Kutsal Savunma Yıllarında Değerlerin Tecellisi-6
Bu bölümde İranlı gençlerin bu savaşta verdikleri mücadeleler ve gösterdikleri kahramanlıkları ele alacağız.
Dayatılan savaşın iftihar dolu tarihi İranlı gençlerin gurur verici mücahedeleri ve kahramanlıkları ile süslenmiştir. İranlı gençlerin iç kapasiteye ve imkanlara dayanarak sergiledikleri yaratıcılık ve inisiyatif örnekleri dünya savaşları tarihinde eşine benzerine az rastlanan bir durumdu. Öyle ki bu yaratıcılık ve inisiyatifli davranma sayesinde birçok çıkmaz sokaktan kurtulma şansı doğurdu.
Savaş sahasındaki gençlerin bu hamasetleri sayesinde İmam Humeyni bu gurur verici performans hakkında şöyle buyurdular:" Ülkenin farklı noktalarından savaşa katılan bizim gençlerimiz, cephelerde hamasetler yaratan gençlerimiz olduğu sürece kimse bu topraklara zarar veremez. İnşallah gençlerimiz olmaya da devam ederler. "
Bu genç kitlenin inisiyatifli kararları ve davranışları, İslam İnkılabı kurucu lideri İmam Humeyni'nin kararlarından savaş sahalarında gönüllü ve muhlis güçlerin akıllıca tavırlarına ve girişimlerine kadar her alanda tecelli etmişti. O dönemdeki liberaller ve Beni Sadr yanlıları ise savaşı sırf orduya bırakılmasını istiyordu. Ancak İmam Humeyni düşmanın İslam İnkılabını ve İran İslam Cumhuriyeti yönetimini devirmek hedefinden haberdar olup bu komplonun etkisiz hale getirilmesi için milletin tam zalim Şah'ı devirdiği gibi savaşta da aynı şekilde ayağa kalkmasını istiyordu. Zaten bu stratejinin de hak cephesinin batıl cephesine karşı galebe çalmasında çok büyük bir rolü oldu.
Bu strateji sayesinde savaş döneminde resmi ve gayrı resmi kurum ve yapılar yaratıcılığa ve inisiyatifli kararlar almaya yönlendirildiler. Hem savaş teçhizatı hem de lojistik anlamında belli başlı yeni girişimlerde bulunuldu. Operasyonlarda ise bu yaratıcılıklar sayesinde önemli galebeler çalındı.
Kutsal savunma yıllarındaki mücadeleciler tam yetki ile yaratıcılıkları ve kreatifliklerini taktikler ve teknikler çerçevesinde sergilemeyi başardılar. Bu teknikler ve taktikler sayesinde düşmanın stratejileri ve doktrini de yenilgiye uğratıldı. Aslında bu yaratıcılık sayesinde dikte edilen kimi katı kurallar ve askeri ilkelerin prangalarından da kurtulmuş oldular. Mühendislik alanında kullanılan teçhizatın coğrafi ortama uygun bir şekilde yapılması örneğin Hur bölgesinde Kevser ve Hayber köprülerinin yapılması, kumlu Bostan bölgesinde karayolunun yapılması, düşman açısından imkansız sayılan Ervendrud'dan geçişi sağlayan suda yüzen köprülerin tasarlanması ve yapımı hep bu yaratıcılığın bir parçası sayılmaktadır. Tüm bu yaratıcılıklar ise İmam Humeyni'nin umut verici sözleri sayesinde oldu. İmam Humeyni'nin "biz yapabiliriz " sloganı devrimci gençlerde morali ve cesaret duygusunu iyice arttırdı.

BAAS rejiminin hava saldırılarının artması ile savaşın başlamasından üç yıl sonra Ulusal Güvenlik Yüksek Konseyi, 25 yaşındaki Hasan Tahrani Mukaddem komutasındaki 13 İslam İnkılabı Muhafızlar Ordusu topçu birlikleri üyesini askeri eğitim görmek için Suriye'ye gönderdi. Böylece bu kahramanların eğitim döneminin ardından İran'ın ilk füze birliği de kurulmuş oldu. Bu dönemde İslam İnkılabı Muhafızlar Ordusu topçu birlikleri komutanı genç Hasan Tahrani Mukaddem Suriye'ye gönderildi ve hemen ardından eğitim görmeye başladı. Kısa bir süre sonra Tahrani Mukaddem ve beraberindeki arkadaşları sıkı bir program içerisinde gerekli eğitimleri gördüler.

Şehit Tahrani Mukaddem ve beraberindeki kahramanlar İran İslam Cumhuriyeti'nin ilk füze birlikleri subayı olarak kısa bir süre sonra İran'a döndüler. Bu takım halinde çalışan isimler ülkenin Batısında yer alan Şehit Montezeri garnizonuna yerleşip yeni bir format içerisinde Devrim Muhafızları topçu birliğine üye başka isim Emir Ali Hacizade'nin de hazırladığı ortamda ilk füze birlikleri doğrultusundaki faaliyetlerine başladılar.
Bu genç takımın çabaları hemen sonuca bağlandı. Dönem devrim muhafızları ordusu komutanı Mohsen Rezeyi bu hususta şöyle diyor:" Füze yapma ve tasarlama ileri bir teknoloji gerektirmesi ve çok az sayıda insanın bunun yapılabilmesine inanmasına rağmen Hasan Tahrani Muhakkedm Allah'a tevekkül ederek bu işe başladı... Hasan ve takımı iki ay içerisinde füzeleri operasyonlarda kullanmak üzere hazırladılar. Iraklılar bu dönemde attıkları ilk füzeye karşılık olarak biz de diplomatların toplandığı mekan sayılan Irak'ın Er Reşid otelini bombaladık. "
Kutsal savunma yıllarında parlayan diğer genç isim de Hasan Bakıri'dir. Bu zeki isim savaşın işe yaramaz sistematik taktikleri ve stratejilerinin değiştirilmesine vurgu yaparak yeni bir yaklaşım içerisine girdi. Şöyle düşünüyordu:" Cesaretlenmeliyiz. Bu tür savaş bir işe yaramaz. Stratejiler değiştirilmelidir. "

25 yaşında bir öğrenci olan Şehit Hasan Bakıri'nin İslam İnkılabı Muhafızlar Ordusu operasyon ve istihbarat birimlerini kurması ile savaşın yönünü değiştirmesi kimsenin aklına gelmezdi. Dayatılan savaşın başlamasından sadece 3 ay geçmesine rağmen tüm Güney hatlarda istihbarat birimleri düşmanın en ufak hareketlenmesi ile ilgili bilgiler toplayıp operasyon kurmaylarını bilgilendirirdi. Bu da düşman ile ilgili tam bilgiye sahip olunmasını sağlamıştı. Böylece düşmanın tüm komuta merkezleri ve hatları belirlenmişti. Bu zeki İslam ordusu mücahidi ayrıca savaş belgeleri arşiv merkezi, düşman telsizlerinin dinlenmesi ve çevrilmesi arşiv merkezinin kuruluşunu da sağladı. Ayrıca dövüşçü birliklerin tasarlanması ve yapılandırılması da bu yaratıcı genç tarafından gerçekleştirildi.

Kuzey ve Güney Mecnun adalarının ele geçirilmesinin ardından Güney Mecnun adasının karaya bağlanması hususunda yaşanan sorunun ardından Güney Mecnun adası ve sahil arasında 14 kilometrelik bir köprünün yapılması zarureti ortaya çıktı. Bu köprünün yapılması Irak Baas Rejimi ordusu ile mücadelede bir şaheserdi.
Fransa Haber Ajansı 23 Mart 1984'te modern askeri girişimler içerisinde su üstünde bir köprünün yapılışının eşsiz olduğunu belirtti. Ayrıca bu köprünün da yapılışı ile devam eden operasyonlar İran İslam Cumhuriyeti'nin siyasetlerinin başarılı bir şekilde izlenmesinde büyük etkisi oldu.
Bu köprüyü tasarlayan Mühendis Behruz Purşerifi straforları sıkılaştırıp üzerlerine çıkıntılı metal panelleri sererek hızlı bir şekilde kurulan su üstü köprünün yapılmasını sağladı. İçi strafor ile doldurulmuş 2 metre en ve 40 santimetre yüksekliğe sahip 2.5 metre uzunluğundaki dörtgenler ve bloklar oluşturuldu. Bu kare biçimindeki strafor dolu yapıların bir birinin yan yana gelmesi ile 4 metre eninde 14 kilometre uzunluğunda bir köprü yapıldı. Böylece Hayber operasyonunda hafif araçların geçişi için bir yol yapılmış oldu. Bu İranlı güçlerin Hayber operasyonu ve sonrasındaki sorunlarını çözdü.
Yardımcı mühendislerden biri şöyle nakletmektedir:" Köprünün uzunluğu tam olarak 14 kilometredir... 14 Masum Ehlibeytin isimlerini bir kilometrelik mesafe ile tablolar yardımı ile asmalarını istedim. 13'üncü kilometrede çalışmalar devam ediyordu. Aniden Amerika'nın Sesi radyo kanalının Farsça servisi haberini duyduk:" Dünya savaş tarihinin en büyük taktiksel köprüsü İranlılar tarafından Hur-ul Hoveyze'de yapılmakta ve sona yaklaşmaktadır...."
Hayber köprüsü olarak tanınan bu mühendislik harikası köprü, Kuzey Mecnun adası ve Hur-ul Hoveyze sahili arasında kuruldu. Bu köprünün avantajı suyun aşağı ve yukarı inmesi yani medceziri ile yukarı aşağıya doğru yer değiştirmesi idi. Bir diğer yandan ise uçaklar veya düşmanın ateşi ile vurulan köprünün her kısmı hemen hızlı bir şekilde başka bloklar ile onarılırdı. Bu köprünün malzemeleri 8 ay içerisinde ülkenin farklı fabrikalarında yapıldı ve bir kaç gün içerisinde de kurulup hizmete sunuldu. Bu süreçte parçaların bölgeye taşınması da büyük bir taşıma operasyonu idi.
İşte genç neslin özgüveni ve inancı İslami yönetime en büyük hizmetlerin verilmesine yol açmıştır. Mevcutta da İslam İnkılabı Liderinin pratikte aleni bir şekilde bugün ve gelecek için belirledikleri hedefler, aynı dik duruşa ve yaratıcılığa sahip gençlerce gerçekleştirilecek ve İslam İnkılabı ülkülerinin korunmasına ve gelişmesine yol açacaktır.