karşı sabırlı davranması ve salahiyeti olan insanlardan yararlanarak her işi ehline emanet etmesi, belli başlı özellikleriydi.

Sosyal adalete titizlikle uymak, kararlarda kesin tavırlı davranmak, geleceğe dönük plan yapmak, hepsi İmam Humeyni’nin -ks- liderlik anlayışının ne denli akılcı ve mantıklı olduğunu ortaya koyuyor. Nitekim bu özelliklerin sayesinde İslam inkılabı zafere kavuştuğu günden bu yana ayakta kalmayı ve ülkülerini bir bir gerçekleştirmeyi başardı.

Bugün dünyanın dört bir yanında büyük düşünürler ve teorisyenler İmam Humeyni’den -ks- takdirle yad ediyor ve imamın büyük bir filozof ve sekçin bir düşürür olduğunu itiraf ediyor. Nitekim şimdiye kadar İslam inkılabına yönelik olumlu düşünmeyen birçok düşünür bile İslam inkılabının zafere kavuşmasında İmam Humeyni’nin -ks- seçkin kişiliğinin büyük etkisi olduğunu itiraf etmiştir.

İslam inkılabı zafere kavuştuktan sonra düşmanlar bu inkılabı başarısızlığa sürüklemek için ellerinden geleni yaptılar. Düşmanların her bir kumpası her yeni kurulan bir devleti çökertmeye yetecekti, ancak İmam Humeyni’nin -ks- İran genelinde oluşturduğu vahdet, yeni yeni ayakta duran İslam Cumhuriyeti nizamını korumayı ve güçlendirmeyi başardı.Aslında nasıl ki İran milleti İmam Humeyni’ye -ks- türlü komplolara ve krizlere karşı koyma konusunda inandıysa, İmam da bu millete inanmıştı ve ülkenin tüm işlerini halkla paylaşıyordu. İmamın bu anlayışı ise uzun yıllar siyasi ve sosyal alanlardan dışlanan insanlar için şaşırtıcı ve inanılmaz gibi geliyordu.012