11'inci İslami Şura Meclisi Seçimleri-4
https://parstoday.ir/tr/radio/iran-i143154-11'inci_İslami_Şura_meclisi_seçimleri_4
Bu bölümde seçimlerin İran İslam Cumhuriyeti'nde halk ve yetkililer arasında nasıl bir bağ oluşturduğunu ele alacağız.
(last modified 2023-09-08T03:21:29+00:00 )
Şubat 18, 2020 17:22 Europe/Istanbul

Bu bölümde seçimlerin İran İslam Cumhuriyeti'nde halk ve yetkililer arasında nasıl bir bağ oluşturduğunu ele alacağız.

İslam Cumhuriyeti siyasi düzeninde, seçimler anayasanın bir ilkesi olarak her zaman vurgulanan bir husus olmuştur. 

Buna esasen referandum sonucu kurulan  İran İslam Cumhuriyeti, kuruluşundan beri farklı eğilimler ve zevklere uygun seçimler düzenlemiştir.  1979'da İslam İnkılabının zafere kavuşmasından bir kaç ay sonra düzenlenen referandum ise İran'ın siyasi tarihinde en önemli siyasi katılım örneklerinden sayılır. Bu referandumda halk, yüzde 98'lik katılım ile İslam Cumhuriyeti'ne olumlu oy verdi. Bu seçimlerin ardından ise ülkenin anayasası hazırlandı ve onaylandı. 

İran İslam Cumhuriyeti'nin anayasasına göre  insanlar doğrudan ve gizli seçimleri ile dört cumhurbaşkanlık seçimi, İslami Şura Meclisi seçimi, Şehir ve Köy İslami Şura ve de Rehberlik Hubregan Seçimlerine katıldılar. İşte İran halkı bu sürece katılarak kendi kaderlerini belirlemiş ve yönetimdeki işlerin yürütülmesine katkı sağlamışlardır. 

İslami İran'da seçim düzeni, halkın oylarının temel alınması ve değerlere dayalı bir görev sayılan siyasi ve toplumsal arenalardaki karar alma süreçlerine katılma ilkelerine dayanmaktadır. 

İran İslam Cumhuriyeti'ndeki seçimler diğer ülkelerdeki seçimlere göre en fazla katılım oranına ve halk desteğine sahiptir. Seçim istatistiklerine göre  İran halkının  cumhurbaşkanlık seçimlerine katılımı 7'inci dönemde yüzde 97, 8'inci dönemde yüzde 66.6, 9'uncu dönemde de yüzde 62.8 ve 10'uncu dönemde de yüzde 85 kadar olmuştur. 

İran halkı İslami Şura Meclisi seçimlerinde de her daim yoğun katılım göstermişlerdir. Ortalama olarak halkın İslami Şura Meclisi seçimlerine katılma oranı yüzde 55 kadar olmuştur.  Bu rakam ise 5'inci İslami Şura meclisinde büyük bir büyüme ile yüzde 71'e bile ulaşmıştır. Bu açıdan 5'inci İslami Şura seçimleri katılım açısından rekora sahiptir. 

6'ncı İslami Şura Meclisi seçimlerinde yüzde 67. 35, 7'inci dönemde yüzde 51.21, 8'inci dönemde yüzde 55. 40 ve 9'uncu dönemde de yüzde 64.2 kadar katılım görülmüştür. 10'uncu İslami Şura Meclisi seçimlerinde ise yaklaşık yüzde 64'lük bir katılım söz konusudur. 

İşte bu istatistikler tüm seçimlerde ülkenin yaşadığı tüm sorunlar ve kimi ülkelerin karalama kampanyalarına rağmen, ekonomik terör ve baskılara karşın halkın katılımının yüzde 50'nin üzerinde olduğunu göstermektedir. 

Bu açıdan İran İslam Cumhuriyeti, bölge ülkeleri ile kıyaslandığında siyasi düzen oluşturma açısından bir örnek sayılır. 

11'inci İslami Şura Meclisi ve Hubregan Meclisi ara seçimleri de 21 Mart günü düzenlenecektir. Bu seçimlere de katılımın yüksek olması beklenmektedir. Bu katılım oranı büyük önem taşıyor. Özellikle de bölgemizde seçim hakkının bile olmadığı bir ortamda bu husus olağanüstü bir öneme sahiptir. 

Batı Asya ülkelerinin birçoğunda temelden seçimlerin olmadığı veya eksik bir şekilde düzenlendiği sırada İran İslam Cumhuriyeti seçimleri kurumsallaştırmış ve gelişmiş bir demokratik araca dönüştürmüştür. 

Suudi Arabistan, Birleşik Arap Emirlikleri, Katar ve Ürdün Krallığı gibi ülkelerde krallar hem hakim hem de hükümet görevi yapmaktadırlar. Böyle bir siyasi düzende seçimden söz etmek diye bir şey yoktur. Bu çerçevede bu ülkelerdeki halk da yetkilileri seçme, görevden alma veya eleştirme konusunda bile, role sahip değiller. 

Bölge ülkelerinin bazılarında kadınlara karşı uygunsuz tavrılar da önemli bir husustur. Bu arada uluslararası insan hakları kurumları bu meselede susmayı tercih etmişlerdir. 

Fars Körfezi çevresindeki kalıtımasal hakimiyete dayalı hükümetler de  pratikte insanlara hiçbir önem vermeyip kendi aşiretlerine, ailelerine ve hanedanlarına bağlılığı meşruiyetin göstergesi sayıyorlar.