Nevruz Bayramı Geldi (Nevruz Bayramı Özel – 2 )
İlkbahar gelmek için hiç kimseyi beklemez; ister onu istesinler, ister istemesinler, yine de sokakları aşar ve nehirlerinin akışı ve rahmetli yağmurları ile her tarafı sular ve hoş kokusunu yayar.
O zaman sen de ilkbahar ve doğal güzellikleri ile bütünleş. Sen de ilkbahar gibi donan içinden sıyrıl ve fıtratına başvur; sevgini gönüllere serp ve insanların seni takdir etmesini ve onaylamasını bekleme ve kuşların ötüşünü ve bülbüllerin nağmelerine eşlik ederek gönül birlikteliği şarkısını söyle.
Pencereleri aç, çünkü esen meltem, ilkbaharın hoş kokusunu beraberinde getirmiş. Göçmen kırlangıçlara bak; gruplar halinde kış göçünden geri dönüyor ve ilkbahar şarkısını fısıldıyorlar. Her taraf sıcaklık ve güzellik kokuyor; çeşmeler kaynıyor, bülbüller aşk şarkıları söylüyor; doğa rengarenk elbisesini giymiş gibi duruyor. Şimdi artık kışın soğuğu ve ağaçların kuruluğu yerine ilkbaharın tazeliğine ve neşesine bıraktığı ve ilkbahar mevsimi neşe ve mutluluk günlerini müjdelediği anlaşılıyor. Haydi kalk ve ilkbaharın güzel havasında soluk al ve kırlangıçlara müjdelik ver, zira Nevruz bayramının gelişini müjdelediler.
Yeni yıla girerken İran geleneğinde Heftsin adı ile anılan yeni yıla özel sofranın başında oturuyor ve Allah tealaya en güzel şekilde sesleniyor ve O’ndan içimizi ve halimizi en iyi şekilde değiştirmesini talep ediyor ve şöyle arz ediyoruz:
یَا مُقَلِّبَ الْقُلُوبِ وَ الْأَبْصَارِ/ یَا مُدَبِّرَ اللَّیْلِ وَ النَّهَارِ/ یَا مُحَوِّلَ الْحَوْلِ وَ الْأَحْوَالِ/ حَوِّلْ حَالَنَا إِلَی أَحْسَنِ الْحَالِ/
Ey kalpleri ve gözleri dilediği gibi değiştiren yüce Rabbim, ey gece ve gündüzü tedbir eden, ey yılları ve halleri yönlendiren, halimizi en güzel hallere çevir.
Değerli dostlar biz de sizin için en güzel dileklerimizi sunuyor, iyi bayramlar diyoruz.
Yeni yıla girerken yaptığımız duada yüce Allah’tan halimizi en iyi hale dönüştürmesini niyaz ediyoruz. Burada akla gelen soru, insan hali nasıl iyileştiği ve daha mükemmel hale geldiği sorusudur.
Bu sorunun cevabını bulmak için doğaya bakmak ve cevabını bulmak mümkün; yani ilkbahar nasıl soğukların ve kuraklığın içinden yükseliyor ve çiçeklerin yeşermesi ve goncaların açması ile birlikte ilkbaharın yeşil ve güzel doğası ortaya çıkıyor. Bu güzel doğa sadece gözleri okşamıyor, aynı zamanda ortama ilkbahar çiçeklerinin hoş kokusunu da saçıyor.
İnsan kalbi de bazen kış mevsimi gibi karanlık ve soğuk olur; sevgisizlik bazen donmuş su gibi ruhun damarlarına yayılır ve insanı depresyona ve hüzne sürükler. Ancak doğa bize soğuk ve karanlıktan yemyeşil ve aydın bir dünyaya ayak basabileceğimizi öğretir; yeniden doğuşu ve değişim yaratmayı öğretir; doğa gibi neşeyi ve yeşilliği ortaya çıkarmayı ve cömertçe sevmeyi öğretir.
Evet ilkbahar gelmek için hiç kimseyi beklemez; ister onu istesinler, ister istemesinler, yine de sokakları aşar ve nehirlerinin akışı ve rahmetli yağmurları ile her tarafı sular ve hoş kokusunu saçar. O zaman sen de ilkbahar ve doğal güzellikleri ile bütünleş. Sen de ilkbahar gibi donan içinden sıyrıl ve fıtratına başvur; sevgini gönüllere serp ve insanların seni takdir etmesini ve onaylamasını bekleme ve kuşların ötüşünü ve bülbüllerin nağmelerine eşlik ederek gönül birlikteliği şarkısını söyle.
Dini öğretilere göre her türlü hareket ve değişim, yüce Allah’ın iradesi ile gerçekleşir. Dolayısıyla insan değişim için çaba harcamakla beraber Allah tealadan da yardım talep etmesi ve duaları ve münacatı ile yüce Allah’tan en iyi halleri ve anları talep etmesi gerekir.
Allah teala Kur'an'ı Kerim’in nurani ayetlerinde kullarını kendisine dua etmeye ve talepte bulunmaya davet ederek şöyle buyurmakta:
Kullarım sana, beni sorduğunda (söyle onlara): Ben çok yakınım. Bana dua ettiği vakit dua edenin dileğine karşılık veririm. O halde (kullarım da) benim davetime uysunlar ve bana inansınlar ki doğru yolu bulalar.

İslami rivayetlere göre dua ilahi rahmetin anahtarı, dünya ahiret karanlıklarının aydınlık vesilesi olarak açıklanmıştır. Buna göre yeni yıla girerken yeni yıl duasını ederek Allah tealadan değişim ve iyi haller niyaz ediyor ve böylece yeni yıla Allah’tan talepte bulunmak ve kulluğumuzu ifa ederek giriyoruz. Yüce Allah’tan duamızda bizimle dünyada ne kadar iyilik varsa, aramızda bir bağ kurmasını ve böylece biz de ilkbaharın güzel doğası gibi fıtri davranışlarımızı ve ahlakımızı ortaya koymayı ve safa ve samimiyetimizi arttırmayı istiyoruz. Nitekim kendimizi an be an değiştirecek olursak, o zaman halimiz en iyi hale dönüşür ve yenilenme ve iyi olma yoluna adım atmış oluruz.
İran milleti ve dünyanın neresinde olursa olsun Nevruz bayramını sevenler yeni yıla girerken, Heftsin adı ile anılan ve kurulan bir sofranın etrafında oturur. Heftsin sofrasını kurmak, Nevruz bayramının en ünlü adetlerinden biridir ve sofranın her bir parçası başlı başına bir simge ve bir işarettir. Sebze yeniden doğuş ve doğurganlık simgesi, Semenu bereket ve bolluk simgesi, Somak, güneşin doğuşunun simgesi, Sikke, zenginliğin simgesi, Elma (Farsça Sib) güzellik ve sağlığın simgesi, Sirke sabır ve uzun ömür simgesi, Sarımsak tıp ve tedavi simgesidir.
Gerçi Heftsin sofrasında dizilen nesnelerin adı “S” harfi ile başlaması gerekir, ancak İranlı Müslüman aileler sofranın en başına bir cilt Kur'an'ı Kerim koyar ve böylece bu milli bayramı inançları ve ülküleri ile düğümleyerek yaşamında Kur'an'ı Kerim öğretilerini en başta tuttuğunu gösterir. İranlılar bu sofrayı daha da güzelleştirmek için üzerine başka şeyler de ekler. Örneğin sofraya paklık, şeffaflık ve duruluğu simgeleyen bir kâse su konur. Yine ayna suyun yanında sadakat, bereket ve verimliliği simgeler ve sebze de hayatı zincirinin tamamlandığını işaretidir. Heftsin sofrasında aynanın saf ve parlak yüzeyi, her ne kadar temizlenirsek safa ve samimiyeti o kadar çok ifade edeceğimizin işaretidir.
İran milleti için yeni yılın başlaması ve yeni yıla girme anı oldukça önemli anlardır. İran halkı bu özel anlarda kutsal Meşhed kentinde İmam Rıza’nın -s- nurani türbesi gibi kutsal mekanlarda bulunmayı ve yeni yıla bu kutsal mekanlarda girmeyi tercih eder. O anlarda herkes dua ve münacatla meşguldür ve kalpler neşe ve mutluluk doludur. Yeni yıla girildiği ilan edildiği anda davullar ve zurnalar çalmaya başlar ve herkes yeni yılı mutlu bir şekilde karşılar.
İran’da yeni yıla girilir girilmez ziyaretler de başlar. Sıla-i rahim, İran halkını Nevruz bayramında en güzel adetlerinden biridir. İran halkının Nevruz bayramına özel bu adetine göre genellikle ilkin küçükler büyüklere gider ve büyük babaların ve dedelerin evinde toplanır. O sırada herkes yeni elbisesini giymiş ve evlere temizlik yapılmıştır.
Ailenin büyüğü aile toplandığında Kur'an'ı Kerim’i açar ve içine koyduğu yeni paraları bayramlık olarak küçüklerin arasında dağıtır. Bu arada çocuklar en çok bayramlık alma heyecanını yaşar. Çocukların bayramlığı bir oyuncak veya onları sevindirebilecek her şey olabilir. O sırada herkes çok mutludur ve aile fertleri tatlılar ve çerezler ve şerbetlerle ağırlanır.
Geçen sene yeni yıla girerken bayram ziyaretleri çok donuk geçti ve genellikle cep telefonundan görüntülü temaslarla yapıldı ve bir yıl böyle geçti. Ancak koronalı günler hepimize gönül birliği içinde olmamız ve sağlığımız için sosyal mesafeye uymamak ve birbirimizin hatırı için maske kullanmamız gerektiğini hatırlatıyordu. Nitekim bu zorlu günler halkın gönül birlikteliği ve mümince yardımlaşması ile geçti.

Bu yıl Nevruz bayramı ve yine yıl, yani hş. 1400 yılı bu takvime göre 14. Yüzyılın son yılıdır. Bu yıl korona virüs salgını yüzünden yine güzel Nevruz adetleri ve ziyaretlerin eskisi gibi olmayacağı anlaşılıyor. Umarız gelecek ilkbaharlarda ve Nevruz bayramlarında hastalıklar, savaşlar, ahlaksızlıklar ve adaletsizlikler yerine sağlık, sıhhat, emniyet, huzur ve refaha bırakır ve Nevruz gelenekleri eskisi gibi yerine getirilir.
Evet, şimdi ilkbaharın taptaze havasında ayağa kalk, doğanın yeniden doğuşunu seyret; doğa ile bütünleş ve güzelliklerine gönül pencereni aç. İlkbahar bize sıkıntıların ardında kolaylıklar olduğunu söylüyor; her tutukluluktan sonra açılım olduğunu vurguluyor. Nitekim Kur'an'ı Kerim de İnşirah suresinin 5 ve 6.ayetlerinde şöyle buyurmakta:
Elbette zorluğun yanında bir kolaylık vardır. Gerçekten, zorlukla beraber bir kolaylık daha vardır.
Gerçek ilkbahar, yoldan gelecek ve yeryüzü hakiki doğuşunu tecrübe edecek kurtarıcının geleceği gündür. Umarız o güne hep birlikte şahit oluruz. Bir kere daha Nevruz bayramınız kutlu olsun diyor, esenlikler temenni ediyoruz.