İslam İnkılabı Zaferi Yıldönümü-1
https://parstoday.ir/tr/radio/iran-i142399-İslam_İnkılabı_zaferi_yıldönümü_1
Sohbetimizin ilk bölümünde İran halkının bilinçli katılımı ve komplolar ile mücadelesini konu edineceğiz.
(last modified 2023-09-08T06:51:29+00:00 )
Şubat 02, 2020 17:56 Europe/Istanbul

Sohbetimizin ilk bölümünde İran halkının bilinçli katılımı ve komplolar ile mücadelesini konu edineceğiz.

İran milleti İslam İnkılabının zaferinin ardından geçen kırk yıl içerisinde defalarca Amerika'nın hasmane girişimlerine şahitlik etmişlerdir. Bu hasmane girişimler, Irak Baasçı Saddam Rejiminin İran'a sekiz yıllık savaş dayatmasından İran'da darbe girişimleri ve terör çeteleri ve münafıklar örgütünü desteklemelere kadar geniş yelpazeli eylemleri içermektedir. Gerçekte Amerika'nın İran'a karşı düşmanlığı hiç durmadan devam etmiştir. 

İslam İnkılabı Lideri Ayetullah Seyyid Ali Hamanei ise 13 Aban günü, küresel emperyalizm ile mücadele günü eşiğinde binlerce öğrenci ile görüşmesinde yaptığı konuşmada Amerika'nın İran milletine karşı derin husumetine özellikle de 1953 darbesine değinerek şöyle bir vurguda bulundular: " Amerika, zayıf olsa da ancak daha da vahşileşmiş ve küstahlaşmıştır. Buna karşı İran İslam Cumhuriyeti, mantıklı bir şekilde müzakerelerden uzak durarak, Amerika'nın ülkeye tekrar sızma ve girme yollarını kapatmıştır. "

İslam İnkılabı Lideri kimi devletlerin özellikle de Amerikalıların tarihi çarpıtarak, Amerika'nın İran'a karşı husumetinin başlangıcının Amerika'nın Tahran'daki büyükelçiliği yani casusluk yuvasının basılması ve ele geçirilmesi olarak göstermeye çalışmalarına değinerek şöyle bir hatırlatmada bulundu: " Amerikalılar İran ile ilişkilerinin en başından, görünüşte dostane projelerle, özünde ise İran milleti ile düşmanlık yapmaya yöneldiler. Bu düşmanlık ise 1953 darbesi ile alenileşti. Bu da Amerika'nın İran'a karşı husumetinin alenileştiği bir dönem oldu. "

İslam İnkılabı Lideri Ayetullah Seyyid Ali Hamanei Amerika'nın o günden bu güne kadar hiç değişmediğine değinerek şöyle buyurmuşlardır: " Aynı şirret, aynı hayvanlık, aynı küresel diktatörlük kurmak ve aynı sınırsız sultacılık, bugün de Amerika'da görülmektedir. Tabii daha vahşi ve daha küstah bir şekilde. "

İslam İnkılabı Lideri, Amerika'nın son 41 yıldaki kimi girişimlerini hatırlatıp, onların tehdit, darbe, yaptırım, etnik fayları harekete geçirme, bölücülüğü teşvik etme, ekonomik kuşatma, sızma ve diğer sinsi planlarına değinerek şöyle bir vurguda bulundular: " Bu sürede bildikleri her şeyi, yapabilecekleri her şeyi, İslam Cumhuriyeti temeline karşı hayata geçirdiler. "

İslam İnkılabı Lideri Amerika ile müzakerenin gerçekten da nafile olduğuna değinerek şöyle bir vurguda da bulunmuşlardır: " Amerika ile müzakereleri sorunların çözümüne çare görenler yüzde yüz yanlış yapıyorlar. Amerika ile müzakere yapmak nafile olacaktır. Çünkü onlar kesinlikle, yakinen hiç bir puan vermeyeceklerdir. "

Ayetullah Seyyid Ali Hamanei bu hususta Amerika'nın İranlı makamların müzakere masasına oturmasını bile İslam Cumhuriyeti'nin diz çökmesi olarak değerlendirdiğini ve müzakere ısrarlarının da hedefinin bu olduğunu, dünyalılara maksimum baskı ve yaptırımların sonunda sonuç verdiğini ve İranlılara diz çöktürebildiklerini göstermek istediğini söyledi. 

Diğer ülkelerin makamları ile müzakere etmek için onlara caka satan Amerika makamları şimdi de kendileri İran makamları ile müzakere etmeye can atıyorlar. Ancak İslam Cumhuriyeti bundan kaçınmaktadır. Bu da İran milletinin düşmanları tarafından tahammül edilemeyen bir husustur. Çünkü bu davranış, dünyalılara, Amerika'nın küresel diktatörlük ve gaspçı gücüne karşı dik duran bir devletin olduğunu bu ülkenin zorbalıklarına boyun eğmeyen bir düzenin olduğunu gösteriyor. 

İslam İnkılabı Lideri Ayetullah Seyyid Ali Hamanei, Amerikalıların İran'ı İslam İnkılabı öncesinde olduğu döneme geri götürmek istediğine işaretle şöyle bir vurguda bulunmuşlardır: "İslam İnkılabı, sandıklarından daha sağlamdır. İslam Cumhuriyeti'nin sağlam azmi ve çelik iradesi hiçbir zaman Amerika'nın böyle hileler ile İran'a tekrar dönmesine müsaade etmeyecektir. "

Amerika tüm bu yıllar içerisinde tehditler, darbeler, yaptırımlar, etnik grupları kışkırtmalar, bölücü grupları desteklemeler, kaos olaylarını desteklemeler, ekonomik kuşatmalar, sızma girişimleri ve diğer komplolar ve yöntemlere baş vurmuştur.    Amerika İran ile yapılan BERCAM nükleer anlaşmasının imzalanmasından bir kaç ay sonra İran'ın Amerika bankalarındaki parasına el koydu ve İran'a yönelik yaptırım listelerini füze denemeleri yüzünden tazeleyip yeni yaptırımları da bu listeye ekledi. 

Bugün sorulması gereken asıl soru ise İran hükümetinin anlaşmaya yaklaştığı bir dönemde, Amerika ile iki yılı aşkın bir süre müzakere masasına oturduğu bir sırada, Amerika ile 5+1  grubu dahilinde görüştüğü bir zamanda, neden Amerikalıların BERCAM anlaşmasını tarihlerinin en kötü anlaşmasına olduğuna kanı getirmesidir.

İslam İnkılabı Lideri Ayetullah Seyyid Ali Hamanei, şer ekseni Amerika'yı tıpkı İmam Humeyni'nin ifade ettikleri gibi "büyük şeytan" olarak adlandırıp şöyle bir noktayı hatırlatmışlardır: "Amerika'daki düzen, küresel Siyonizmin tehlikeli ve habaset işleyen ajanı, bağımsız milletlerin düşmanı ve de dünyada ve bölgede çoğu savaşların nedeni olup sülük gibi milletlerin varlıklarını, elindekilerini emmekle meşguldür. "

İslam İnkılabı Lideri konuşmalarının birinde Amerika'nın İran ile düşmanlığının hedeflerini açıklamasında, İran'ın Amerika'ya eskiden olan bağımlılığının sonlandığına işaretle şöyle bir hatırlatmada bulundu: " Düşman, İran İslam Cumhuriyeti'nin faaliyetlerini ve gelişmelerini gözlemleyerek, İran'ın geride kalmış ve bağımlı bir ülkeden, etkin, prestijli ve günden güne siyasi, savunma ve bilimsel gücü artan bir ülkeye dönüşmesinden tamamen öfkelenmiş ve derinden kaygılanmıştır. " 

İslam İnkılabı Lideri, Amerika rejiminin İran milleti ile düşmanlığının İslam İnkılabının zaferinin ilk gününden itibaren başladığına değinerek şöyle bir hatırlatmada bulundular: " O günlerde, ne nükleer mesele ne füze ne de bölgesel nüfuzun artması meselesi söz konusu değildi. Ancak Amerikalılar da İslam İnkılabının zaferi ile İran'ı, emir kulu, kâr sağlayan ve söz dinleyen bir ülke olarak kaybettiklerini anlamışlardı. "

Amerika'nın İran ile düşmanlığının asıl nedenini bu süreçte, Amerika'nın bölgede özellikle de Suriye, Lübnan ve Irak'taki komplolarını ve planlarını etkisizleştiren peş peşe aldığı yenilgilerde aramak da mümkün. 

Amerika devlet adamları şimdi de İran milletinin zafere kavuştuğu gerçeğini kabul etmekten başka çareleri yoktur. Çünkü onlar da İran hususunda hesap hatası yaptıklarını anlamışlardır. 

İslam İnkılabı Lideri Ayetullah Seyyid Ali Hamanei İran genelinden hemşireler ile görüşmesinde Amerika'nın Irak Haşdi Şabi güçlerine saldırılarının bölgede özellikle de Irak'ta yeni bir nefret dalgasını başlattığına değinerek Irak halkının da buna tepkisinin doğal olduğunu belirtti. 

Ayetullah Hamanei Amerika başkanının Irak'ta bu olayların ardından yaşananlarda İran'ı kabahatli göstermeye çalışması ve İran milletine tehdit savurmasına da işaretle şöyle bir vurguda bulundu: "Herkes İslam Cumhuriyeti'nin savaş peşinde olmadığını bilmeli. Ancak İran milletinin gelişmesi, azameti, izzeti, menfaatleri ve çıkarlarının tehdit edilmesi halinde, tereddüt edilmeden buna karşılık verilecek ve karşı tarafa ağır darbe indirilecektir. "

İslam İnkılabı Lideri tabiri ile Obama'nın Amerika'nın demir yumruğunu kadife eldivenlerde gizlediği, değişimden söz ettiği sırada bile İran, Amerika'nın müzakere vaatlerinden heyecanlanmadı. Şimdi de Trump'ın tehditleri ve lafazanlığı da İran'ı hiçbir şekilde korkutmamaktadır. 

İslam İnkılabı Liderinin de hatırlattığı gibi, Amerika'nın bu yöndeki hesapları, sadece, zihinsel bir geri kalmışlık sonucudur. Onlar İran'ı kendi hedeflerine varmak için bir alet edinebileceklerini düşünüyorlar. 

İslam İnkılabı Lideri Ayetullah Seyyid Ali Hamanei bir başka konuşmalarında ise şöyle bir açıklamada bulunmuşlardır: " Amerikan devlet adamları, İslam İnkılabının zafere kavuşmasından beri her daim İslam Cumhuriyeti düzenini değiştirmeye çalışsalar da her defasında bunu yapamadılar, İran milletine tokat indiremediler. Ancak İran milleti onlara tokat indirecektir. "

" Amerika'nın boş sözler etmesi ise yeni bir husus değildir. Çünkü İslami düzen ilk baştan, farklı komplolar ve tezgahlar ile karşı karşı kalmıştır. Ancak İran milletinin kötülüğünü isteyenler hiçbir halt edemediklerini bilsinler. İslami düzeninin bir fidan olduğu, nahif ve yeni yeşermiş olduğu bir dönemde bile bu İnkılaba bir zarar veremediler halbuki şimdi de bu düzen, güçlü bir ağaca dönüşmüştür."