İran milletinin isyancılara ve provokatörlere tepkisi
Son günlerde İran’da 15 Kasım’da yürürlüğe giren yakıt fiyatları düzenlemesinin ardından başkent Tahran ve diğer bazı kentlerde halkın barışçıl itiraz eylemleri düzenlendi, ancak bir avuç isyancı ve provokatör protestocu halk arasına karışarak kamu mallarına, halkın malına ve hatta bankalara, acil servislere, ambulanslara ve toplu taşıma araçlarına zarar verdiler ve böylece barışçıl itirazları başka yönlere çekmeye çalıştılar.
Provokatörlerin sebebiyet verdiği acı olaylarda maalesef bazı vatandaşlar hayatını kaybetti.
İktisadi sorunlar her zaman her ülkede tartışma yaratan bir konu olmuştur. Yine birçok ülkede yaşanan deneyimlere göre bu alanda atılan her adım genellikle bazı direnişlerle karşılaşabilir. Gösterilen tepkiler ise hem uzmanlık açısından hem de uygulanan iktisadi kararın muhtemel zararlarından duyulan kaygı bakımından ele alınabilir.
Gerçi yakıt fiyatlarını düzenleme adımı, benzin fiyatlarına yapılan zamdan elde edilecek artı gelirin, hükümet tarafından toplumun az gelirli kesimlerine nakit yardım sepeti şeklinde ödeneceği ve böylece bu kesimin geçiminin iyileşmesi yolunda olumlu bir adım atılacağı açıklanmıştı.Yakıt fiyatlarına getirilen düzenleme aynı zamanda iki amaçlı bir adımdır ve içinde enerji tüketimini düzenlemeyi de öngörmektedir. Bazı uzmanlara göre bu önemli düzenleme yıllar önce ve aşamalı olarak yapılmalıydı ve böylece yakıt fiyatlarında yüksek sıçramanın doğurduğu şok önlenmeliydi; özellikle son yıllarda artan enflasyon da toplumda kaygıları daha da arttırdığı bir sırada, düzenlemenin adım adım yapılması gerektiğini gösteriyordu.
Kuşkusuz iktisadi sorunlar toplumun zayıf kesimlerini olumsuz etkilemesi yüzünden inkar edilemeyecek sorunlardır, nitekim bunun en somut örneğini Fransa’da bir yıldan beri devam eden sarı yeleklilerin itiraz hareketinde görmek mümkün. Ancak Fransa gibi ülkeler ne zaman İran’da bu tür itiraz hareketleri olursa, onu hemen siyasi müdahalelerinin malzemesi yapıyor. İran ise her defasında bu zümreye tepki göstermek zorunda kalıyor.
Bu doğrultuda Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü Seyyid Abbas Musevi, başta Avrupa Birliği Dış Politika Sorumlusu Sözcüsü olmak üzere Avrupalılara gösterdiği tepkide İran’ın içişlerine karışmak yerine öncelikle kendi sorunlarını çözmeye çalışmalarını tavsiye etti.
Sözcü Musevi, Avrupa ülkeleri ilkin kendi iç sorunlarını ve her gün Avrupa’da bir şekilde dışa vuran ve tutuklanmalara ve kayıplara yol açan hoşnutsuzlukları çözümlemeye çalışmaları gerektiğini belirtti
Musevi, Avrupa İran’da bazı eşkıya ve provokatörlerin kamu mallarına zarar verenler için timsah göz yaşı dökmek ve müdahaleci açıklama yapmak yerine, neden Bercam nükleer anlaşmasındaki yükümlülüklerini yerine getirmediğini açıklaması gerektiğini vurguladı.
Aslında İran’da 2009 yılında cumhurbaşkanlığı seçimlerinden sonra yaşanan olaylar başta olmak üzere bazı huzursuzluklar ve iktisadi alanlarla ilgili başka olaylarda da Amerika ve müttefikleri şom hedeflerine ulaşmak için İran milletinin taleplerinden bile toplumun huzurunu kaçırmak ve kriz yaratmakta yararlanmaktan çekinmediklerini gösteriyor.Kuşkusuz bu aşamayı geride bırakmak ve yakıt fiyatları ile ilgili düzenlemede istenilen hedeflere ve ideal sonuçlara ulaşmak için zaman gerekir ve yine toplumun düşmanların huzur bozucu kumpaslarına karşı uyanık olmaları da şarttır.
İslam İnkılabı Lideri Ayetullah Hamanei uygulamanın ardından yaptığı açıklamada, nizam liderlerinin aldıkları kararların uygulanma zaruretine vurgu yaparak şöyle buyurdu: Bu son olaylarda dünyada tüm şer merkezleri bize karşı hareket ederek kargaşaları teşvik ettiler; Pehlevi hanedanının şom üyelerinden münafıklar gibi habis ve cani örgüte kadar. Bunlar sürekli sanal ortamda ve başka yerlerde bu şirreti ve isyan olaylarını teşvik ediyorlar. Ben hiç kimse bu anarşistlere yardım etmesin, diyorum. Ülkesini seven, rahatını seven hiç bir akıllı ve şayeste insan bunlara yardım etmez. Bunlar anarşist, bu işler normal insanların işi olamaz.Amerika devleti son iki yılda Bercam nükleer anlaşmasından çekilmek ve felç edici yaptırımları dayatmakla İran ekonomisini çökertmeye çalıştı, fakat başarılı olamadı. Bu yüzden Amerika yönetimi bu kez İran içinde huzursuzluk ve güvensizlik yaratarak İran’a darbe vurmaya kalkıştı. Beyaz saray son olaylarda sürekli müdahaleci bildirilerinde İran karşıtı mesnetsiz iddialarını tekrarlayarak yakıt fiyatlarına yapılan zammı bahane ederek bazı kentlerde kargaşa yaratan ve kamu mallarına zarar veren bir avuç provokatöre destek verdiğini vurguladı.ABD Dışişleri Bakanlığında İran eylem grubu sorumlusu Brian Hook da BBC kanalına verdiği mülakatta açıkça İran’da yaşanan anarşi olaylarından duyduğu mutluluğu dile getirerek şöyle dedi: Biz geçmiş yıllarda İran hükümeti protestocuların internet üzerinden birbiriyle bağlantı kurmalarına izin vermemesinden ders çıkardık. Ben bu görevin başına getirildiğimde, İran milletine itirazların esnasında birbiriyle irtibat kurabilecek teknolojileri verdik. Biz İran milletine nasıl kestirme yollardan internete ulaşabileceklerini sunduk ve bu yollar protestoculara birbiriyle irtibat kurmalarına imkan sağladı.
Haritage vakfı araştırmacılarından Ted Bromond ise şöyle diyor:
Trump yönetimi İran’da politikalarınınuzun vadede sonuca ulaşmasını beklemelidir ve mümkün olan en muhtemel eğilim ise bedel dayatma stratejisidir.
Bromond’ın analizine göre bu strateji Amerika’ya karşı olan tarafa çeşitli boyutlarda ağır bedel ödetiyor ve sonunda içten sarsılarak ekonomisi çöküyor ve böylece kendi kendini yok etme zemini oluşturuyor; yani tam da Amerika’nın Gorbaçev liderliğindeki eski sovyetler birliğine yaptığı gibi.
Medya alanında da İran karşıtı iki TV kanalı olan Manoto ve Iran International kanalları BBC’nin özel programlarına paralel olarak İran’da isyan olaylarını körüklemekte baş rolleri oynadılar.
Kuşkusuz iktisadi altyapılarda yapılacak her türlü düzenleme veya reform muvafık muhalif, farklı görüşleri ve bazen de siyasi ve sosyal bedelleri beraberinde getirir. Bazı uzmanlara göre bu önemli düzenleme yıllar önce ve aşamalı olarak yapılmalıydı ve böylece yakıt fiyatlarında yüksek sıçramanın doğurduğu şok önlenmeliydi.
Her halükarda şimdi bu düzenlemenin birden yapılması ve benzin fiyatlarının artışı birçok kaygıyı da beraberinde getirdiği anlaşılıyor. Bu yüzden halkın geçim sıkıntısına çare bulmak ve iktisadi sorunların çözümlenmesi, vatandaşların yetkililerden ciddi talepleridir ve bu yönde çaba harcanması gerekir.
Ancak İran milleti ülkelerinde isyan, huzursuzluk ve güvensizlik çıkaranları asla tahammül edemeyeceği ve fırsatçılara itiraz hareketlerini saptırmalarına müsaade edemeyeceği de kesindir. Nitekim bu doğrultuda son günlerde İran’ın çeşitli kentlerinde halk sokaklara dökülerek nizama desteklerini vurgulayarak isyancılardan ve provokatörlerden beraat ettiklerini ortaya koydu.012