Korona gölgesinde Yelda
Tarih boyunca İran halkı arasında coşku ile kutlanan günlerden biri Yelda gecesidir. Yelda kuzey yarım kürede yılın en uzun gecesi olan son baharın son gecesini kışın ilk gününe bağlayan gecedir. Bu gece farklı törenlerle kutlansa da İranlılar arasında hala özel yerini koruyor ve İran halkı dünyanın neresinde olursa olsun bu geceyi kutlamaya çalışır.
Bu geleneksel kutlama nedeni ile sizleri bu özel sohbeti dinlemeye davet ediyoruz.
Yelda veya Çille gecesi İranlıların en eski ve tarihi kutlamalarıdır. Yelda ismi Süryani bir kelimedir ve doğmak doğurmak anlamındadır. Son baharın son gecesine Yelda demenin sebebi ise kışın ilk güneşinin bu gecenin ardından doğması, gecelerin giderek kısalırken gündüzlerin giderek uzamasıdır, böylece toprak ve yer yüzü yeniden canlanır.
Yelda gecesine Çille gecesi de deniz zira kışın ilk 40 günü başlar, bu süreye “büyük çille” anlamında olan “Çelle Bozorg” denir ve ardından gelen 20 günlük süreye ise “küçük çille” anlamında olan “Çelle Kuçek” gelir. Kışın en soğuk döneminin küçük çillede yaşandığına inanılır.

Yelda gecesinin geçmişi çok eskilere dayanır fakat kesin tarihi belli değil. Bir çok arkeolog bu kutlamaya 7 bini aşkın bir ömür biçiyorlar. Uzmanlara göre resmi olarak Yelda gecesinin tanınması ise milattan 500 yıl öncesine dayanır ve antik İran resmi takviminde ise Ahameniş krallarından Birinci Daryuş döneminde gerçekleşti. Yelda gecesi hakkında tarihi kitaplarda bir çok şey bulunuyor. Nitekim İranlı büyük bilim insanı ve astronomi alanında değerli çalışmaları olan Ebu reyhan Biruni de Yelda gecesinden “büyük milat” olarak söz ederken onun güneşin miladı ve yeni doğumu olduğunu belirtiyor.
Eski zamanlarda halkın tarım ile geçindiği ve tarımın hayatlarının temelini oluşturduğu, yıl boyunca mevsimlerin doğal özelliklerine alıştıkları dönemde edindikleri tecrübe ile kendi çalışmalarını güneşin doğuşu, mevsimlerin değişmesi, günlerin ve gecelerin uzaması ve kısalması, yıldızların hareketi ile düzenliyorlardı. Onlar edindikleri tecrübe ile bazı mevsimlerde günlerin çok daha uzun olduğunu, dolayısı ile o günlerde güneş ışığı ve sıcaklığından daha fazla yararlanabilecekleri sonucuna varmışlardı. Bu yüzden güneşin ışınları ve sıcaklığının iyilik sembolü olduğuna inanarak karanlık ve gecelerle adeta çatışmaya girmiş oldular. Antik insanlar ve bu cümleden Aryan halkı en kısa günün, son baharın son günü ve en uzun gecenin de yine son baharın son gecesi olduğunu fark ettiler, zira ardındaki günler giderek uzarken geceleri ise kısalıyordu. Bu yüzden bu geceye güneşin doğuşu adı vererek kutladılar.

Binlerce yıl geçmesine rağmen Yelda gecesi hala İran halkı arasında özel yerini korumuştur. Bu gecede İran halkı bir çok eğlenceli planla genelde aile büyüklerinin evinde toplanır geceyi sabahlayarak büyük bir coşku ile güneşin doğuşunu, çeşitli masal ve bilmeceler anlatmak ve sormak, Şehname ve Hafız şiir divanını okumak, çeşitli kuruyemiş ve başta nar olmak üzere meyveler yiyerek beklerler. İran halkı eski bir inanışa göre güneşin doğması ile karanlık canavarının belinin kırılacağı ve güneşin ilk ışınları ile karanlığın şom varlığının ve talihsizliğinin insanların hayatından silineceğine inanırlar.

İran halkı Yelda gecesinde atalarından miras kalan bir geleneğe dayanarak kurdukları bir sofranın başında geceği sabahlıyorlar. Bazı bölgelerde bu sofraya “Han-i Şeb-i Çelle” yani “Çille gecesi sofrası” diyorlar. Bu sofra ülkenin çeşitli bölgelerinin iklimsel, sosyal ve kültürel özelliklerine göre farklılıklar gösterse de genelde bir çok kış yemişleri, örneğin fıstık, badem, fındık, ceviz, kuru dut ve incirin yansıra elma, nar ve karpuz gibi meyvelere yer verilir.
Nar ve karpuzun bu gecede yenmesinin özel bir anlamı var. Bir çokları her iki meyvenin bir çok çekirdeği olması, evlere bereket getireceğine inanılır. Ayrıca her ikisinin de kırmızı rengi gecede güneşin varlığını simgeler. Sofra başında toplanan aile, sabaha kadar çeşitli yemişleri yemek ve konuşmakla sabahın ilk ışınların doğarak evin ortamını aydınlatmasını sabırsızlıkla beklerler.
Fakat ne yazık ki bu yıl Kovid 19 pandemisi nedeni ile bu kutlama da farklı şekilde düzenlenecektir. Bugün salgın nedeni ile tüm vatandaşlara bir arada toplanmamaları ve misafirliğe gitmemeleri tavsiye ediliyor. Maalesef alınan tüm önlemlere rağmen ve uygulanan kısıtlamalara karşın bazı ülkelerin ilaç tedariki ve sevkıyatındaki sabotajları nedeni ile bu ülke halkından hala her gün 200 ila 300 kişi hayatını kaybederken bir o kadar aile yakınlarını kaybetmenin acısını yaşıyorlar.
İran sağlık bakanlığının belirttiğine göre ülkede uygulanan kısıtlamalar sonucu vaka sayısında azalma yaşansa da hala bir çok kent ve eyalette durum çok kırılgandır ve en ufak bir müsamahakarlık, çok ağır sonuçlara sebep olurken bir çok vatandaşın hayatına mal olabilir. Böylece Kovid 19 vakaları ve kayıplarının azaltılması bağlamında özellikle sağlık personelinin amansız çalışma ve mücadelelerine ilaveten halk arasında oluşan umut kıvılcımları da sönebilir
Bu yüzden sağlık çalışanları ve uzmanları, her aile toplantısının yakınlarının kaybedilmesi pahasına mal olabileceği algısını topluma anlatmaya çalışırken bu yıl Yelda gecesini eski yıllarda bir arada kutlamanın çok tehlikeli olabileceğini, bir arada yenilecek nar ve yemişlerin maalesef bir yakının vefatı ile sonuçlanabileceği uyarısında bulunuyorlar. Sağlık yetkilileri bu yıl Yelda gecesini sanal ortamda kutlanma önerisinde bulunuyorlar
Sağlık yetkililerinin sanal ortamda kutlama önerisinde büyük anne ve babaların kendi hikayelerini ve öğütlerini, güzel sohbetlerini video veya podcast şeklinde kaydederek çocukları ve torunlarına anlatmalarını tavsiye ediyorlar. Bu bağlamda ayrıca sosyal ağlarda yarışmalar düzenlenebilir, televizyonda özel programlar yapılabilir ve bir çok aile sanal ortamda görsel bağlantı ile birbirinin evine misafir olabilir.
Geçen yıla kadar Yelda gecesinde veya başka kutlamalarda herkese cep telefonu ve tabletlerini bir kenara bırakarak sohbetlere ve kutlamalara katılmaları istenirken bu yıl tam tersi bir ortam yaşanıyor, zira tekrar gülmek, tekrar coşmak, tekrar nefes alabilmek ve tekrar bir araya gelebilmek için bu dönemde birbirimizden uzak durmak gerekir. Böyle bir dönemde teknoloji sayesinde cep telefonları ve tabletler insanın yardımına gelmiştir. Bu sayede Yelda gecesi sanal ortamda kutlanabilir, yılın en uzun gecesi mesafelerin kısalması sayesinde sabaha ve gelecek yıllarda diğer Yelda gecelerine bağlanabilir.
Korona salgını sayesinde geçilecek olan bu Yelda gecesi muhakkak İran halkı için unutulmaz bir Yelda gecesi olacak böylece gelecek yıllarda bu yılın anıları anlatılırken 1399 (miladi 2020) Yelda gecesinde kimseyi Koronavirüs nedeni ile kaybetmediğimiz için mutlu olabiliriz. İran’ın dünyaca tanınan şairi Sadi Şirazi’nin yıllar önce söylediği şiiri tıpkı günümüz durumunu anlatır gibi:
Tüm dertlerime rağmen umut ediyorum dermanı
Zira vardır bir sonu Yelda gecesinin de
Bu güzel şiir tüm acılar ve zorlukların bir gün sona ereceğini, yılın en uzun gecesi ardından aydınlığın doğacağı ve aydınlığın karanlığa galebe çalacağını ifade ederken, günümüzde İran halkı arsında gönül birliği ve dayanışma ile birlikte sağlık tavsiyelerine uyup bu vahşi ve ölümcül virüsü muhakkak yenerek aydın sabahlara ulaşacağımızı ifade ediyor.