Şehit Süleymani’nin şehadet yıldönümü - 2
https://parstoday.ir/tr/radio/iran-i158849-Şehit_süleymani’nin_şehadet_yıldönümü_2
İslam İnkılabı Muhafızlar Ordusu Kudüs Gücü Şehit Komutanı General Kasım Süleymani ve Haşdi Şabi hareketinin komutanı şehit Ebu Mehdi Mühendis’e yönelik Amerika terör devletinin düzenlediği suikastı ve sonuçlarını ele aldığımız sohbetimizin 2. bölümünde sizlerle birlikteyiz.
(last modified 2022-10-07T13:02:52+00:00 )
Ocak 02, 2021 11:49 Europe/Istanbul

İslam İnkılabı Muhafızlar Ordusu Kudüs Gücü Şehit Komutanı General Kasım Süleymani ve Haşdi Şabi hareketinin komutanı şehit Ebu Mehdi Mühendis’e yönelik Amerika terör devletinin düzenlediği suikastı ve sonuçlarını ele aldığımız sohbetimizin 2. bölümünde sizlerle birlikteyiz.

İslam İnkılabı Muhafızlar Ordusu Kudüs Gücü Komutanı şehit General Kasım Süleymani 3 Ocak 2020’de Iraklı yetkililerin resmi daveti üzerine bu ülkeyi ziyaret ettiği sırada, Haşdi Şabi Komutanı Ebu Mehdi Mühendis ve 8 silah arkadaşı ile birlikte ve Amerika Başkanı Donald Trump’ın doğrutan talimatı üzerine ABD terör ordusunun Bağdat havaalanına yakın bir noktada düzenlediği suikastta şehit düştü.

ABD – İsrail eksenin General Süleymani’yi şehit etme amacı

Amerika terör devleti İslam İnkılabı Muhafızlar Ordusu Kudüs Gücü Komutanı General Kasım Süleymani’ye suikast düzenleyerek İran milletine karşı en büyük cinayetlerinden birini işledi. Peki ama, Amerika bu cinayeti işleyerek hangi amacına ulaşmak istedi?

Aslında Amerika terör devletinin General Süleymani’yi şehit etmesini İran İslam Cumhuriyeti’ne karşı derin husumetinin devamında değerlendirmek gerekir. Bu husumet son kırk küsur yılda aralıksız devam etmiştir. Ancak tüm bu komplolara rağmen İran milletinin sulta düzenine karşı direnişi sayesinde zulüm altında inleyen milletlerin arasında Amerika terör devleti ve korsan İsrail’i dehşete düşürecek inkılapçı bir sıçrama başladı. Bu gelişme ise General Süleymani gibi büyük komutanların fedakarlıkları ve düşmanla savaş cephesinde elde ettikleri büyük zaferler ve bölgede güç dengelerini değiştirmeleri ile mümkün oldu.

Amerika terör devleti bu yıllarda İran İslam Cumhuriyeti’nin istikrara kavuşmasını engellemek için elinden geleni ardına koymadı. Ancak General Süleymani’nın tekfirci IŞİD terör örgütünü yok etmesinin sonucu bölgenin yeniden istikrara kavuşması ve IŞİD’in bölgeye musallat olmasını engellemek oldu. Öte yandan bu gelişme, Amerika terör devletinin bölgeyi parçalama ve kendince yeni büyük Batı Asya bölgesini inşa etme planını suya düşürdü. Bölgeye terörle mücadele bahanesi ile müdahale eden Amerika bu büyük gelişme karşısında şaşkına döndü ve sonucu ABD Başkanı Trump’ın General Süleymani’ye hain suikastı düzenlemek oldu. Gerçekte Trump bu terör saldırısı ile terörle mücadele iddiası büyük bir yalan olduğunu ortaya koydu.

İslam İnkılabı Lideri Ayetullah Hamanei bundan önce nizamın önde gelen yetkilileri ile görüşmesinde Amerika terör devletinin tekfirci IŞİD terör örgütünü kurduğunu ve bu örgüte askeri ve lojistik destek verdiğini hatırlatarak şöyle dedi: IŞİD karşıtı ittifak kurulduğu haberi büyük bir yalandır. Gerçi Amerikalılar kontrolden çıkan bir IŞİD’e karşıdır, ama eğer biri bu örgütü gerçekten yok etmek isterse de, ona karşı çıkacakları kesindir.

2012 yılından bu yana bölgede terör örgütlerini kurarak Suriye’de Beşar Esad hükümetini devirmek ve Irak’ı da teröristlerin aracılığı ile tamamen ele geçirmek isteyen Amerika terör devleti bu yolda şehit General Süleymani’yi şom planları önünde en güçlü engel olarak görüyordu. Amerika terör devleti bu yıllarda terörle mücadele ve güvenliği armağan etme bahanesi ile sürekli cebini bölgenin zengin ülkelerinin serveti talan ederek doldurma peşindeydi. ABD Başkanı Donald Trump’ın da beyaz saraya girdikten sonra S. Arabistan’ı ziyaret etmesini bu çerçevede değerlendirmek gerekir. Trump açıkça bölgenin Arap rejimlerini süt veren ineğe benzetti. Trump aynı zamanda İranofobi projesini körükleyerek bölge ülkelerine silah satmayı ve Amerikalı silah firmalarını iflastan kurtarmayı amaçlıyordu.

Gerçekte bölgede savaş ve huzursuzluk çıkarmak, Amerika terör devletinin bölgedeki gayri meşru çıkarlarını temin etmek üzere izlediği stratejidir. Amerika ikinci dünya savaşından sonra kendisini dünyanın rakipsiz gücü ve polisi zannetmeye başladı; ancak son yıllarda bu şom rejimin çökmeye yüz tuttuğu işaretleri göze çarpmaya başladı.

Rusya’nın siyaset meseleleri uzmanı Alaksandır Kenyazov, İslam İnkılabı Muhafızlar Ordusu Kudüs Gücü Komutanı şehit General Kasım Süleymani suikastını değerlendirdiği yorumunda şöyle diyor:

IŞİD’in Amerika’nın RAND müessesesinin düşünce odasında kurulduğu kesin ve bilinen bir gerçektir. Kasım Süleymani ise Washington’un Batı Asya atmosferini insanlık dışı hale getirme ve ardından bu durumu tüm dünyaya yayma planı önünde güçlü bir setti. Tarih herkes ve her şeyin hakkında yargıda bulunacağı söylenir; ancak şehit General Kasım Süleymani hayattayken tarihi bir şahsiyete dönüştü.

Şehit General Kasım Süleymani Amerika, İsrail ve S. Arabistan’ın destekledikleri tekfirci teröristlere karşı büyük bir özgüven duygusu ile durdu ve bölgede direniş eksenini yapılandırdı. General Süleymani suikastı aslında Trump ve danışmanlarının yanlış analizleri ve Amerika’nın çöküş sürecini geciktirme doğrultusunda yanlış hesap hatalarının sonucuydu; ancak Amerika bu cinayeti ile hedefine ulaşmadığı gibi bölgede sonunun başlangıcını tetiklemiş oldu.

Amerikalı ünlü düşünür ve filozof Noam Chamsky Washington yönetiminin politikalarını eleştirdiği açıklamasında şöyle diyor:

İstikrarsızlık, siyasi söylemde ilginç bir kavramdır. Eğer İran IŞİD’in saldırısına karşı Irak devleti ve Kuzey Irak yerel yönetimine yardım ediyorsa, bu durum istikrarsızlık olarak tanımlanıyor. Ancak ne zaman Amerika Irak topraklarına saldırarak yüz binlerce kişiyi katlediyor ve milyonlarca kişiyi avare ediyor ve bu ülkede etnik savaş çıkararak parçalamak istiyor ve tüm bölgeyi alt üst ediyor ve terörü tüm dünyaya yayıyorsa, bunun adı Amerika’nın istikrarı sağlama risaleti şeklinde tanımlanıyor ve devam etmesi gerekiyor!

Amerika terör devleti uygulamaları ile en küstah biçimde tüm uluslararası normları korsan İsrail’in güvenliği ve Batı Asya bölgesinde gayri meşru çıkarları uğruna hiçe sayıyor. Oysa bu uygulamalar bölgeyi ve tüm dünyayı ciddi bir şekilde tehdit ediyor. kuşkusuz bu durumda her türlü vahim sonuçta Amerika terör devleti doğrudan sorumludur.

İran Savunma Bakanı General Emir Hatemi İslam İnkılabı Muhafızlar Ordusu Kudüs Gücü Komutanı şehit General Kasım Süleymani’ye suikast düzenlenmesinin amacını, Amerika terör devletinin bölgede varlığını korumak ve İran İslam Cumhuriyeti’nin nüfuzunu ve caydırıcı gücünü azaltmak şeklinde değerlendirerek şöyle diyor:

Bölge halkının meydanlara dökülmesi ve İslam İnkılabı Muhafızlar Ordusunun bu suikasta füzeli karşılığı Amerika terör devletinin içi boş heybetini çökertti ve İran İslam Cumhuriyeti’nin iktidarını ve savunma gücünü gözler önüne serdi.

Iraklı uluslararası meseleleri uzmanı Nacah Muhammed Ali ise şöyle diyor:

Trump şehit Süleymani suikastı ile aldatıldı ve ondan kurtulmak için kurulan pusuya düştü. Trump bu terör hareketi ile gerçekte büyük bir stratejik hata işledi. Amerika bu terör saldırısı ile bir ülkenin istiklalini ve toprak bütünlüğünü ve uluslararası hukuku çiğnedi. Belki BM ve bazı ülkelerin suskunluğu Amerika’nın istediği her cinayeti işleyebileceğini telkin etti; ancak şimdi dünya kamuoyu Amerika terör devleti bölgede ve dünyada huzur, barış ve istikrar istemediğini ve sırf bölge ülkelerini talan etmeyi ve Filistin davasını unutturmayı düşündüğünü anlamış oldu.

İslam İnkılabı Lideri Ayetullah Hamanei bu bağlamda yaptığı açıklamada, Amerika terör devletinin Batı Asya bölgesinde tüm gayri meşru planlarını bozguna uğratmak, şehit General Süleymani’nin tedbirleri ve şecaatinin sonucu olduğunu belirtti.

Ayetullah Hamanei General Süleymani Filistin davasında da emsalsiz etkisi olduğunu belirterek şöyle ekledi:

Amerikalılar Filistin davasını unutturmaya ve Filistinlileri zayıf konuma sürüklemeye ve böylece mücadele cesaretlerini ellerinden aymaya çalışıyordu; ancak bu büyük komutan Filistinlilerin elini doldurdu ve onlara mücadele cesareti kazandırdı.

Gerçekte siyonistlerin son yıllarda Gazze Şeridi’ne yönelik ağır saldırılarında art arda hezimete uğramaları Amerikalı ve siyonistleri şaşkına çeviren ve paniğe sürükleyen bir gerçektir.

Her halükarda şehit General Kasım Süleymani’ye düzenlenen terör saldırısı hangi bahane ile yapılmış olursa olsun, uluslararası hukuk ve ilkeleri ihlal etmiştir ve bu açıdan Amerika terör devleti büyük sorumluluk üstlenmiştir.