15 Hordad kıyamı üzerine
https://parstoday.ir/tr/radio/iran-i131053-15_hordad_kıyamı_üzerine
Aslında bu inkılapçı hareketin şekillenme zemini yıllar önce ve Ağustos 1953’de İran’da yapılan Amerikan – İngiliz patentli darbe günlerinden itibaren şekillenmeye başlamıştı.
(last modified 2023-09-08T03:21:29+00:00 )
Haziran 09, 2019 15:08 Europe/Istanbul

Aslında bu inkılapçı hareketin şekillenme zemini yıllar önce ve Ağustos 1953’de İran’da yapılan Amerikan – İngiliz patentli darbe günlerinden itibaren şekillenmeye başlamıştı.

15 Hordad kıyamına zemin oluşturan önemli gelişmelerden biri, İran’da eyalet ve velayet dernekleri yasası ve kapitülasyon yasası gibi sömürücü yasaların onaylanması ve yine bazı halk karşıtı hareketlerin gerçekleşmesiydi. Ancak bu sinsi hareketler İmam Humeyni -ks- tarafından aydınlatılarak Pehlevi rejiminin gerçek mahiyeti gözler önüne serildi ve sonunda 1979 yılında İslam inkılabı zafere götürdü.

Gerçekte İmam Humeyni’nin -ks- hş. 1342 yılında yaptığı tarihî konuşması, Pehlevi rejiminin 1953 darbesinden sonra İran milletine yönelik zulüm ve haksızlıklarını ifşa ederek İran milletinin rejimin sömürücü emellerine karşı ayaklanmalarına yol açan etkendi.

İmam Humeyni -ks- 15 Hordad hadisesinden bir kaç gün önce Aşura kıyamının yıldönümü dolaysıyla Kum kentinde Feyziye medresesinde yaptığı ifşaatta şah rejiminin izlediği hedeflerin mahiyetini ve Amerika ve korsan İsrail’in politikalarını izlemesinin sebeplerini açıkladı. Bu yüzden bu konuşma, şah rejiminin sert tepkisi vermesine yol açtı.

Hş 15 Hordad 1342 tarihinde sabahın erken saatlerinde şah rejiminin güvenlik güçleri İmam Humeyni’nin -ks- Kum kentindeki evine baskın düzenleyerek İmam’ı tutukladı ve ardından Tahran’da bir hapishaneye sevk etti. Bu haber yayımlanır yayımlanmaz Kum, Tahran, Veramin, Meşhed ve Şiraz kentlerinde İmam Humeyni’nin -ks- tutuklanmasına itiraz etmek üzere geniş çaplı protesto eylemleri düzenlendi. Protesto eylemleri bir kaç gün sürdü. Eylemlerin sırasında bazı protestocular şehit edildi veya yaralandı veya gözaltına alındı.

Gerçi şah rejimi bir süre sonra İmam Humeyni’yi -ks- serbest bıraktı, fakat itiraz hareketleri devam etti. İmam -ks- serbest bırakıldıktan sonra susmadığı gibi, daha büyük bir enerji ile şah rejimini ve küresel istikbarı hedef aldı. Bu itirazlar sonunda İmam Humeyni’nin -ks- yeniden tutuklanması ve yurt dışına sürgün edilmesine yol açtı. Şah rejimi İmam Humeyni’yi -ks- bir süre Türkiye’ye ve ardından Irak’ın Necef kentine ve daha sonra da Fransa’ya sürgün etti.

Amerikalı ünlü siyaset ve sosyal meseleler uzmanı ve yazarı James Bill bu macerada İran halkının kanlı bir şekilde bastırılmasından doğrudan Amerika devletini sorumlu tutarak şöyle yazıyor: Kenedy’nin uyguladığı reform politikalarının nihai ve ilginç sonucu. Nitekim bu yüzden Amerika her zamankinden daha derin bir şekilde İran’ın içişlerine karışmaya başladı. Bu ülke Barış ordusu gibi Amerika’nın reform politikalarına destek vermesi yüzünden Amerika devletinin imajını İran’da orta ve üst kesimlerin arasında  yükseltti. Ancak buna karşın şah rejimi baskıcı ve şiddet içerikli uygulamaları ile İran genelinde sokaklara dökülen binlerce silahsız protestocuyu kana buladı.

İmam Humeyni -ks- hş. 15 Hordad 1342 günü hakkında şöyle diyor:

15 Hordad günü Aşura günü gibi mazlum milletin genel yas günü olduğu gibi, hamaset günü ve İslam ve Müslümanların yeniden doğduğu gündür. 15 Hordad hamaset gününü anmak, tarih boyunca tüm insani değerleri anmaktır. 15 Hordad kıyamı zalim şah rejiminin mitolojik gücünü kırdı ve tüm efsaneleri ve sihirleri batıl etti. O günde cesur kadınların, erkeklerin ve gençlerin şehadeti, şeytani büyük gücün seddini temelden sarstı. Varoşlarda yaşayan silahşör insanların kanı zulüm saraylarını yerle bir etti. Bu büyük millet kıyamı ve en aziz evlatlarının kanını sunarak gelecek kuşakların kıyamı için yolu açtı ve olmazları olmaz yaptı.

15 Hordad 1342 kıyamının en önemli özelliği, halkçı oluşu, İslami oluşu ve tek bir önderi oluşudur, ki bu da o tarihe kadar hiç görülmemiş bir durumdu. Bu inkılapçı çıkış, İran milletinin zulüm ve sulta düzeni ile mücadele iradesini ikiye katladı.

Gerçekte 15 Hordad kıyamı inkılapçı hedeflerin temelinde siyasi bir hareketin şekillenmesine vesile oldu. 15 Hordad kıyamında siyasi, sosyal ve dini etkenler rol ifa etti ve bu bileşenler İran milletinin İslam inkılabını zafere götürdüğü güne kadar direniş zeminin hazırlamakta belirleyici oldu. Bu sebeplerden dolayı birçok gözlemci 15 Hordad 1342 kıyamını İran İslam inkılabının şekillenme sürecinde bir dönüm noktası olduğunu belirtiyor.

Gerçekte 15 Hordad 1342 kıyamı İran’ın çağdaş tarihinde ve İslam inkılabı sürecinde, İran İslam Cumhuriyeti anayasasında kendinden söz ettirecek kadar önemli bir olaydı. İran İslam Cumhuriyeti anayasasında şu ifadeler yer alıyor:

İmam Humeyni’nin -ks- İran’ı küresel emperyalizme siyasi, kültürel ve iktisadi açıdan bağımlılığını ve despot rejimin temellerini pekiştirme yolunda atılan bir adım olan Amerikan patentli beyaz devrim kumpasına yönelik yıkıcı itirazı, milletin bir bütün olarak hareket etme etkeni oldu ve ardından İslam ümmetinin 15 Hordad 1342’de başlattığı ve bu muhteşem ve geniş kapsamlı kıyamın başlangıç noktasını oluşturan kanlı ve muazzam hareketi, İmam Humeyni’nin İslami önder olarak konumunu pekiştirdi ve ayıp kapitülasyon yasasına itiraz etmesinin ardından İran’dan sürgün edilmesine karşın, ümmetin İmam’la ilişkileri ve irtibatı sürekli devam etti ve Müslüman millet ve özellikle sorumlu aydınlar ve mücadeleci alimler yollarına sürgün, hapis, işkence ve idamlara rağmen sürdürdü.

Aslında 15 Hordad kıyamı zalim rejimin baskıları ve tutuklamaları ve İmam Humeyni’yi -ks- sürgün etmeleri ve Amerika’nın müdahalelerine rağmen asla durmadı. Bu olaydan sonraki ilk yıllarda ve İslam inkılabı zafere kavuştuğu güne kadar inkılapçı hareket, rahmetli İmam’ın belirlediği çizginin üzerinde yoluna devam ederek sonunda zafere ulaştı.

Bu arada şah rejimi 15 Hordad kıyamını bastırmakta yalnız olmadığını ve Amerika’dan başka siyonist rejim İsrail de bu kanlı baskında rol ifa ettiği belirtilmelidir. Korsan İsrail’in dönem Başbakanı Ben Gorion 15 Hordad 1342 olayından bir kaç gün önce özel bir kuryenin aracılığı ile İran şahına bir mektup gönderdi. Gorion mektupta, İran ve İsrail jeo politik konumları itibarı ile iç ve dış düşmanlara karşı mücadelede işbirliğini arttırmaları gerektiğini vurguladı.

Ancak İmam Humeyni -ks- inkılapçı hareketi ve zalimlerden korkmadığını ortaya koymakla hakiki iktidar milletlerin olduğunu ve küresel zorba güçlere dayanmaksızın büyük bir siyasi değişimi sonuca ulaştırmanın mümkün olduğunu ortaya koydu. Bu değişim 15 Hordad kıyamında tecelli etti ve yolunu İslam inkılabı zafere ulaşıncaya dek sürdürdü ve sonunda İslam’ın hakiki siyasi kapasitelerini ve muazzam gücünü tüm dünyaya gösterdi.

İşte böyle 15 Hordad kıyamı zalim şah rejiminin bastırmasına rağmen ayakta kaldı ve tarihe altın harflerle yazıldı ve sonuçta sömürüye karşı direniş ve kıyamın simgesine dönüştü. İran milleti bu mücadelede imkansızı mümkün yaptı ve inkılap sürecinde birçok adalettalep ve özgürlükçü milletin peşinde olduğu hayati ve kader belirleyici hedeflere ulaştı.