11'inci İslami Şura Meclisi Seçimleri-5
Bu bölümde İran'da seçimlerin göstergelerinden sayılan en iyinin seçilmesi ilkesine değineceğiz.
İran İslam Cumhuriyeti'nde seçimler, adayların açıklandığı andan, adayların koşulları ve salahiyetlerinin yasal mercilerce incelenmesine dek belli mekanizmalar çerçevesinde düzenlenmektedir. Ülke ve millet için, Rehberlik Hubregan Meclisi, İslami Şura Meclisi ve Cumhurbaşkanlıkta görev yapacak şahısların salahiyeti ile ilgili karar almak çok önemlidir. Çünkü ülkenin yönetimini ve milletin kaderini şahsın davranışı, ahlakı, bilgi düzeyi ve salahiyeti göz önünde bulundurulmadan birine bırakmak mümkün değildir. Bu çerçevede İran İslam Cumhuriyeti'nde Koruma Konseyi her seçimde adayların salahiyetini incelemekle görevlidir.
İran İslam Cumhuriyeti'nde gerçekte Anayasayı Koruma Konseyi İslami düzenin seçimlerdeki gözü sayılır. İslam İnkılabı Lideri Ayetullah Seyyid Ali Hamanei ise Anayasayı koruma konseyi üyeleri ve denetim alanında faaliyet yapan yetkililer ile görüşmesinde şöyle bir açıklamada bulundu: " Adayların salahiyetinin olup olmamasını belirlemek Koruma Konseyinin görevlerindendir. Bunu mutlaka yapmalıdır. Nitekim bunu içişleri bakanlığı da yapmalıdır. Belli koşullar altında var olan bir meydana ayak basmak isteyen adaylar ve de bu güzergahın sorumlusu olan siz yetkililer, doğal olarak bu şahsın ve adayın koşullarını ölçmeniz gerekiyor. Bu sadece Koruma Konseyi'ne verilen bir görev değil sizin hepiniz sorumlusunuz. "
İslam İnkılabı Lideri Ayetullah Seyyid Ali Hamanei ayrıca şöyle bir vurguda da bulundular: " Anayasayı Koruma Konseyi'nin kararları ve görüşlerinin temel kriteri, sadece yasalar ve kurallar olmalıdır. Hiçbir şekilde kişisel düşünceler ve maslahatlara yönelmemelidir. "
İslam İnkılabı Lideri Ayetullah Seyyid Ali Hamanei İslam İnkılabının 33'üncü zafer yıldönümü eşiğinde de şöyle bir açıklamada bulunmuşlardı: "Anayasayı Koruma Konseyi yasal olarak kişilerin salahiyetini belirlemelidir. Tabii her zaman da söylediğimiz gibi salahiyetlerin düzeyi makul bir seviyede tutulmalıdır. Salahiyet düzeyi çok az sayıda insanın salahiyetli görünmesine yol açacak kadar yükselmemelidir. Kimilerinin Anayasayı Koruma Konseyi denetim sonuçlarına itirazları olabilir; belki de bu itirazlar doğru olabilir ancak yasal bir kurum karar aldığında herkes kararına karşı teslimiyet içerisinde olmalı. Adayların salahiyetinin incelenmesi ve onların yasal süzgeçlerden geçmesi dünya demokrasilerinde var olan bir süreçti. Bu demokrasilerin görevidir. "
İslam İnkılabı Lideri, Anayasayı Koruma Konseyi'nin seçimlerdeki denetim rolünün dinamik ve kriterli olduğuna değinerek bu tür denetimin halkın haklarının korunmasına yol açacağını da belirttiler. İslam İnkılabı Lideri bu hususta şöyle buyurdular: " Koruma Konseyi, tam bir emanettarlık içerisinde, yasal kurallara esasen, kimilerini kabul edip kimilerini de reddeder. Dışarıda kalanlar, yani koşulları yasalarla bağdaşmayanlar reddedilirler. Koruma Konseyi bu hususta yasalara ve kurallara uygun bir sonuca varması halinde bu doğrultuda kararlı bir şekilde uygulamaya geçmeli. Hiçbir şey kararlı yasal girişimi engellememelidir. Tüm işlerde, özellikle de kamuoyunun duyguları, fikirleri, inançları ve oyları ile alakalı olan hususta kararlılık zaruridir. "
İslam İnkılabı Lideri Ayetullah Seyyid Ali Hamanei bu hususta şöyle buyurmuşlardır: " Herkese bu doğru yolu izlemelerini tavsiye ediyorum. Biz İslam alemini birleşmeye çağırdığımız sırada, düşmanların İslam Cumhuriyeti safları arasına sızmasını ve ihtilaflar ve tefrikalar oluşturmasına izin vermemeliyiz bu hususa hep dikkat edilmelidir. Zaferlerin şartı ise İslam Cumhuriyeti'ndeki tüm kanatların karşılıklı saygı çerçevesinde kalmaları ve yan yana yer almalarıdır. İslam Cumhuriyeti'nde, seçim, seçim rekabeti değil en iyinin seçilmesi rekabetidir. O tür kavgalar ve rekabetler ise din ve Allah'tan hiç anlamayan Batılıların demokrasilerine aittir. Bazılarının yaptıkları İslam Cumhuriyeti'nin hoşuna gitmiyor. Buradaki mesele en iyinin seçilmesidir. "
İslam Cumhuriyeti siyasi düzeninde son 40 yılda seçimler düzenli bir şekilde yasalara riayet edilerek düzenlenmiştir. Tüm makamlar ve yetkililer ise doğrudan veya dolaylı bir şekilde halk oylarıyla seçilmişlerdir. Şimdi de İran milleti onurlu ve iftihar duygusu içerisinde bu hareketini devam ettirip 21 Şubat'ta düzenlenecek seçilmere katılmak istiyorlar. Tüm bu yıllardaki tecrübeler ise seçimlerin, İran'ın milli iktidarının artmasına ve birliğe yol açtığını gösteriyor.