2019 yılında İran 2
2019 yılı Amerika’nın Bercam nükleer anlaşmasını sabote etmesi ve Avrupalı tarafların yükümlülüklerini yerine getirmemeleri itibarı ile oldukça gergin geçti.
Amerika Bercam’dan çekildiğini ilan ettikten sonra AB troykasını oluşturan Almanya, Fransa ve Britanya anlaşmaya tam destek sözü vererek İran’dan yükümlülüklerine bağlı kalmasını istediler. İran ise sözünde durdu. UAEK Bercam anlaşması yürürlüğe girdiği günden itibaren her üç ayda bir yayımladığı raporlarda İran’ın bu anlaşmaya tam olarak bağlı kaldığını ve tüm yükümlülüklerini yerine getirdiğini bildirdi.
Ancak Amerika ta baştan ve nükleer meseleyi bahane ederek İran’ın askeri tesislerine ulaşmak gibi uluslararası örf ve adete aykırı ve mantıksız taleplerde bulundu ve BM güvenlik konseyinin kararnamesini bile hiçe sayarak Bercam anlaşmasının bazı maddelerinin değişmesini ve kendince İran’ın füze gücünün kısıtlanmasını hedefledi.İran İslam Cumhuriyeti için ise Bercam nükleer anlaşması ancak İran’ın çıkarları temin edildiği sürece geçerli bir anlaşmadır ve Bercam bu hedeften saptığı yerde İran da kesinlikle bu anlaşmaya bağlı kalmayacaktır.
Avrupa ise son bir yılda sürekli Bercam anlaşmasına destek verme sözünü tekrarladı, fakat pratikte uygulamaları çok yetersizdi. Gerçi Avrupa’nın INSTEX adı altında İran ile ticari faaliyetlere mali destek bağlamında bir mekanizma geliştirdi, fakat bu mali mekanizma da pratikte yetersiz kaldı ve hayata geçirilemedi.
Amerika’nın MIT üniversitesi uluslararası etüt merkezi uzmanı ve icra Başkanı John Tirman şöyle diyor:
Avrupa yükümlülüklerini yerine getirmekte ve Amerika karşısında çok zayıftır, gerçi Avrupa her zaman zayıf olmuş ve daha güçlü odaklar tarafından yönetilmiştir. Bu yüzden Avrupa’dan çok özel bir beklentide bulunmamak gerekir.
İslam İnkılabı Lideri Ayetullah Hamanei binlerce öğrenci ve öğretmeni kabulünde Amerika’nın davranışları ve Bercam nükleer anlaşmasına yönelik tutumu hakkında İran milletinin izzet ve azametine vurgu yaparak şöyle dedi: Ben defalarca Amerika’ya güvenmeyin, demiştim, işte bu da sonucu. Şimdi de üç Avrupa ülkesi ile müzakere hakkında, bunlara da güvenmemek gerektiğini söylüyorum. Her türlü anlaşma için gerçek ve pratik güvence alın, yoksa bu şekilde yola devam edemezsiniz. Bunlar bir yandan tebessüm ederken, öbür yandan karşı tarafın göğüsüne hançer saplayan zümredir ve görecede karşı tarafı takdir ederek ve anlaşmayı bozmayacağını söyleyerek kendi amaçlarını gütmekten başka bir şey yapmazlar.İran İslam Cumhuriyeti Amerika Bercam nükleer anlaşmasından illegal bir şekilde çekilmesine rağmen bir yıl stratejik sabrı gündemine aldı ve bir yılın sonunda başta ABD’nin anlaşmadan çekilmesini telafi etme sözü veren Avrupalı taraflar olmak anlaşmanın diğer taraflarına yükümlülüklerini yerine getirmeleri için süre tanıdı.
Ancak Avrupalı tarafların sözlerini yerine getirmemeleri üzerine İran milli güvenlik yüksek konseyi bir açıklama yaparak karşı tarafa 60 gün içinde petrol satışı ve bankacılık işlemleriyle ilgili yükümlülüklerini yerine getirmedikleri takdirde İran Bercam anlaşması maddeleri uyarınca yükümlülüklerini askıya almaya başlayacağını bildirdi.
Böylece İran 8 Mayıs 2019’da Bercam nükleer anlaşmasının 26 ve 36. maddeleri uyarınca bazı yükümlülüklerini askıya alacağını ilan etti.
İran ilk adımda zenginleştirilmiş uranyum ve ağır su miktarına getirilen kısıtlamayı kaldırdı ve iki ay sonra ikinci adımda zenginleştirme seviyesine getirilen kısıtlamayı bir kenara bıraktı.
İran ikinci adımdan sonra tekrar başta Avrupalı taraflar olmak üzere anlaşmada kalan diğer taraflara Amerika’nın yaptırımlarından uğradığı zarar ziyanı telafi etmeleri için iki ay daha süre tanıdı. Bu sürenin sonunda İran üçüncü adımı da attı ve nükleer araştırma geliştirme faaliyetlerine getirilen bazı kısıtlamaları kaldırdı.Bu çerçevede Cumhurbaşkanı Hasan Ruhani İAEK yetkililerine nükleer araştırma ve geliştirme için gerekli olan her türlü faaliyette bulunmaları ve Bercam çerçevesinde uygulanan kısıtlamaları yok saymaları yönünde talimat verdi.
Cumhurbaşkanı Ruhani Kasım ayında İran’ın Bercam’da yükümlülüklerini askıya alma sürecinde atacağı dördüncü adımı açıklayarak, Bercam anlaşmasının diğer tarafları İran tek yanlı olarak bu anlaşmaya bağlı kalamayacağını bilmeleri gerektiğini belirtti.Aslında İran’ın zenginleştirilmiş uranyum stoklarını arttırması veya zenginleştirme seviyesini yükseltmesi Bercam nükleer anlaşmasının ihlali sayılmıyor ve tamamen İran’ın anlaşmadaki hakları çerçevesinde atılan adımlar sayılıyor. Bercam’ın 26 ve 36. maddeleri karşı taraf yükümlülüklerini yerine getirmediği takdirde İran’a yükümlülüklerini kısmen veya tamamen askıya alma yetkisi veriyor.
Gerçekte Amerika’nın zorbalığı ve Avrupalı tarafların yükümlülüklerini yerine getirmemesi İranlı yetkilileri Avrupa’nın bugün yarın vaatlerini beklememeleri gerektiği sonucuna ulaştırdı.
İran attığı adımlarda Avrupalı taraflara yeteri kadar süre tanıdı. Bercam nükleer anlaşması İran için ancak menfaatlerinden yararlandığı takdirde değerlidir ve aksi takdirde hiç bir değeri yoktur.
2019 yılında Amerikalı yetkililer İran’da üç hedefin peşindeydi ki en önemli olanı nizamı değiştirmekti. Amerikalı yetkililer bu hedefe ulaşamadıkları takdirde ikinci hedeflerinde İran İslam Cumhuriyeti nizamını zayıflatmayı gündemlerine aldı ve üçüncü hedefleri de kendi istekleri doğrultusunda İran’a müzakere dayatmaktı. Amerika bunun için İran’a dayattığı yaptırımları yapabildiğince ağırlaştırdı ve kendince muhtemel müzakerelerde pazarlık gücünü arttırmak istedi.Kuşkusuz İran milleti şimdiye kadar birçok zorlu süreci geride bıraktı ve birçok sorunun üstesinden geldi ve bugün yine büyük bir iktidarla baskılara ve komplolara karşı direnecektir. İran Amerika’nın tüm yaptırımları ve baskılarına rağmen zorlukları aşma yeteneğine sahip olan bir ülkedir ve eşsiz doğal ve insan kaynakları sayesinde ve özellikle genç kuşağının yetenekleriyle yoluna devam edebilecek kapasitededir. Bu kapasiteler İslam inkılabının yeni döneminde güvenilir birer dayanak sayılır.Amerika devleti bölgede gerginlik yaratmakla bölgedeki şom varlığını haklı göstermeye ve şom hedeflerine ulaşmaya çalışıyor. Bu yüzden İran İslam Cumhuriyeti 2019 yılında dış politika sahasında Amerika’nın tek yanlı politikalarına açık ve net bir şekilde muhalefet etmeye devam etti.
İran İslam Cumhuriyeti ayrıca ister kimyasal ister biyolojik ister nükleer olsun, her türlü kitle imha silahlarının üretilmesine de karşı çıktı.
Dışişleri Bakanı Muhammed Cevad Zarif twitter hesabından AB troykasının BM güvenlik konseyine İran’ın füze gücü hakkında yazdığı mektuba işaretle bu mektubu Bercam nükleer anlaşmasında en asgari yükümlülüklerini yerine getirmekten aciz olan bir zümrenin kifayetsizliğini örtbas etmeye yönelik olduğunu belirtti.Dışişleri Bakanı Muhammed Cevad Zarif, twitter hesabında yaptığı açıklamanın devamında BM güvenlik konseyinin Bercam nükleer anlaşmasını onaylayan 2231 sayılı kararnamesinin fotoğrafını koyarak şöyle ekledi: Eğer Avrupa troykası birazcık uluslararası itibar istiyorsa Amerika’nın kabadayılığına karşı teslim olmak yerine kendi egemenlik hakkını ve yetkilerini uygulayabilir.
Zarif ayrıca ABD Dışişleri Bakanlığında kurulan İran eylem grubu Başkanı Brian Hook’un İran karşıtı sözlerine işaretle şöyle yazdı: Brian Hook Avrupalı taraflara yerinde bir ikazda bulundu ve açıkça İran’ın füze denemeleri 2231 sayılı kararname kapsamına girmediğini hatırlattı.Her halükarda ve genel bir değerlendirmede, İran İslam Cumhuriyeti’nun 2019 yılında da stratejik politikası milletlerin meşru haklarına saygı duyan ve buna inanan tüm ülkelerle yapıcı teamüllerde bulunmaktan ibaret olduğu söylenebilir.012