İslam İnkılabı Zafer Yıldönümü-6
https://parstoday.ir/tr/radio/iran-i143515-İslam_İnkılabı_zafer_yıldönümü_6
Bu bölümde İran İslam Cumhuriyeti'nin savunma ve güvenlik alanındaki başarılarını ve konumunu ele alacağız.
(last modified 2022-10-07T13:02:52+00:00 )
Şubat 25, 2020 16:43 Europe/Istanbul

Bu bölümde İran İslam Cumhuriyeti'nin savunma ve güvenlik alanındaki başarılarını ve konumunu ele alacağız.

İslam İnkılabı, hayatının kırkıncı yıllarında düşmanlarının tüm bu yıllar içerisinde hasmane girişimlerinin devam ettiği bir sırada her alanda olduğu gibi savunma ve güvenlik alanında da gelişmeye devam etmiştir. 

İslam İnkılabı zaferi ardından farklı Doğu ve Batı Bloku ülkeleri tarafından İran İslam Cumhuriyeti aleyhinde geniş çaplı askeri yaptırımlar uygulandı. Öyle ki dikenli tel bile İran'a satılmamaya başlandı.  Ancak İran milleti dayatılan savaştan elde ettiği tecrübelerden savunma alanında kendine yeterlilik çerçevesinde çok büyük ve önemli adımlar attı. 

İran İslam Cumhuriyeti savunma alanındaki gelişmelerini bu sürede hep devam ettirdi. Bu çerçevede, türlü askeri teçhizat ve silahın üretimine başlayıp, türlü uçaklar ve ultrasonik radara yakalanmayan savaş uçakları yaptı. Bunların yanı sıra İnsansız Hava Araçları, denizaltı ve gelişmiş balistik füzelerin üretiminde de atılımlar gerçekleştirdi. Bu çerçevede karadan karaya, karadan havaya ve deniz füzeleri ve torpidoları da süratle geliştirildi. 

Günümüzde, hava uzay alanında, İran İslam Cumhuriyeti füze, deniz ve kara gücü tehditlerini uzaklaştırmak için gerekli caydırıcı ve taarruz gücüne sahiptir. 

Caydırıcılık ve savunma alanındaki özellikle de füze savunma alanındaki gücünden dolayı stratejik araştırma merkezleri İran İslam Cumhuriyeti'ni belirleyici ve sabitlenmiş bir güç olarak nitelendirmektedirler. 

İslam İnkılabı Lideri Ayetullah Seyyid Ali Hamanei ise İslam İnkılabının 40'ıncı zafer yıldönümü eşiğinde "İslam İnkılabının İkinci Adımı" bildiriyi yayımlamış ve İslam Cumhuriyeti getirileri ve kazanımlarına değinerek şöyle bir hatırlatmada bulunmuştur: "İran milletinin İslami devrimi, güçlü ancak merhametli, özverili ve hatta mazlumdu. Çoğu hareketler ve devrimlerin yüz karası olan radikal ve sapkın girişimlerde bulunmadı. Hiçbir durumda Amerika ve Saddam Rejimi ile savaşta bile ilk kurşunu sıkmadı ve hepsinde düşmanların saldırısının ardından kendini savundu ve tabii ağır bir darbe ile de karşılık verdi. Bu devrim, başlangıcından günümüze dek, ne acımasız ne de kan döken bir devrim olmamıştı. Pasif ve tereddütlü olmamıştır. Açık sözlülük ve cesaret ile zorbalar ve gaddarlar karşısında durmuş ve mazlumlar, mustazafları savunmuştur. Bu devrimci yiğitlik ve mertlik, bu açık sözlülük, sadakat ve güç, bu küresel ve bölgesel alandaki mazlumlar arasında yer alma, İran ve İranlının onur duymasına yol açmıştır. Böyle devam etmesini temenni ediyorum. "

İslam İnkılabı Lideri yayımladıkları bu bildiride şöyle bir hatırlatmada da bulundular: " İran milleti, bugün de İslam İnkılabının başında olduğu gibi emperyalistlerin çıkardığı engeller ile karşı karşıyadır. Ancak anlamlı bir fark söz konusudur. O günlerde Amerika ile yaşadığımız sorun, Tahran'da Siyonist Rejim büyükelçiliğini kapatmak, dışa bağlı mihrakların kazınması veya Amerika'nın casusluk yuvası büyükelçiliğinin kapatılması idi ancak bugünkü sorunumuz İran'ın Siyonist Rejim sınırlarındaki güçlü varlığı ve Amerika'nın Batı Asya bölgesinden gayrı meşru varlığının köklerinin kazınması ayrıca İslam Cumhuriyeti'nin Filistinli mücahitleri desteklemesi ve Hizbullah ile Dirneiş'in bayrağının tüm bölgede göndere çekilmesidir. Geçmişte Batı, İran'a en ilkel silahlarını engellemeye çalışıyordu. Bugün ise İran'ın gelişmiş silahlarının Direniş Güçlerine aktarılmasını engellemek istiyor. Geçmişte Amerika bir kaç satılmış İranlı aracılığı ile, birkaç uçak ve helikopter ile İslami düzeni ve İran milletini devirebileceğini yenebileceğini düşünüyordu ancak bugün İslam Cumhuriyeti ile siyasi ve güvenlik arenasında mücadele vermek için onlarca korkmuş ve düşman devletten oluşan büyük bir koalisyona ihtiyaç duymaktadır. Tabii yine de önceden hezimete uğramış bir hayal içerisindedir. İran İslam Cumhuriyeti, devrimin bereketi sayesinde şimdi de İran milletine uygun olan yüce bir konumdadır. Bu millet birçok zorluğu ve sorunu geride bırakmıştır. "

İslam İnkılabı Lideri Ayetullah Seyyid Ali Hamanei ayrıca 31 Ağustos 2016'da İran savunma bakanlığı uzmanları, araştırmacıları, yetkilileri ve bakanın katılımında düzenlenen toplantıda şöyle buyurmuşlardı: "Zorba, sultacı ve ahlaktan, insanlıktan ve vicdandan  yoksun güçlerin hüküm sürdüğü bir dünyada, ülkelere saldırmaktan ve günahsız insanları öldürmekten çekinmeyenlerin egemen olduğu bir dünyada, savunma ve taarruz sanayisinin geliştirilmesi tamamen doğaldır. Çünkü bu güçler İran'ın güçlü olduğunu anlamazlarsa güvenliğimiz sağlanamaz. "

İran hiçbir zaman bölgede askeri çatışma ve gerginlik peşinde olmamıştır. Ancak düşmanları ve hasımlarına, her zaman ve her yerde güvenliğine zarar veren faktörler ve failler ile mücadele edeceğini ve kendi savunma ve caydırıcılık gücünü arttırmak için kimseden müsaade istemeyeceğini göstermiştir. 

İslam İnkılabı Lideri Ayetullah Seyyid Ali Hamanei  İran İslam Cumhuriyeti Ordu Harp Okulu Mezuniyet töreninde yaptığı konuşmada düşmanların güvenliğe darbe indirmeye yönelik çalışmalarına değinerek şöyle bir hatırlatmada bulundurlar : "Bir toplumda güvenlik olmazsa, ekonomik, bilimsel,araştırma, düşünsel ve kültürel faaliyetler için de zemin hazırlanmayacaktır. Bu yüzden güvenliğin korunması, olağanüstü bir öneme sahiptir. Bunun kıymetini bilmek lazım. "

İslam İnkılabı Lideri sözlerinin bir başka bölümünde ise emperyalist orduların İran İslam Cumhuriyeti ile farklarını da şöyle anlatmışlardır: " Emperyalist orduların en önemli görevi,  taciz, yağmalama ve darbe indirmektir, ancak İslam Cumhuriyeti silahlı kuvvetleri mantığı ve felsefesinde savunmanın sağlam bir hedef olmasına karşın tacize hiçbir yer yoktur. "

İslam İnkılabı Lideri Ayetullah Seyyid Ali Hamanei İngiltere, Fransa ve Amerika ordularının son yüz yıl içerisinde, Hindistan'da, Doğu ve Batı Asya'da, Kuzey ve Orta Afrika'daki cinayetlerine işaretle sözlerine şunları da eklediler: " Bu orduların asıl sorunu emperyalist düzenlere dayanmalarıdır. İran İslam Cumhuriyeti silahlı kuvvetleri gücün gerçek bileşenleri olan, iman, cesaret ve yeni savunma bilgileri ve askeri taktiklere dayanarak düşmanlar ile mücadeleye tamamen hazırlıklıdır. "

İran İslam Cumhuriyeti komşularının güvenliği ve istikrarı, küresel güvenlik istikrar ve güvenliğin de sadece iş birliği ve tecrübelerin aktarımı ile sağlanabileceğini düşünüyor. Bu doğrultuda İslam İnkılabı zaferi ardından ilk kez İran İslam Cumhuriyeti, Çin ve Rusya ortak deniz tatbikatı Umman Denizi ve Hint Okyanusunda düzenlendi. 

İran İslam Cumhuriyeti tam bir savunma ve caydırıcı gücüne sahip olmasının yanı sıra bölgenin istikrarı ve güvenliğinin korunması için de Hürmüz Barış planını önerdi. Bu plan, İslami İran Cumhurbaşkanı Hasan Ruhani tarafından 2019 yılında Birleşmiş Milletler Teşkilatı Genel Kurulunda sunuldu. 

Hürmüz Barış planı, Birleşmiş Milletler Teşkilatı ilkeleri ve hedeflerine bağlı kalma, iyi komşuluk ilkesi, egemenliklere ve toprak bütünlüklere saygı duyulması, küresel sınırların korunması, tüm ihtilafların barışçıl yollar ile çözülmesi, tehdit ve kaba kuvvete baş vurulmaması ve müdahale etmeme ilkelerine dayalıdır. 

Hürmüz Barış planı kapsamlı bir güvenliğin sağlanması için gereken kapasiteye sahip Suudi Arabistan, Irak, Umman, Birleşik Arap Emirlikleri, Kuveyt, Katar, Bahreyn ve İslam Cumhuriyetinin diyaloglar aracına baş vurmasına vurgu yapmaktadır. 

Bu plan, İran'ın stratejilerinden birinin de kolektif güvenliğin korunması için iş birliğine zemin oluşturmak olduğunu gösteriyor. İran İslam Cumhuriyeti kendini çevre bölgelerinde güvenliği korumakla sorumlu görüyor. 

Bu çerçevede İran'ın savunma doktrini, savunma kapasitesinin arttırılması ve kara, hava-uzay ve deniz alanındaki güvenlik seviyesinin artmasına dayalıdır. İran İslam Cumhuriyeti, bu alanda kararlı ve ciddi görünüyor. Bu doğrultuda İran, füze kapasitesi dahil tüm savunma bileşenlerini güçlendirmeye de kararlıdır.