Yeniden Ahit Tazelemek (Nevruz Bayramı Özel – 11 )
https://parstoday.ir/tr/radio/iran-i167940-yeniden_ahit_tazelemek_(nevruz_bayramı_Özel_11_)
Her sabah uyandığımızda onunla geldiğinde getirdiği baharla birlikte biz de bahara bürünmek üzere ahit tazeliyoruz.
(last modified 2023-09-08T03:21:29+00:00 )
Nisan 10, 2021 05:31 Europe/Istanbul

Her sabah uyandığımızda onunla geldiğinde getirdiği baharla birlikte biz de bahara bürünmek üzere ahit tazeliyoruz.

Günler, saatler ve anlar yavaş yavaş ilerliyor. Her nefesle birlikte onu bekleyenler, Ya Rabbim, şimdi alem o kurtarıcıya ihtiyaç duyuyor. Ne olur, onun zuhurunu erken al ki, daha fazla mazlumların çektiği acılara şahit olmayalım. Eğer o gelirse, zulüm yüzünden avare olan çocukların göz yaşları tebessüm çiçeğine dönüşür, ızdırap ve korku dolu yürekler huzura kavuşur.

Ya Rabbim, hepimiz onun sevgisini damla damla içimizde biriktirdik; varsın bir gün bu sevgi bizi saadet vadisine götürsün. Nitekim bu yüzden her sabah uyandığımızda onunla geldiğinde getirdiği baharla birlikte biz de bahara bürünmek üzere ahit bağlıyoruz.

Şia mezhebinin en değerli hazinelerinden biri, tarihin engebeli yolunu geride bırakarak, Ehl-i Beyt -s- mektebinin zemininde bize ulaşan kıymetli dualardır. Yüce muhtevaları, ibarelerin sağlamlığı ve güzel cümleleri, bu duaların bazı özellikleridir. Ahit duası da bu değerli ve sorumluluk getiren bu dualardan biridir. Bu yüzden bugünkü sohbetimizde bu duayı ve muhtevasını gözden geçirmek istiyoruz.

Ahit duası, Hz. Mehdi’yi -s- bekleyenlerin her sabah okuyarak imamları ile ahit tazeledikleri dualardan biridir. Bu duada yer alan cümleler insanların kalbinde adeta bahar havasını canlandırarak estirir.

Ahit duası, Allah’a inanan dindar ve sorumlu insanların her sabah okudukları bir nağme misalidir ve bekleyenlerin İmam Zaman -s- ile bağlantılarını tazeleyerek güçlendirir.

Bu dua Müslümanların meşhur dualarından biridir ve Hz. Mehdi’nin -s- gaybet döneminde okunmasına çok vurgu yapılmıştır. Dua İmam Cafer Sadık’tan -s- bir rivayetten alıntıdır.

Alemi kurtaracak Hz. Mehdi’yi -s- bekleyen insan güdümlü ve anlamlı bir hayat sürdürmek için yaşamının tüm aşamalarında İmam Zaman -s- ile ahit tazelemeyi bir zaruret olarak görmektedir. Bekleyen insan bu duada imamına yardım ve destek sorumluluğunu üstlenir ve o hazretin kıyamına eşlik etmek üzere hazırlık yapar.

Kur'an'ı Kerim beşeri camiadan ahitlerine sadık kalmalarını isterken, Bakara suresinin 177. ayetinde de ahde vefadan iyi insanların özelliklerinden biri olduğunu belirterek şöyle buyurmakta: ... Antlaşma yaptığı zaman sözlerini yerine getirir.

Kur'an'ı Kerim insanların arasında ahit meselesinden adeta bu fiilin diri olduğu ve kıyamet gününde insanlar ve özellikle Müslümanların ona nasıl davrandığı kendisine sorulacakmış gibi söz eder. Yani insanların bağladıkları ahitlerine bağlı olup olmadıkları ve saygı duyup duymadıkları mutlaka sorulacağı anlaşılıyor; nitekim Isra suresinin 34. ayetinde de şöyle buyurmakta:

Verdiğiniz sözü de yerine getirin. Çünkü verilen söz, sorumluluğu gerektirir.

Allah teala Al-i İmran suresinin 76. ayetinde de ahde vefa, takva makamına nail olmanın etkeni olduğunu, ahdine bağlı kalan ve ilahi takva peşinde olan insanlar ilahi lütuf ve merhametten yararlanacağını buyurmuştur. Kur'an'ı Kerim ayrıca ahdine bağlı kalan insanları yüce Allah tarafından büyük mükafatlar ve ilahi cennet beklediğini buyuruyor.

İmam Zaman -s- ile ahitleşmek, ahit duasının temel eksenlerinden biridir. Bekleyen insanın yaşamında bu ahit daimi olmalıdır. İnsan yaşamı ne zaman bekleyiş temelinde şekillenecek olursa, ahdi de daimi ve sürekli olmalıdır. Hakiki bekleyen, asla imamı ile ahitleşmeden caymaz. Bu duanın her sabah okunması ise, imamımızla ahdimizi unutmamamıza ve o hazretle ahdimize diğer tüm ahitlerimize nazaran öncelik vermemize vesile olur.

Ahdimizi tazelemek gerçekte bu ahdin daimi ve sürekli olmasına sebep olur. Bu yüzden bu duanın her sabah okunması tavsiye edilmiştir.

Bilindiği üzere tağut akımı ve nefsani heva ve hevesler her daim hareket halindedir. Bu yüzden her mümin ve bekleyen insan da her sabah gününe bu dua ile başlayarak çaba harcamalıdır. Aslında biz Müslümanlara her daim namaz kılmamız emredildiği ve Allah teala ile irtibat kurmamız tavsiye edildiği gibi ahit duası da her daim okunmalı ve ahit tazelenmelidir.

Öte yandan Hz. Mehdi’yi -s- bekleyenlerin en büyük kaygısı, Mehdevi yaşam kokan ve Mehdevi yaşam rengine bürünen bir yaşamları olmasıdır. Bekleyen insan her daim Mehdevi yaşamın nasıl bir yaşam olduğunu merak eder. Buna göre Mehdevi yaşamın en iyi yolu ahit duasında belirtilmiştir. Ahit duasında birçok fazilet söz konusudur ve Mehdevi yaşamın çeşitli boyutları ifade edilmiştir.

Ahit duasında yaşam için belirlenen ilk yol, Allah’ı tanıma yoludur; zira bu dua yüce Allah’ın sıfatlarını beyan ederek başlar. Tevhit ilkesine inanan insan Allah tealaya kulluk yoluna girmiş olur. Bu yüzden İslam Peygamberi -s- ve pak Ehl-i Beyt’inin -s- tüm çabaları insanların düşüncesinde tevhit ilkesini pekiştirmektir. İmam Ali -s- bir vecizesinde şöyle buyurur: Dinin başlangıcı, Allah’ı tanımaktır ve Allah’ı tanımanın doruk noktası, O’na inanmaktır ve O’na inanmanın doruk noktası, yegane oluşuna şahadet getirmektir ve O’nun yegane oluşuna şahadet getirmenin doruk noktası da ihlastır.

İmam Zaman’ı -s- bekleyen insan aynı zamanda tevhide inanan ve Allah’ı tanıyan biri olmalıdır. Ahit duasının başında yüce Allah’ın 16 sıfatı şöyle beyan edilir:

"Allah'ım! Ey yüce nurun Rabb'i!  Ey yüksek kürsünün Rabb'i!  Ey kaynayan denizin Rabb'i! Ey Tevrat, İncil ve Zebur'u indiren! Ey gölgenin ve sıcak -güneşin- Rabb'i! Ey yüce Kur'an'ın Rabb'i! Ey mukarreb meleklerin, peygamber ve elçilerin Rabb'i.

Tüm bunlar ahit duasında yüce Allah için sayılan sıfatlardır.

Ahid duası aynı zamanda Mehdevi yaşamın bileşenlerini de beyan eder. Gerçekte bu dua bekleyiş ilkesine göre yaşam tarzını öğretir, ki bu da insanların tayyibe hayata kavuşmasına vesile olur.

Bu duada Hz. Mehdi’den -s- söz edildiği yerlerde o hazretin hicranı ve yokluğundan duyulan kedere daha az işaret edilir ve daha çok o hazretin sıfatları beyan edilir ve tanıtılmak istendiğinde de kendisinden hakkı inşa eden kaim ve hadi olarak söz edilir.

Ahit duasının bir bölümünde İmam Zaman’a -s- selam verme aşamasına geliyoruz. Duanın bu bölümünde şöyle okumaktayız:

Allah'ım! Hidayet edici, hidayet üzere olan ve senin emrine kıyam edici imam olan mevlamıza, rahmetin onun ve tertemiz babalarının üzerine olsun.

Kim her sabah bu cümleleri imamına hitaben beyan ederse, hareket akşama kadar doğru yönde olur. Bu duada İmam Mehdi’ye -s- sen benim önderimsin ve biz attığımız her adımda senin ne söylediğine ve rızan hangi amellerde olduğuna bakmalıyız.

Ahit duası bekleyenlere evrensel bir ufuk kazandırır. Bu duada şöyle okumaktayız:

Yeryüzünün doğularında ve batılarındaki, çölünde ve dağındaki, karasında ve denizindeki bütün mümin erkek ve kadınlardan, benden ve anam ve babamdan Allah'ın arşının ağırlığınca ve kelimelerinin çekimince, ilminin sayımınca ve varlık kitabının kapsamınca rahmet eyle.

İmam Zaman’ı -s- bekleyenler her sabah her şeyden önce bu duayı okumakla aslında dünya genelinde tüm müminleri temsilen İmam’ı selamlamış olur. Duanın bu bölümü sadece kişisel kaygı taşımak ve İmama sadece kendimiz için istemenin yanlış olduğunu da ortaya koyuyor. Gerçekte hakiki bekleyenlerin kaygıları evrenseldir ve bu tür bir bekleyiş müspet ve dinamik bir bekleyiş sayılır. Bu bekleyiş, İmam Humeyni -ks- ve büyüklerimizin kaygısı olan bir bekleyiştir. Nitekim İmam -ks- her saba ahit duasını okur ve bu dua ile bütünleşirdi; zira İmam -ks- meseleye evrensel bakılması ve evrensel kurtarıcının zuhuru için zemin hazırlanması gerektiğini çok iyi biliyordu.

Ahit duasında İmam Mehdi -s- ile ahit tazeledikten sonra yüce Allah’tan sekiz makam talep ediyor ve evrensel ülküleri gerçekleştirmek üzere bizi İmam Zaman’ın -s- yar ve yardımcısı yapmasını ve o hazreti savunma görevi ile görevlendirmesini, o hazretin emirlerini yerine getirme onuru ile onurlandırmasını, böylece İmam Zaman’a destek vermeyi ve o hazretin iradesi ile hareket etmeyi ve o hazretin saflarında şehadet mertebesine nail olmayı nasip etmesini  niyaz ediyoruz:

Allah'ım! Beni onun ensarından ve yardımcılarından, onu savunanlardan, hacetlerini yerine getirmeye koşanlardan, emirlerine itaat edenler-den, onu himaye edenlerden, isteği doğrultusunda diğerlerinden öne geçenlerden ve huzurunda şahadete erişenlerden eyle.

Evet, şimdi İmam Mehdi’nin -s- muhteşem zuhuru ve alemi adaletle doldurması için dua eden sayısız insanla birlikte biz de dua ediyor ve vadedilen kurtarıcı ile ahit tazeliyor ve bu güzel duayı okuyarak zuhuru bir an önce gerçekleşmesini niyaz ediyoruz:

Allah'ım! O değerli yüzü ve beğenilmiş parlaklığı bana göster. Ona bir bakışla gözüme nur ve ebediyet sürmesi sür. Zuhurunu çabuklaştır, çıkışını kolaylaştır, yolunu genişlet, beni onun hüccetli yolunda yürüt, emrini geçerli kıl, sırtını güçlendir.