Kutsal Savunma Yıllarında Değerlerin Tecellisi-6
https://parstoday.ir/tr/radio/iran-i154083-kutsal_savunma_yıllarında_değerlerin_tecellisi_6
Bu bölümde İranlı gençlerin bu savaşta verdikleri mücadeleler ve gösterdikleri kahramanlıkları ele alacağız.
(last modified 2023-09-08T03:21:29+00:00 )
Ekim 02, 2020 17:26 Europe/Istanbul

Bu bölümde İranlı gençlerin bu savaşta verdikleri mücadeleler ve gösterdikleri kahramanlıkları ele alacağız.

Dayatılan savaşın iftihar dolu tarihi  İranlı gençlerin  gurur verici  mücahedeleri ve kahramanlıkları ile süslenmiştir.  İranlı gençlerin  iç kapasiteye ve imkanlara dayanarak sergiledikleri yaratıcılık ve inisiyatif örnekleri   dünya savaşları tarihinde eşine benzerine az rastlanan bir durumdu.  Öyle ki bu yaratıcılık ve inisiyatifli davranma sayesinde birçok çıkmaz sokaktan kurtulma şansı doğurdu.   

Savaş sahasındaki gençlerin bu hamasetleri sayesinde  İmam Humeyni bu gurur verici performans hakkında şöyle buyurdular:"    Ülkenin farklı noktalarından savaşa katılan bizim gençlerimiz, cephelerde hamasetler yaratan gençlerimiz olduğu sürece  kimse bu topraklara zarar veremez. İnşallah gençlerimiz olmaya da devam ederler. "

Bu genç kitlenin  inisiyatifli kararları ve davranışları, İslam İnkılabı kurucu lideri İmam Humeyni'nin kararlarından  savaş sahalarında gönüllü ve muhlis güçlerin akıllıca tavırlarına ve girişimlerine kadar her alanda tecelli etmişti.  O dönemdeki liberaller ve Beni Sadr yanlıları ise   savaşı sırf orduya bırakılmasını istiyordu. Ancak  İmam Humeyni  düşmanın  İslam İnkılabını ve İran İslam Cumhuriyeti yönetimini devirmek hedefinden haberdar olup  bu komplonun  etkisiz hale getirilmesi için  milletin tam zalim Şah'ı devirdiği gibi  savaşta da aynı şekilde ayağa kalkmasını istiyordu. Zaten bu stratejinin de   hak cephesinin batıl cephesine karşı galebe çalmasında  çok büyük bir rolü oldu.  

Bu strateji sayesinde  savaş döneminde resmi ve gayrı resmi kurum ve yapılar  yaratıcılığa ve inisiyatifli kararlar almaya yönlendirildiler.  Hem savaş teçhizatı hem de lojistik anlamında  belli başlı yeni girişimlerde bulunuldu. Operasyonlarda ise bu yaratıcılıklar sayesinde önemli galebeler çalındı.     

Kutsal savunma yıllarındaki mücadeleciler  tam yetki ile yaratıcılıkları ve kreatifliklerini  taktikler ve teknikler çerçevesinde sergilemeyi başardılar.  Bu teknikler ve taktikler sayesinde  düşmanın stratejileri ve doktrini de yenilgiye uğratıldı. Aslında bu yaratıcılık sayesinde dikte edilen kimi  katı kurallar ve askeri ilkelerin prangalarından da kurtulmuş oldular.  Mühendislik alanında kullanılan teçhizatın  coğrafi ortama uygun bir şekilde  yapılması örneğin Hur bölgesinde  Kevser ve Hayber  köprülerinin yapılması, kumlu Bostan bölgesinde karayolunun yapılması,  düşman açısından imkansız sayılan Ervendrud'dan geçişi sağlayan  suda yüzen köprülerin tasarlanması ve yapımı hep bu yaratıcılığın bir parçası sayılmaktadır.  Tüm bu yaratıcılıklar ise İmam Humeyni'nin  umut verici sözleri sayesinde oldu.  İmam Humeyni'nin "biz yapabiliriz " sloganı devrimci gençlerde morali ve cesaret duygusunu iyice arttırdı. 

 

BAAS rejiminin hava saldırılarının artması ile  savaşın başlamasından üç yıl sonra  Ulusal Güvenlik  Yüksek Konseyi, 25 yaşındaki Hasan Tahrani Mukaddem komutasındaki  13 İslam İnkılabı Muhafızlar Ordusu topçu birlikleri üyesini   askeri eğitim görmek için Suriye'ye gönderdi.  Böylece bu kahramanların eğitim döneminin ardından  İran'ın ilk füze birliği de kurulmuş oldu.  Bu dönemde   İslam İnkılabı Muhafızlar Ordusu topçu birlikleri komutanı genç Hasan Tahrani Mukaddem   Suriye'ye gönderildi ve hemen ardından eğitim görmeye başladı.   Kısa bir süre sonra  Tahrani Mukaddem ve beraberindeki arkadaşları  sıkı bir program içerisinde gerekli eğitimleri gördüler. 

Şehit Tahrani Mukaddem ve beraberindeki kahramanlar  İran İslam Cumhuriyeti'nin ilk füze birlikleri subayı olarak  kısa bir süre sonra İran'a döndüler. Bu takım halinde çalışan isimler  ülkenin Batısında yer alan  Şehit Montezeri garnizonuna yerleşip   yeni bir format içerisinde  Devrim Muhafızları topçu birliğine üye başka isim Emir Ali Hacizade'nin de hazırladığı ortamda  ilk füze birlikleri doğrultusundaki faaliyetlerine başladılar.  

Bu genç takımın çabaları hemen sonuca bağlandı.  Dönem devrim muhafızları ordusu komutanı Mohsen Rezeyi bu hususta şöyle diyor:"  Füze yapma ve tasarlama ileri bir teknoloji gerektirmesi ve çok az sayıda insanın bunun yapılabilmesine inanmasına rağmen Hasan Tahrani Muhakkedm  Allah'a tevekkül ederek bu işe başladı...  Hasan ve takımı  iki ay içerisinde füzeleri operasyonlarda kullanmak üzere hazırladılar. Iraklılar bu dönemde attıkları ilk füzeye karşılık olarak biz de  diplomatların toplandığı mekan sayılan Irak'ın Er Reşid otelini bombaladık. "   

Kutsal savunma yıllarında  parlayan diğer genç isim de Hasan Bakıri'dir.   Bu zeki isim  savaşın işe yaramaz sistematik taktikleri ve stratejilerinin değiştirilmesine vurgu yaparak  yeni bir yaklaşım içerisine girdi. Şöyle düşünüyordu:" Cesaretlenmeliyiz. Bu tür savaş bir işe yaramaz.  Stratejiler değiştirilmelidir. "

25 yaşında bir öğrenci olan   Şehit Hasan Bakıri'nin  İslam İnkılabı Muhafızlar Ordusu  operasyon ve istihbarat birimlerini kurması ile  savaşın yönünü değiştirmesi kimsenin aklına gelmezdi.  Dayatılan savaşın başlamasından sadece  3 ay  geçmesine rağmen   tüm Güney hatlarda  istihbarat birimleri  düşmanın en ufak hareketlenmesi ile ilgili bilgiler toplayıp operasyon kurmaylarını bilgilendirirdi.  Bu da düşman ile ilgili tam bilgiye sahip olunmasını sağlamıştı.  Böylece düşmanın tüm komuta merkezleri ve  hatları belirlenmişti.  Bu zeki İslam ordusu mücahidi ayrıca  savaş belgeleri arşiv merkezi, düşman telsizlerinin dinlenmesi ve çevrilmesi arşiv merkezinin kuruluşunu da sağladı. Ayrıca dövüşçü birliklerin tasarlanması ve yapılandırılması da bu yaratıcı genç tarafından gerçekleştirildi.  

Kuzey ve Güney Mecnun adalarının  ele geçirilmesinin ardından  Güney Mecnun adasının karaya bağlanması hususunda yaşanan sorunun ardından  Güney Mecnun adası ve sahil arasında 14 kilometrelik bir köprünün yapılması zarureti ortaya çıktı.  Bu köprünün yapılması  Irak Baas Rejimi ordusu ile mücadelede  bir şaheserdi.   

Fransa Haber Ajansı 23 Mart 1984'te  modern askeri girişimler içerisinde  su üstünde bir köprünün yapılışının eşsiz olduğunu belirtti.  Ayrıca bu köprünün da yapılışı ile devam eden  operasyonlar   İran İslam Cumhuriyeti'nin siyasetlerinin başarılı bir şekilde izlenmesinde büyük etkisi oldu.  

Bu köprüyü tasarlayan Mühendis Behruz Purşerifi  straforları sıkılaştırıp üzerlerine çıkıntılı metal panelleri sererek   hızlı bir şekilde kurulan su üstü köprünün yapılmasını sağladı.   İçi strafor ile doldurulmuş 2 metre en ve 40 santimetre yüksekliğe sahip 2.5 metre uzunluğundaki dörtgenler ve bloklar oluşturuldu. Bu kare biçimindeki strafor dolu yapıların bir birinin yan yana gelmesi ile  4 metre eninde 14 kilometre uzunluğunda bir köprü yapıldı.  Böylece Hayber operasyonunda hafif araçların geçişi için bir yol yapılmış oldu.  Bu İranlı güçlerin  Hayber operasyonu ve sonrasındaki sorunlarını çözdü.   

Yardımcı mühendislerden biri şöyle nakletmektedir:"  Köprünün uzunluğu tam olarak 14 kilometredir...  14 Masum Ehlibeytin isimlerini  bir kilometrelik mesafe ile tablolar yardımı ile asmalarını istedim.  13'üncü kilometrede çalışmalar devam ediyordu. Aniden  Amerika'nın Sesi radyo kanalının  Farsça servisi haberini duyduk:"  Dünya savaş tarihinin en büyük  taktiksel köprüsü İranlılar tarafından  Hur-ul Hoveyze'de yapılmakta ve sona yaklaşmaktadır...."

Hayber köprüsü olarak tanınan bu mühendislik harikası  köprü,  Kuzey Mecnun adası ve Hur-ul Hoveyze sahili arasında kuruldu.  Bu köprünün avantajı suyun aşağı ve yukarı inmesi yani medceziri ile yukarı aşağıya doğru yer değiştirmesi idi.   Bir diğer yandan ise   uçaklar veya düşmanın ateşi ile vurulan köprünün  her kısmı hemen hızlı bir şekilde başka bloklar ile onarılırdı.  Bu köprünün malzemeleri  8 ay içerisinde  ülkenin farklı fabrikalarında yapıldı ve bir kaç gün içerisinde de kurulup hizmete sunuldu.  Bu süreçte parçaların bölgeye taşınması da büyük bir  taşıma operasyonu idi. 

İşte genç neslin özgüveni ve inancı İslami yönetime en büyük hizmetlerin verilmesine yol açmıştır.   Mevcutta da İslam İnkılabı Liderinin  pratikte aleni bir şekilde   bugün ve gelecek için belirledikleri hedefler, aynı dik duruşa ve yaratıcılığa sahip gençlerce gerçekleştirilecek ve İslam İnkılabı ülkülerinin korunmasına ve gelişmesine yol açacaktır.