İslam İnkılabı Zafer Yıldönümü-3
Bu bölümde İran İslam Cumhuriyeti'nin koronavirüs pandemisinin pik yaptığı dönemde teknolojik ve bilimsel alandaki başarılarını ve gelişmelerini ele alacağız.
Günümüz dünyasında bilim yüksek bir hızla gelişmektedir. Günümüzde birçok ülke modern teknolojiler ve bilimsel imkanları elde etmek için kapsamlı planlamalar yapmaktadırlar. Bu hızlı süreç ve gidişat aslında bilimde gelişme ve modern ve yeni teknolojik imkanların elde edilmesinin kalkınmanın ayrılmaz bir parçası olduğunu gösteriyor.
İslam İnkılabı Lideri Ayetullah Seyyid Ali Hamanei ise İmam Zaman as'ın veladet yıldönümü dolayısı ile yaptıkları televizyon konuşmasında dahi ve akademik gençlere yönelik taleplerini şöyle açıkladılar:" Yetkililere- hem sorumlulara hem de bilim ve teknoloji alanında aktif olan gençlere- iki şeyi unutmamaları için tavsiyede bulunmak istiyorum: Biri üretimde atılım meselesidir. Üretimde atılım ülke için hayati önem taşıyor. Ne pahasına olursa olsun üretimin peşini bırakmamalıyız. Kelimenin gerçek anlamı ile üretimde atılımı gerçekleştirmeliyiz. Bir başka husus da laboratuvar yapımı ve laboratuvar çalışmaları ve de gençlerin ihtiyaçları karşılamaları için laboratuvar çalışmalarıdır. İnşallah bunları unutmayız. "
Aslında İran sağlık ve hijyen alanında ciddi başarılar ve kazanımlar elde edebilmiştir. Ancak İran'ın başarıları bu alanla sınırlı kalmamıştır. Diğer sanayi dallarında da İran'ın kazanımları dikkate şayandır. Öyle ki İran günümüzde tasarımcılık ve mühendislik yapmasının yanı sıra kimi sanayi ürünleri ve tıbbi malzeme ve araç gereçleri üretip ihraç eden bir ülkeye dönüşmüştür. Oysa İran geçmişte bu alanlarda hep ithalatçı konumda olmuştur.
Günümüzde zor koşullar ve ekonomik baskıya rağmen direniş ekonomisinin önemli eksenlerinden biri de bilgi tabanlı ekonomiye dayanmak olmuştur. Kuşkusuz bu sürecin devam etmesi ile İran'ı parlak bir gelecek bekliyor. Gençler de böyle bir geleceğe umut bağlamışlardır. Şimdi de İran İslam Cumhuriyeti kapsamlı bir şekilde bilime odaklanmış ve farklı alanlarda kendine yeterli durumuna gelmeye çalışmaktadır.
İstatistikler ise dünya genelinde en hızlı bilimsel hızın son onyılda İran'a ait olduğunu gösteriyor. İran bu süre içerisinde dünya ortalamasının 11 katı daha hızlı gelişmiştir. Bu çabaların sonucu ise bilgi ve bilim tabanlı ürünlerin üretimi olmuştur. Bu süreç, iç ihtiyaçları karşılamasının yanı sıra küresel piyasalarda da yerini bulmuştur. Bu ileriye dönük hareketlenme hem de yaptırımların devam ettiği bir sırada İranlıların yaratıcılığını ve kabiliyetlerini göstermektedir. Bu süreç ülkenin bilimsel atılımı ekonomik ve nano teknolojik gelişmeye çevirebildiğini de göstermektedir.
İran İslam Cumhuriyeti bilimsel işler dairesi teknolojik gelişme kurmayı sekreteri Said Serkar ise bu hususta şöyle diyor:" Ülkenin serveti yaratıcı insanlardır. Onların sayesinde bilgi tabanlı ekonomimiz gelişmeye başladı. İran bu insanların çabaları sayesinde hem kalite hem de nicelik bakımından Çin, Amerika ve Hindistan'ın ardından bu alanda dünyada üst sıralarda yer almaktadır ve hatta Avrupalı ülkeleri de geri bırakacak bir ivme kazanmıştır. "
Geçtiğimiz yıl Kovid 19 hastalığı tüm dünyaya yayıldığında, İslam Cumhuriyeti bu alandaki bilimsel yaratıcılıklarını da geliştirmeye çalıştı.
İslam İnkılabı Lideri Ayetullah Seyyid Ali Hamanei 19 Ocak'ta kutsal Kum halkının tarihi ayaklanmasının yıldönümünde yaptığı konuşmada, Sağlık Bakanlığı'na ve koronavirüs salgınına karşı test edilen aşının üretiminde görev alanlara teşekkür etti ve bu bilimsel gelişmeleri inkar edenleri eleştirerek bilimsel gelişmeler karşısında bu inkarların geçmişine değinip şöyle buyurdular:" Yıllar önce, ülke gençliği santrifüj inşa ederken, bazı insanlar bu iddialarla aldatılmamaya vurgu yapan mektuplar yazdılar. Merhum Kazemi ve genç arkadaşları kök hücreler alanındaki başarısının ardından da benzer mesajlar verildi, ancak bu gelişmeler gerçekten inandırıcıydı ve o zamandan beri gelişmeler on kat daha arttı."
İslam İnkılabı Lideri son konuşmalarında ise Amerika ve İngilizlerin ürettiği aşının ülkeye girişinin yasak olduğunu belirtip şöyle buyurdular:" Amerikalılar aşıyı üretebilselerdi, Krona skandalı ülkelerinde ortaya çıkmayacaktı ve bir günde yaklaşık 4 bin kişi hayatını kaybetmezdi. Aynı zamanda unutulmamalıdır ki onlar temelde güvenilmezler. Kimi zaman da zaten bu aşılar uluslar üzerinde test yapılması içindir."
İslam İnkılabı Lideri Ayetullah Seyyid Ali Hamanei Fransızların kirli kan gönderme olayına da işaretle bu ülkelere iyimser olmadığını, ancak diğer ülkelerden aşı temininde sorun olmadığını belirtti.
İran'ın yaptırımlar ve ekonomik baskı yıllarında attığı önemli adımlar, ülkedeki bilimsel ve tıbbi hareketin büyümesi için umut vaat ediyor. Bu gidişat, koronavirüsünün neden olduğu sorunlara rağmen bilim camiasında hızla devam ediyor ve ciddi şekilde güçleniyor.
Ulusal Koronavirüs ile Mücadele Karargahı'nın bilimsel komitesi başkanı Dr. Mostafa Kanıi bu konuda şunları söylüyor:" Dünyada çok sayıda ülke, bilinmeyen bir virüs hastalığının ülkeye girmesinden sadece iki ay içerisinde, tesislere, ekipmana ve teşhis kitlerine ihtiyaç duyulması gerektiği zaman, ihracatçı ülke haline gelebilmiştir. Bu, İran'ın teknolojik gücünün bu yönde iddiası olan ülkelerden çok daha iyi olduğunu gösteriyor.
Dünya Sağlık Örgütü'nün İran temsilcisi Christoph Hamelmann de İran'ın bilimsel ve tıbbi başarılarına atıfta bulunarak video konferansla düzenlenen 73'üncü Dünya Sağlık Konferansında şunları kaydetti:" İran artık koruyucu giysiler alanında yerli üretim kapasitesini arttırmıştır. Maskeler ve vantilatörler ve de solunum cihazları dahil tıbbi ekipman ve hatta teşhis kitlerinin ihracatı seviyesine ulaşmıştır. "
İran'daki takdire şayan tıbbi gelişmeler ve koronavirüse karşı kapsamlı mücadelede Dünya Sağlık Örgütü ile kapsamlı etkileşimi, artık İran için başka bir onur kaynağı olmuştur. Bu gelişmeye paralel olarak; koronavirüs aşılarının yapılması hususunda İran başarılı bir araştırma ve test süreçlerini de gerçekleştirmektedir.
İranlı araştırmacılar tarafından geliştirilen korona aşısının insani denemelerinin ilk aşaması 29 Aralık'ta gönüllülere yapılan enjeksiyonlarla başladı.
İmam Humeyni Fermanını İcra Karargahı araştırma grubu tarafından "Kov-Iran-Bereket" özel adı altında üretilen ilk korona aşısının klinik çalışmalarının ilk insani deneyleri yapıldı. İranlı bilim adamlarının ve uzmanlarının hedefi ülke içinde aşı üretmektir. Bu bağlamda tüm kapasiteler kullanılmış ve İran'daki milli kararlılık sayesinde sorunların üstesinden gelinmeye çalışılmıştır. Böylece bu tehdidi fırsata çevirmek süreci başlamıştır. Bu çabalar artık meyvesini vermeye başlamış ve İran korona aşısının laboratuvar aşamaları Dünya Sağlık Örgütü tarafından adım adım izlenmiş ve onaylanmıştır Önümüzdeki yılın başlarında insan testi sürecinin tamamlanmasının ardından ilkbaharda İran'ın bölgenin önde gelen aşı üreticilerinden biri olması ve ülkenin ihtiyaçlarını karşılaması bekleniyor.