Gönüllerin Serdarı Şehit Süleymani - 3
Şehit General Kasım Süleymani İran’ın askeri komutanlarından biriydi ve ABD terör ordusu tarafından düzenlenen hain suikaste kadar İslam İnkılabı Muhafızlar Ordusu Kudüs Gücü komutanı olarak faaliyet yürütüyordu.
General Süleymani stratejik bir konumdaydı, fakat hiç kimse bölgede ne kadar nüfuz sahibi olduğunu bilmiyordu. General Süleymani mücadeleci ve cengaver kişiliği ile biliniyordu, ama aynı zamanda dünyada barış misyonu üstlenmişti. Yüzündeki tebessüm daimi ve cazipti, fakat yüreğinde haksızlıklardan ve adaletsizliklerden derin acılar taşıyan biriydi.
Geçen Cuma günü yaşanan acı hadise bir kez daha General Süleymani’den gönüllerde yer edinen bir kişiliği ortaya koydu. O ana kadar kimse belki de onu ne kadar sevdiğini düşünmemişti, ancak şehadeti bir dünyayı alt üst etti.Hac Kasım Süleymani, Hac Hasan’ın üçüncü evladıdır ve bir ablası ve bir de ağabeyi vardır. Hac Kasım İslam inkılabından önce Kirman’da yaşıyordu. Hac Kasım çocukken köyünü terk ederek Kirman kentine geldi ve burada hem uzakdoğu dövüşlerini öğrenmeye başladı, hem inşaatta çalıştı. Hac Kasım cesur bir karate ustası oldu. O yıllarda küçük kardeşi de yayındaydı. Hac Kasım ve kardeşi Sohrab iki yeğeni ile birlikte bir evde yaşıyordu. Hac Kasım ta o yıllardan itibaren başkalarından farklı duruyordu.

Hac Kasım hayırsever biriydi ve her yıl Nevruz bayramından önce bir miktar erzak tedarik gördükten sonra yöredeki köylerde yoksul insanların arasında dağıtıyordu. Hac Kasım’ın tedarik gördüğü erzak sadece doğduğu köy Kanat Mülk’te değil, aynı zamanda Kirman’ın güneyindeki başka köylere de gönderiliyordu. Köyün 60 yaşındaki ninesi Kasım Süleymani adını duyunca şöyle diyor: Evet, her zaman buraya gelirdi ve genellikle herkese de uğrardı veya şu camide konuşma yapardı; herkese yardım ederdi; bayramda pirinç, et, şeker ve bu tür şeyler getirir ve halka dağıtırdı. Bizim gibi kimsesizlere daha fazla verirdi.Kemal, bir keresinde Hac Kasım’ı spor salonunda gören bir öğrencidir. Kemal, Hac Kasım köyünde yaşayan gençlerin sporcu olmalarını çok istediğini belirtiyor. Bu salonda genellikle spor yarışmaları düzenleniyor, başka köylerden de gelenler oluyor, fakat Ramazan kupası hepsinden daha coşkulu geçiyor.
Kemal Kirmanlı şivesi ile gayet sakin ve hiç bir heyecana kapılmadan Ramazan kupalarından birini şöyle anlatıyor: O yıl serdar Süleymani de kupaların dağıtıldığı törene katıldı ve bir kaç dakika konuştu ve herkese hediye verdi. Hac Kasım çocukların arasında oturdu ve şampiyon takıma Meşhed ziyareti ödülü verildi. Şu kapalı salon ve çim sahası da serdarın lütuf ve bereketindendir. Bunlar başkalarının ona verdikleri ve muhtaç insanlara yardımda bulunmasını veya köyler için hayır işler yapmasını istedikleri paralardan yapıldı. İnsanlar serdarın sadakatine inanarak ona hayır işlerde harcamak üzere para verirdi.

Hac Kasım Süleymani ve halk arasında duygusal bağların doruk nokta, bu yılın başında Huzistan eyaletinde kentler ve köyler bir bir suyun altında kaldığı yaşanan sel felaketi sırasında oldu. O günlerde Hac Kasım Süleymani İslam ülkelerinde direniş cephelerini bırakarak doğruca Huzistan eyaletine geçti ve afetzede insanlara yardım ulaştırmaya başladı. Sel felaketiyle mücadelede hiç bir umudu olmayan ve evini tarlasını kaybeden insanlar Hac Kasım Süleymani’yi karanlıkta bir ışık gibi görmeye başladı. Hac Kasım gayet sade bir duruşla halkın yanında yer aldı ve onlarla Arapça konuşarak sel felaketine katlanmalarını kolaylaştırdı.Kudüs Gücü Komutanı şehit Süleymani sel felaketi yüzünden bulunduğu Huzistan eyaletinde tarihî bir açıklama yaparak şöyle dedi: Burada birçok kişi Ehl-i Beyt türbelerini savunmak için Suriye’ye gitmek istediğini söylüyor, ancak Huzistan bu sel felaketinde bir nevi kutsal mekanları savunmak gibidir, zira insanın kerametini korumak ve evini yurdunu kaybetmemesine yardımcı olmak veya en azından kamplarda kerametini korumak bir nevi kutsallıkları savunmaktır.
Hac Kasım Süleymani açıklamasının devamında şöyle ekledi: Eğer insanların kerametini koruyarak ve hiç bir insani kayıp vermeden bunu yapabilirsek, hiç kuşkusuz önemli sonuçları elde edebiliriz.
İşte bu noktada Hac Kasım Süleymani’nin İslam İnkılabı Lideri Ayetullah Hamanei’nin şu sözlerinin en bariz örneği olduğu söylenebilir: O İslami bir numaralı askerdir; mümin, cesur, fedakar ve tedbirlidir; düşman karşısında büyük iktidarla durur; ancak dost karşısında asla kibirli değildir. Bu, İslami askerlik özelliğidir; o Malik Eşter gibidir.Şehit General Hac Kasım Süleymani’nin ilahi makamı, hayatının çeşitli meydanlarında sergilediği ihlasın sonucuydu. İhlas, manevi kemale ermenin en yüce merhalelerinden biridir. İhlas, tüm niyetleri Allah’tan başkasından arındırmak ve amelleri sadece Allah için yerine getirmektir. İhlaslı olan insan için başkalarını takdiri veya tekzibi birdir ve ibadetten amacı sadece yaratanın rızasını kazanmaktır.
İslam Peygamberi -s- şöyle buyurur: İhlasla iman ehli olanların üstünlük dereceleri gerçekleşir.
General Süleymani bir meclise girdiğinde nerede oturacağı önemli değildir, herkesle tokalaşır ve selamlaşırdı ve halkçı davranışı sayesinde insanların kalbinde yer etmişti. Hac Kasım, mitoloji ve kahraman, kağıt üzerinde değil, kalplere yerleşen insan olduğunu göstermişti ve bu yüzden herkesçe sevilen biriydi.Hac Kasım Süleymani bu açıdan diğer mitolojiler ve kahramanlardan farklı ve İran genelinde tüm kanatlardan bağımsız ve aynı zamanda tüm kanatların takdir ettiği bir şahsiyetti.
Hac Kasım Süleymani asla küçük cephelerle uğraşmazdı ve büyük cephelerin adamıydı ve sağ sol, geleneksel modern, hatta Şia Sünni, tüm saflaşmaları aşmıştı. Hac Kasım küresel istikbar karşısında duran hür bir insanın tecellisiydi. Hac Kasım herkesle iyi ilişkisi vardı ve sınırları çok genişti. Onun için tek sınır istikbarla mustazaflar arasındaki büyük sınırdı ve bunu pratikte de ispat etti.
Şehit Hac Kasım Süleymani’nin kardeşi Sohrab şöyle diyor:
Serdar Süleymani sadece bizim ailemize ait değildir. Hac Kasım bizim ailede dünyaya geldi, fakat sadece bizim ailemize değil, ülkeye aittir. Bir süre önce Kirman’ın eski valisi babamla bir görüşmesi oldu ve ona, biliyor musunuz oğlunuz ne kadar ünlü ve istikbar ondan ne kadar korkuyor? demişti. Babam da ona, ben size bu sözleri söylediğiniz için şaşırıyorum, dedi. Vali nedenini sorunca babam şöyle dedi: Benim oğlum bir velayet askeridir. Onlar benim oğlumdan değil, İslam’dan korkuyor. Hac Kasım sadece İslami ve Şia bir ülkenin bir işaretidir.
Şehit Kasım Süleymani halkçı ve halkı seven biriydi, zira Allah’ın iyi kullarından biriydi. Hac Kasım Kur'an'ı Kerim’in alçak gönüllü ve tevazulu tabir ettiği müminler gibiydi. Kur'an'ı Kerim Furkan suresinde bu insanları şöyle anlatıyor:
Rahmân'ın (has) kulları onlardır ki, yeryüzünde tevazu ile yürürler ve kendini bilmez kimseler onlara laf attığında (incitmeksizin) "Selam!" derler (geçerler); Gecelerini Rablerine secde ederek ve kıyam durarak geçirirler.
Yine onlar ki, Allah ile beraber (tuttukları) başka bir tanrıya yalvarmazlar, Allah'ın haram kıldığı cana haksız yere kıymazlar ve zina etmezler. Bunları yapan, günahı (nın cezasını) bulur;
Evet, bu tür insanlar ilahi emre karşı mutlak teslimiyet içindedir. Mümin insan tüm varlığı ile yüce Allah’ın hizmetindedir. Kur'an'ı Kerim’de Hz. İbrahim -s- Allah tealadan böyle bir makama nail olmayı talep ederek şöyle diyor: Ey Rabbimiz! Bizi sana boyun eğenlerden kıl, neslimizden de sana itaat eden bir ümmet çıkar.Evet, bir kez daha gönüllerin serdarı, şehit General Hac Kasım Süleymani’nin şehadeti dolaysıyla taziyelerimizi sunuyor ve onu saygı ile anıyoruz.012